Kültür Tarihi, Portreler Vefatının 200. Yılında Mustafa Râkım Efendi
Mustafa Râkım Efendi, Osmanlı hattatlığında celî sülüs ve tuğrada çığır açan müstesna bir üstattır. Harflere ve padişah tuğralarına kazandırdığı estetik ve kendine has imza üslûbu, Türk hat sanatında “Râkım öncesi ve Râkım sonrası” ayrımını doğurmuştur. Onun eserleri ve üslubu, günümüzde de hattatlara ilham kaynağı olmaya devam ediyor…
Yedikıta Dergisi - Sayı 212 (Nisan 2026)
Arabalar, güzel kadınlar, çiftler, aileler, yalnızlar, zabitler, asayiş memurları... satıcılar... kimi eğlenmeye, kimi çalışmaya, kimi istirahat etmeye gidiyordu. Fakat hepsi benim kendi kendime müstağni olduğumu farz ettiğim şeye, paraya, menfaate koşuyorlardı. Bu şüphesizdi!
...
Yalnız ben! Zavallı mariz, onun için, para ve menfaat için yaşamıyordum.
Artık ne mesut ve ne de meyus idim. Günde on iki saat çalışarak temin-i hayat ve maişete bir mecburiyetim olmadığı gibi, meşru ve gayr-i meşru bir surette zengin olmak ihtimalim de yoktu.