“Günümüzde üstün kalite natürel sızma zeytinyağı elde etmek isteyen bir üreticiye verilecek tavsiye hemen hemen aynıdır: Zeytinler renk değiştirirken topla, meyveye nazik davran, mümkün olan en kısa sürede işle.”
Tarih boyunca, pirinç yetiştiren insanların her zaman neredeyse diğer her tür çiftçiden daha fazla çalışmış olmalarına şaşırmamak gerek.
Şu son cümle size biraz garip gelebilir, çünkü çoğumuz premodern dünyada herkesin gerçekten çok çalışmış olduğu gibi bir duyguya sahibiz. Ancak bu kesinlikle doğru degildir. Örneğin, bizler hepimiz bir yerde avci-toplayicilar soyundan geliyoruz ve söylenenlere göre avcı-toplayıcıların birçoğu son derece rahat, telaşsız bir yaşama sahipti.
Botsvana’da, Kalahari Çölü’nde yaşayan ve bu yaşam biçiminin kalan son örneği (ve 'buşmen'lerden olan) !Kung kabilesi zengin meyve, kök ve kuruyemiş çeşitleriyle besleniyor; özellikle mongongo fıstığı bol miktarda bulunan, son derece besleyici ve proteinden yana zengin bir besin kaynağı. Bu insanlar hiçbir şey yetiştirmiyor; oysa bir şeyler yetiştirmek insanın zamanını alan bir iştir; hazırlık, ekim, yabani otların temizlenmesi, hasat, depolama. Hayvan da yetiştirmiyorlar. Erkek !Kung ara sıra avlanıyor, ancak daha çok spor olsun diye. Her şey hesaba katilirsa, !Kung kadınları ve erkekleri haftada yaklaşık 12 ila 19 saatten fazla çalışmıyor ; geri kalan zamanlarını dans ederek, eğlenerek, ailelerini ve arkadaşlarını ziyaret ederek geçiriyorlar. Bu da yılda en fazla bin saat çalısmaları anlamına geliyor.
(Bir keresinde bir 'busmen'e halkının neden tarım yapmadığı sorulduğunda, şaşırmış ve şu yanıtı vermişti: "dünyada bu kadar çok mongongo fıstığı varken neden bir şeyler ekelim ki?")