Koray

Koray
@koraystopher
Rüyamda bir çiçek karanlıkta kalmıştı ve ben, güneşi getirmenin ona yetmeyeceğini anladım. Ehli Sünnet
Senin yüzün bir deniz Derinliğine kapılırsam kurtulamam biliyorum Bir yaz günü, hele ki güldüğün zaman, elmacık kemiklerinin kıpkırmızı olduğu, gözlerinin güneşten bile parlak hale geldiği o an ; ne güzel bir duruluktur. Sesin denizde dalga yüzün denizin en dip köşesi bilinmeyen, gidilmeyen büyük bir merak Sana ulaşmak mutluluğa ulaşmaktır. Sana karışmak, seni yaşamak, varlığı hatırlamaktır. Sen yazgımı anlamlı kılan, ruhumu dağlayansın İçimdeki yılgınlığa deva olansın sonsuzluğu anlamak seni anlamaktan geçer.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hayal, ipleri elden kaçırmaktır. Oysa öyle bir dünyada yaşıyoruz ki o ipin ucu sizin elinizden bir kaçtı mı, hemen bir başkasının eline geçiveriyor. Ondan sonra siz hayal ediyorsunuz, ama bir başkası yaşıyor. Neden hayal ettneye böyle muhalif bir tavır takınıyorum? Çoğu zaman hayal kelimesiyle yan yana anılan bir şeyi, rüyayı savunmak istiyorum da o yüzden. Hayal ve rüyarun birbirine yakın yönleri olması, birini diğeriyle karıştırmak tehlikesini doğurabilir; onun için aradaki farkı iyice belirtmeli. Hayal, insanın istekleri, özlemleri, yönünde kafasında meydana getirdiği bir sun'i ortam, bir zan, bir kuruntudur. Rüya ise insanüstü bir kuvvetin tesiri altında örülen ve benim gerçek kabul ettiğim bir istikamet, bir atadır. Ancak burada mistik bir tecrübeden söz etmediğimi hemen belirtmeliyim. Burada rüyadan kasıt, inanca olan bağlılığın insanüstü bir kuvvet tarafından insanda kavileştirilmesidir. Daha açık bir şekilde ifade etme gayreti içinde şunlar söylenebilir: İnanca konu olan belli kaynaklar vardır: Kur'an ve Hadis. Her Müslümanın gorunur davranışlarında inancının kaynakları doğrultusunda hareket etmesi tabiidir. İşte bu görünür davranışların çevresini kuşatan görünmeyen hale rüyadır. İnsanın rüyada olması -uykuda ve uyanıkken- teslimiyeti bihakkın yaşaması anlamına gelir. Hayal içinde olmak ferdi endişelerin bulanusı şeklinde tezahür eder. Rüya ise inancın kaynaklarına dayanmak suretiyle bir berraklık halidir. Hayal, tıpkı bir bataklık gibi sizi yavaş yavaş yutar, eritir. Rüya ise sizin mevcudiyetinize gelen bir açıklık, bir sarahattir; sizi ikaz eder ve sağlam bir zeminde ilerlemenize yol açar. Mesele, rüyaya layık olmaya yönelmek ve sonra ona sahip çıkmaktır. Bunun için de insanın dünya ile olan münasebetlerinde, dünyaya teslim olmayı değil, başka bir
Doğada herhangi bir şey bize gülünç, saçma ya da kötü gelirse, bunun nedeni nesneler üstünde yalnızca sınırlı bilgi sahibi olmamızdır, doğanın bir bütün olarak düzeni ve tutarlılığını bilmediğimizdendir; her şeyin kendi aklımızın buyruklarına göre ayarlanmasını istediğimizdendir. Aslında aklımızın kötü dediği şey, evrensel doğanın düzen ve yasaları bakımından kötü değildir. Yalnızca, ayrı olarak düşündüğünüz kendi varlığımızın yasaları bakımından kötüdür. İyi ve kötü sözcükleriyse, tek başlarına ele alındıklarında kesin hiçbir şey anlatmazlar. Çünkü tek ve aynı şey, aynı zamanda hem iyi, hem kötü, hem de hiçbiri olabilir. Sözgelişi müzik üzüntülü kişiye iyi gelir, yas tutanlara kötü, ölüler içinse anlamsızdır. Ethica Baruch Spinoza
Allah rahmetini tutunamayanlardan esirgemesin. Tutunamayanlar