Clinton'ın başkan seçilmesinden sonra Özal'ın, "ABD, dünyanın sorumluluğunu üzerinde taşıyor,
taşıyacak" sözleri de, bu karşılıklı bağımlılığı anlatır. Bu tür ilişki, teslimiyetçi beyinler yetiştirir.
Onlar için de ABD'ye karşı çıkmak yanlıştır. Çünkü bağımlılığımız tehlikeye girer. İşte bu nedenle,
ABD, Türkiye'yi 'oltadaki balık' gibi görüyor. Ona göre, "Oltadaki balığın yeme ihtiyacı yoktur.
Karşılıklı bağımlılık kavramı da, ABD emperyalizmi'nin ürünüdür. 1957 Aralık ayında,
Eisenhower ve Mc Millan, bir NATO Konseyi toplantısı öncesi bir tebliğ yayınlarlar. Bu tebliğde
denilir ki, "Hür dünya devletleri birbirlerine karşılıklı olarak bağlıdırlar. Bir devletin kendi kendine
yetinmesi, artık gerilerde kalmıştır. Ortak egemenlik, karşılıklı bağımlılıkla sağlanır."
“Zamanı tasarruf ederek ilim tahsil et, israfı ter ederek de malını muhafaza et. Zira bilgin kişiler sana ilmin için, cahil halk da servetin için değer biçer.” diyerek zamanı kötü kullanmaktan kaçınmamız gerektiğini ifade etmişlerdir.