Daha büyük farkındalık daha yoğun bir yaşayışı beraberinde getiriyor. Zikirlerin kendisi, bana nasıl zikredeceğimi gösteriyor! Aklıma eski bir tarif geliyor: Başlangıçta zikir yaptığını sanırsın, sonra zikir yaparsın, en sonunda zikir seni biçimlendirir.
Bir an, bu seyir sürecini Allah’ın işaretlerinden biri olarak algılıyorum: O size şah damarınızdan daha yakındır.
İnsan, o hem Zahir hem Batın Olan’ı kendinde bulmazsa nerede bulur? Kur’an-ı Kerim ayetlerinde şöyle yazıyor: Hem ufuklarda hem kendin de.
Gerçekten böyle midir? Ancak O bütün bunlardan da münezzehtir diyor İslam ; O, kulunun ayna olmuş kalbindedir.
Birdenbire acı veren bir açıklıkla görüyorum ki, sadece tek yol var, o da kat’i bir teslimiyet ve benliği terk etme.
Sevdiğin her şeyden kendi rızanla vazgeçebilmek. Hazreti Mevlana’nın sözleriyle, Aslanın huzurunda, aslanın üstüne yürümek, ateşin içine atlamak, tuzağa düşmek.