Özlem Odacı

Özlem Odacı
@ozlm_odc
Öz dostunuz değildir.
Ah Baki’m
Nasıl da usulcacık girmişti Huma Hatun hayatına. Yüreğini hiç yormadan, üzmeden… kimseyi hırpalamadan. Sağanak yağmurlar zahmet, yavaş yağan damlalar rahmettir. Acele etme, tevekkül et. Kendiliğinden akıp gitmişti her şey… Bu yaşın olgunluğuyla biliyordu ki sağanak yağmurla ömür geçmezdi. Emek verdikçe büyüyen, serpilen gül bahçesiydi aile olmak. Suyunu vereceksin toprağını havalandıracaksın, kuruyan dökülen yaprakları toplayıp kaldıracaksın, konuşacaksın onunla, sevgini söze dökeceksin. Ondan kolay ne vardı ki? Söz ülkesinin padişahı Baki, eşinin gönlünü almayı bilmişti hep. Bunca yıl sonra kimi seçerdin deseler, yine Hüma Hatunu seçerdi.
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
İnsanlar kırılgan olabilir. Üzülebilir. Bu zayıflık değildir. Hala bir yerlerde insan olma vasfını taşıdığının belirtisidir. İncinebilen insanlar incitmemeye çalışırlar. O yüzden değerlidir onlar. Güçlü olmak duygusuz olmak değildir.
Sanat hayatın kırdığı insanları teselli eder.
Ne kadar umutsuz bir kitleydi bu. Boyunlar eğik, bakışlar yerde. İnsanın bakışları yerde olunca etrafta olan bitenin fe farkında olmuyordu.
Bilim halkın gündelik yaşamının içinde değildi!
Çünkü halk soru sormuyor, merak etmiyor. Atlara bağladıkları gibi bir gözlük var gözlerinde. Sadece önüne bakıyor, günü geçirmeye bakıyor. Sağına soluna bakmıyor. Haberi bile yok orada başka görüntüler olabileceğinin. Bilim halkın hayal gücünü yakalayamadı. Çünkü halkın hayal gücü yoktu.