Puan vermedi·320 syf.·
2026 119. kitabı
Selamun aleykum. Hayırlısı ile 1000Kitap'taki ilk inceleme yazımı kaleme alıyorum. :) ​Kitabı platformda arattığımda sadece iki kişinin okuduğunu ya da kaydettiğini gördüm ve doğrusu buna biraz üzüldüm. Günümüz şartlarına, modern hayatın getirdiği problemlere hadisler ve kıssalarla bu kadar güncel ve canlı bir vizyonla yaklaşan bir eserin bu kadar az okunması üzüntü verici. ​Bu kıymetli kitapla katıldığım bir ders vesilesiyle tanışma nasip oldu. Kitap, bugün dünya gündeminden düşürülmek istenen Filistin’in mücahitlerinin, Hamas birliklerinin bazı fotoğraflarında kadraja girmişti. Yazarın da aslen Filistinli (Edhem Şarkâvi ) olduğunu düşünürsek bu durum aslında çok şaşırtıcı değil; fakat bizim için büyük bir merak kaynağı olmuştu ve bu vesileyle okuma listemize girdi. ​Kitap hakkında söylenecek o kadar çok söz, ibret alınacak o kadar çok ders var ki... İnsan hangisinden başlayacağını bilemiyor. Okurken "Biz bu detayları daha önce nasıl kaçırdık, nasıl fark edemedik?" dediğim pek çok yer oldu. Kısa kısa alıntılarla bu hissi paylaşmak istedim ama inanılmaz derinlikli olduğu için alıntılara sığdırmak bile zor oldu. ​Yazar, Efendimiz aleyhissalatu vesselamın bize ulaşan sahih hadislerinden ve kıssalarından günümüze dair harika dersler çıkarıyor. Her hadis ve kıssadan ortalama 6 ders süzülmüş; bazılarında bu sayı daha fazla, bazılarında ise biraz daha az. ​Bu kitabın en güzel yönlerinden biri de çok işlevsel olması. İçindeki kıssaları ve hadisleri; evlerinizde, dost ve arkadaş meclislerinizde, taziyelerde ya da bulunduğunuz herhangi bir toplulukta anlatarak harika, şuurlu ve feyizli konuşmalar yapabilirsiniz. ​İlk incelemem ve ilk kitap tavsiyem olarak burada dursun. Kısmet olur da okursanız, ne hissettiğimi çok daha iyi anlayacaksınız inşallah. ​Keyifli ve ufuk açıcı okumalar
1000Kitap
Resul'ün İzindeEdhem Şarkâvi · Nida Yayıncılık · 20253 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2026 29. kitabı
Yazarın hevesle okuyamadığım tek kitabı oldu. Otobiyografi türünde bir dili vardı daha çok bu kitabında. Karakterler arasında etkileyici konuşmalar pek yoktu, duygusal derinliği daha azdı. Hikaye güzeldi, çok güzeldi hatta. Ama duygular anlatıldı gibi sadece bana çok geçmedi.
Kehribar Zamanında AşkBige Güven Kızılay · Hayy Kitap · 2015410 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Konuşmalar 1921-1941
Puan vermedi·246 syf.·
2026 22. kitabı
Adolf Hitler'in mitinglerini kapsayan konuşmalar kitabı çok iyi bir kitap. Zaten eğer yabancı çeviri aramıyorsanız, Türkçe çeviri arıyorsanız bu kulvarda yarışabilecek pek farklı bir kaynak yok. Kitap 1921'den 1941'e kadar, yani savaşın başlamasına kadar sürüyor; oradaki mitingleri kapsıyor. Kitabın sonuna doğru Polonya Savaşı başlıyor ve Rus Savaşı'na yaklaşıyor. Bu noktada Adolf Hitler'in halkı nasıl motive ettiğini, nasıl kendine bağladığını öğrenmek; savaş hâlindeki bir millete nasıl hitap edildiğini anlamak iyi ve yararlı. Çünkü bu işin zirvesi Adolf Hitler'dir. Hitler'in bu konuşmadaki etkileyicilik ve hitabet yeteneği bakımından etkilendiği kişi, Avusturya'nın Viyana Belediye Başkanı Lueger'dir. Hitler onun hitabetinden etkileniyor ve bunu kendine uyarlıyor. Kendisinden nefret etmesine rağmen ona hayran kalıyor ve ileride onun görüşlerini de benimsiyor. Bu bakımdan bu kitabın ardından Lueger'in konuşmalarını incelerseniz hitabet yeteneğindeki benzerliği de görebilirsiniz. Bu bakımdan da güzel bir kaynak. Hitler bu kitapta derin düşüncelerini söylemiyor. Bu kitap halka, işçilere, bazen de askerlere yapılan konuşmalarla ve mitinglerle dolu. Bu yüzden Adolf Hitler'in gerçek düşüncelerini öğrenmek istiyorsanız farklı kaynaklara bakmanızı öneririm. Bu kaynakta sadece topluma ne gösterdiğini görebiliyorsunuz; burası önemli. Kavgam ve Konuşmalar kitabına bakarsanız büyük ihtimal Hitler için “dindar biri” diyebilirsiniz. Bunu gibi yanlışlara düşmemek için bu kıtabın Hitlerin derin düşüncelerini kapsamadığının farkında olun. Onun dışında piyasadaki en iyi çeviri ve en derli toplu basım. Kesinlikle vakit ayırmaya değer.
Duygu ve Düşünce
Konuşmalar (1921-1941)Adolf Hitler · Mevzu Yayın · 20244 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 23. kitabı
“Yağmur denizde sefalet oluyor değil mi ?” Bir sarrafın mücevherleri işlediği , bir bestekarın notalarla raks ettiği gibi romanını dahi şiirsel nakışlarla işleyerek yazan Tanpınar , adeta kelimelerle zamanı durdurmayı başarmış bir sanatkardır. XXyy ,coğrafyamızda çalkantılı ve devrimli günlerdi işte bu dönemde yaşamış olan değerli kalem, Osmanlı’dan Cumhuriyete geçiş sürecinde ki siyasi , kültürel değişimler ile doğu batı arasında ki sancılı sürece bizzat şahit olarak , bunları sadece eserlerinde yazmakla kalmayarak adeta kelimelerle, geçmiş ile geleceği cümlelerde buluşturmuştur. Bu kıymete değer eserlerinden bir tanesini de biz şanslı okuyucular Mayıs ayında okuyarak ,analiz tahlil ederek bir nebze de olsa edebiyatımızın hafızasını kendi perspektifimizle görme şansına eriştik. Ben de naçizane kendi paradigmam ve yorumumla bir şeyler söylemek istiyorum. Elbetteki Yaz Yağmuru kitabını tek bir edebiyat çerçevesinde ele alamam çünkü kültürel birikimi ve çok yönlü bir yazar olması nedeniyle ( yazar,şair,denemeyazarı,siyasetçi,akademisyen vs.) kaleminden çıkan şaheser ,bir çok perspektiften açıklanmaya değer. Edebi metin özelliğiyle şiirsel ,estetik açıdan bir cerrahın titizliğiyle kaleme alınmış her bir hikaye hem gözleri hem de ruhu doyurmakta böylelikle onun eserlerinin sadece okunmadığını hissedildiğine de şahit oluruz . Türkçeye kattığı senfoni tadında ki kelimelerin bezenmesi, düşünce dünyamıza bıraktığı izlerle eşine az rastlanan ,dimağlarımızda tat bırakmış Türk edebiyatının en zarif ve en derin sanatkarlarından biridir dersek mübalağ etmiş olmayız değil mi ? ( Burada kendimi Bridgerton’ da ki lady Whistledown gibi hissettim ) Yine tarihi bilgisi ve bilinci bunun yanında kendisinin de yaşanan değişim ve dönüşüme tanık olması neticesinde eserlerine
Yaz YağmuruAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 2023466 okunma
4/10
·600 syf.··
2026 55. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 18:30
Herkese merhaba! Evet, günler boyunca yazım yanlışlarından, anlatım bozukluklarından, garip cümlelerinden dem vurduğum o kitap: Phlebas'ı Hatırla. Arka kapak yazısını okuyup merak ederek ödünç aldığım bu kitapla da ne yazık ki anlaşamadık. Neden mi? Her şey bir tarafa, metin çok uzun ve bu uzunluk ne kurgusal evrenin ne de karakterlerin derinleşmesine imkân tanıyor. Kitabın içerisinde iki farklı yerde yaklaşık 30ar sayfalık kısımlar var. Sadece bu kısımlarda bu evrende ne var ne yok fikir ediniyoruz ama aşırı derecede üstel ve özet şeklinde... Bu da ancak uzayda farklı gezegenlere iniş yapıldığında karşılaşılan varlıklar ve yaşam türlerine dair. Kitabın başından sonuna kadar ne, neden olmuş hiçbir şekilde açıklanmıyor. Bu düzen neden ortaya çıktı? Kültür nedir? Hiçbir doğru düzgün açıklama yok, olmadığı gibi izini sürebileceğimiz ipuçları da yok. Sayfalar boyunca uzay gemisi, tayfa, ana karakter ve karakterler arasındaki konuşmalar ve olaylar... Ama bunlar da Kültür'ü açıklamaya yetmiyor. Kitabın sonunda yazarın kitaba dair kısa bir anlatısı var. Kitap burada gizlenmiş aslında. O kısım da yaklaşık 30 sayfa... Keşke orada aktarılanlar romana da yansımış olsaydı... Özetle bir hayal kırıklığını daha şuraya bıraktım. Bazen de olmaz. Kitaplarla kalın!
Edebiyat
Phlebas'ı HatırlaIain M. Banks · İthaki Yayınları · 201989 okunma
10/10
·392 syf.··
2026 44. kitabı
"Başka birine aşık olursam onu asla özgür bırakamam." Tanıtımını gördüğümde o kadar aklım kaldı ki, alır almaz bekletmeden okudum. İyiki de öyle yapmışım gerçekten çok iyiydi tek eleştirim sonunun inanılmaz hızlı olmasıydı, bir tık daha geniş, duyguların daha hissettirildiği bir son olabilirdi. Dram çok seviyorum ben ya. İki karakterde kalbimde yer etti. Kitabı sadece bir aşk kitabı olarak düşünmeyin çünkü çok fazla his barındırıyor aile, kardeşlik, dışlanmışlık yanında farkındalık, adanmışlık, acı ve tabiki AŞK... Wren; annesi babası küçükken ayrılmış, şimdilerde nişanlı, işinde başarılı bir mimar. Bir gün gözleri önünde -bir konuşmaya şahit olmasa da- bakışlardan nişanlısının yanında çalışan bir kadınla olan bağını görür, bunun ne anlama geldiğini içinde çözmeye çalışırken de nişanlısı gelip o kadına aşık olduğunu söyler. Ve böylece hayata dair planları düğünüyle beraber iptal olur. Yaşadıkları yerde onları sürekli el ele, mutlu görmeye başlayınca da annesi biraz kafasını dağıtması için babasının yanına gitmesini ister. Hikayemiz de böylelikle başlar aslında... Babası da zamanında annesini başka biri için terk etmiştir, işte böyle durumlarda terk edilen sadece büyükler değil asıl etkilenen çocuklar oluyor. Babasının diğer eşinden olan kızıyla yakınlığını her gördüğünde kendini hep dışlanmış hisseden Wren'in o yüzden kız kardeşiyle aralarında hep bir nasıl derler uzaklık olmuş. Ama dışa dönük, çılgın kardeş bu boşluğu bu sefer kapatmaya niyetli, Wren'e yakın davranıp, geldiği gibi onu bara götürüp zaman geçirmek ister. İşte orda karşılarlar Anders'le de. Bir göz teması bir bakış yetmiştir aslında ama Wren daha yeni bir ilişkiden çıktığı için böyle bir şey düşünmek istemez. Ama bilirsiniz ki bazı şeyler elde değildir. Anders; 4 yıl önce eşini kaybetmiş, formula
Yalnızca Aşk Bu Kadar AcıtabilirPaige Toon · İndigo Kitap · 20263 okunma