Yokluk,aslında bir başka varlık biçimidir.
Sevdiğimiz gittiğinde,geriye kalan boşluk,
onun en kalıcı yüzüdür.
Bir çanta,bir sandalye,bir sessizlik…
Hepsi,görünmeyen bir varlığın kanıtı.
Kaybın acısı,sevginin devam ettiğini gösterir.
Acı,sevginin başka bir kılığıdır.
Sevgi,ölümle bitmez;yalnızca biçim değiştirir.
Artık bir hatıra,bir gölge,bir yankı olur.
Biz,kaybettiklerimizle yaşamaya devam ederiz.
Onlar,yokluklarıyla bizi yeniden şekillendirir.
Her gün,onların yokluğunda varlıklarını yeniden kurarız.
Ve bu yeniden kurma,aslında bizim en derin özgürlüğümüzdür.
Çünkü insan,yalnızca yaşarken değil, kaybederken de anlam bulur.
Yas,bir çöküş değil;bir yeniden doğuşun sessiz hazırlığıdır.
Sevgi,yokluğun içinden bile ışık sızdırır.
Ve biz,o ışığı taşıyanlar oluruz.
Selamun aleyküm arkadaşlar..
Bir arkadaşımın annesi şuan yoğun bakımda makineye bağlı ve yaşam mücadelesi veriyor.. Adı DİLŞAH..
Allah rızası için şifası için Yasini Şerif, varsa hatim veya cüz okuyup dağıtır mısınız rica etsem..🤲🤲
Prof. Dr. Mete Tunçay hocamın vefat haberini çok üzülerek öğrendim. Kendisinden ilk defa İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde ikinci sınıftayken "Siyasi Düşünce Tarihi" dersini almıştım. Tarih bölümünde verdiği derslerini dışarıdan takip etmiş, daha sonra da yüksek lisansta "Kültür Tarihi" dersini almıştım. Yüksek lisans tezimin Prof. Dr. Levent Yılmaz ile birlikte danışmanı olmuştu. Tez danışmanlığını kabul ettiği az sayıda öğrenciden biri olmak o dönem beni ayrıca gururlandırmıştı. Kendisi ile lisans yıllarımdan beri ders dışındaki sohbetlerimizden de çok şey öğrenmiştim. Üzerimde çok emeği vardı. Bana en büyük katkılarından biri de yakın dostu iktisat tarihçisi Mehmet Genç ile tanıştırması olmuştu. Bu fotoğrafı 25/05/2006 tarihinde çekmiştim. Aynı gün Mehmet Hocamın da portrelerini çektiğim için, benim için ayrıca özel bir gündü. O zamanlar cep telefonundan fotoğraf çekilmesi imkânımız olmadığından, çekim yapacağım zaman yanımda profesyonel makina, tripod gibi ekipmanlar da yanımda taşırdım. Mete Hocamın bu portresi, o zamanlar çok beğenilmiş, Tarih bölümünün sayfasında yer almıştı.
Mete Hocamızı son ziyaretim 2023 sonundaydı. Levent hocam ile birlikte kendisini Etiler'deki huzurevinde ziyaret etmiştik. Demans rahatsızlığı vardı. Beni ve Levent hocamı tanıması bizi sevindirmişti. Ancak sohbet ederken bir hususu yadırgamıştım. Mehmet Genç hocamızdan yaşıyor gibi bahsetmişti. Oysa ki Mehmet Hocamızın vefatı üzerine düzenlenen bir programda telekonferansla konuştuğunu hatırlıyorum. Hocamızı yormamak için ziyaretimizi kısa tutmuştuk.
Bir baba için en büyük acı, oğlunu yitirmektir. Mete Hocamızın oğlu ressam Kut Tuncay'ın 2020'deki vefatı ona çok ağır gelmişti. 2021'de yakın dostu Mehmet Genç hocamızı kaybetmek de onun için ayrı bir darbe olmuştu.
Hocamız