Bu kitap, küçük bir kirpi ile kestanenin nasıl tanışıp, birbirlerinin dikenleri arasında sıkışıp kalmaları ve sonunda bu durumdan nasıl kurtulacaklarına dair hikayeyi anlatıyor. Bu süreç boyunca birlikte problem çözme, dayanışma ve arkadaşlık temalarını işliyor. Bu güzel ve anlamlı hikaye, çocuklarınıza değerli yaşam dersleri sunuyor.
Dikenler, hikayenin ana metaforu olarak kullanılıyor ve hayatın zorlukları, mücadeleler, kabulleniş ve daha birçok konuyu simgeliyor. Dikenler, kitabın içinde bir katman daha ekliyor ve çocuklarınızın soyut düşünmeye, kavramlar ve ilişkiler üzerine düşünmeye, bağlantı kurmaya ve genelleme yapmaya teşvik ediyor. Bu, çocukların düşünsel becerilerini geliştirirken, onları felsefi düşünceye de yönlendiriyor.
Her ne kadar dikenler can acıtabilse de, onlarla nasıl başa çıkılacağını öğrenmek hayatın gerçekleri arasındadır. Bu kitap, çocuklarınıza hayatta karşılaşabilecekleri zorlukları nasıl aşabileceklerini ve bunları çözümlemeyi öğretirken, bir yandan da doğadaki diğer canlılarla empati kurmalarını sağlıyor.
Çocuklarınızın çeşitli hayvanlarla tanışmasına yardımcı olacak bu kitap, aynı zamanda çocukların sosyal ve problem çözme becerilerini geliştirmelerine yardımcı olacaktır. Ayrıca kitapta, her yardıma ihtiyacımız olduğu zaman çevremizdekilerden yardım gelemeyebileceği ve problemlerle tek başımıza mücadele etmemiz gerektiği de işleniyor.
Bunlara ek olarak 1992'de 5. Barselona Çocuk Kitapları İllüstrasyon Sergisi'ne ve 1993'te Uluslararası Bratislava İllüstrasyon Bienali'ne seçilen bu kitap çocuklarımızın kitaplıklarında yer almayı hak ediyor.
3 yaş ve üzeri tüm çocuklara önerebilirim. Çocuğunuzun duygusal ve düşünsel gelişimine katkıda bulunacak bu kitapla, çocuğunuz hayatın hem gülünü hem de dikenlerini sevmeyi
“Veririm ama sadece hak edenlere” dersiniz sık sık, Ne meyve bahçenizdeki ağaçlar böyle der ne de çayırlarınızdaki sürüler. Onlar yaşayabilmek için verir; çünkü vermekten kaçınmak yok olmaktır.
Ben yardımlaşmayı, birlik olmayı çok gördüm burda. Hani deprem döneminde el birliğiyle bir çok derde çare, bir çok ihtiyaca yardım sağlandığı o günler hiç bir zaman çıkmayacaktır aklımdan. O desteği buradakı aile için de gösterir miyiz? Gerek maddi, gerek manevi. Benim duamla ne olacak ki demeyelim. Bir dua bile bin derdin çaresi olur.
11 ayın sultanı Ramazan ibadetlerinize bu aileyi de dahil etmenizi isterim, kabul ederseniz ne mutlu size, sevabınız bol olur. Olmazsa da canınız sağolsun. Allah her birinizden razı olsun🤲
Canımı sıktım ben bu dünyada, canımı sıktım olur olmaza.. Ne de güzel koşullar altında, altında mı kaldım sandım dertlerimin.. Zorluklar görülmeden, başkasının senden büyük derdini izleyip dinlemeden, maalesef ki kendi derdini en büyüğü sayıyor insan. Yardıma muhtaç bir ailemizden bahsedeceğim. Baba anneyi canice yaralıyor, anne hastaneden yeni çıkmış ve 3 çocuğu ile çok zor koşullarda ayakta durmaya çalışıyor. İnsanların yalnız başına üstesinden gelemedikleri dert ve sıkıntıları vardır. Bu dertlerin halledilme imkanını Cenâb-ı Hak bize lütfetmis, bizi sıkıntıda olana aracı kılmış, onun tek başına yapamayacağı şeyi yapma fırsatını vermişse, bu iyiliği onlardan esirgememek gerekir. Kim bilir, belki de yapacağımız aracılık sayesinde Rabbimizi memnun eder, rızasını kazanmış oluruz.. Hayır için yarışın diyen bir Peygamberin ümmeti olarak elimizden bir şeyler gelir ise ne mutlu bize.Destek olmak isteyen arkadaşlar bizimle iletişime geçiniz. IBAN ve adres bilgilerini dm den bilgilendirme yapacağız. Elinden bir şey gelmeyecek olup dua eden kardeşlerimizden de Allah razı olsun..
Diğer insanlara az da olsa yardım etmek isteyen biri, yaşayıp yaşamayacağının hesabını hiç yapmamalıdır. O insan sadece yaptıklarının adil olup olmadığına, iyi insanlara yaraşıp yaraşmadığına bakmalıdır.