Puan vermedi·216 syf.··
2026 20. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 01:28
Yaşar Kemal başlı başına bir efsane… Güç denilen kavram güçsüzlükten üremiştir ve bu güç öyle kalıcı bir güç değildir. Belli bir zaman diliminde kilo kilo haram yendikten sonra güç te utanır haklı olanın gücünü elinden alırsan günü gelir seni o geçici gücünle beraber yerin dibine gömer hem de sen kudururken arsızlığın tüm çıplaklığıyla işte o gün sen de ölürsün sahip olduğunu sandığın gücün de ölür. Dünya dünya olalı zulüm vardır olmaya da devam edecek bir küçük karınca olup filleri yenebilir misin evet yenersin imkansız gibi gözükse de yenebilirsin. İnancın üstünde bir güç varsa o da okumaktır. İnanca okumayı eklersen kimse seni yenemez. Yenmeyi hayal bile edemez. Filler Sultanı hayal edemedi çünkü içten içe korkuyordu bir (kalleş Ulukepez’e söylemiş gibiydi). Korkuyu öğrettiğin varlık aklını kullanmaya başladı mı var sen kork ondan! Masallar çocuklar uyusun büyükler uyansın diye vardır. Kırmızı Sakallı Topal Karınca güç zehirlenmesi yaşayan ahmaklar içindir.Güç için güç değil! Hak için emek için azim için kardeşlik için özgür bir yaşam için kimsenin hakkının yenmediği bir dünya içindir. Adalet dediğimiz kavram bugün nasıl sözlükte anlamı olup da gerçekte hükmünü yitirdiyse işte budur yiten günü gelince yeniden dirilecek olan… Karıncalar çalıştı Filler yedi Zamanı geldi Karıncalar düşündü Filistan çöktü İnsanistan al dersini de Filler yemesin seni Yerse hapır hupur yer Fikret dediydi Yiyin yutun diye Sakın çekinmeyin Yaşar Kemal, yaşar Ölmezleşir kırmızı sakallı topal karıncalar
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal KarıncaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202515,7bin okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 130. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 00:00
"İNSAN NASIL KAYBEDER" "Gazali'nin ilerlemeci olmak zorunda olmamasının belki de en temel nedeni şudur: O, tarihi bir yarış olarak görmez. Geçmişi aşılması gereken bir yük değil, anlaşılması gereken bir birikim olarak okur. Ama bu birikimi de sorgulamaktan geri durmaz. Ne geçmişe teslim olur ne geleceği putlaştırır. Bu ara duruş, ne ilerlemeci ne gerici etiketine rahatça oturur." Kaybetmek deyince aklımıza ne gelir? Zaman, imkân, statü, para… Oysa asıl kaybedilen şey bunların hiçbiri değildir. İnsanın kaybettiği şey, insanın kendisidir. Ve bu kaybediş, sandığımız gibi büyük bir çöküşle, açık bir inkârla, bir anda olmaz. Hayır. Çok daha sinsi bir yolu vardır: Küçük gevşemelerle, makul gerekçelerle, yavaş yavaş. İnsanın kendini rahatlatma stratejileri şaşırtıcı derecede yaratıcıdır. Bunların en sinsisi belki de şudur: “Benden daha kötü durumda olanlar da var.” Bu cümle kulağa tevazu gibi gelir, oysa çoğu zaman içi boş bir tesellidir. Gazali bunu yüzyıllar önce şöyle ifade etmiş: “Kendisinden aşağı olana bakıp rahatlayan kimse, hakikatte yükselmemiştir.” Neden mi? Çünkü gerçek yükseliş, başkasının düşüklüğüyle değil, kendi eksikliğinle yüzleşmekle başlar. Gazali’yi bugün hâlâ konuşuyor olmamız tesadüf değil. Onu önemli kılan, insanın kendini aldatma biçimlerini bu kadar açık görebilmesidir. Bugün bilgiye her zamankinden daha kolay ulaşıyoruz. İslami içerikler, vaazlar, kitaplar, podcast’ler… Parmak ucumuzda. Fakat Gazali’nin uyarısı şu: Bilgi insanı daha uyanık ve sorumlu bir hayata taşır mı, yoksa ona sahte bir güven mi verir? Çoğu zaman ikincisi oluyor. Öğrendikçe rahatlıyor, okudukça tatmin oluyor ama hayatımızda hiçbir şey değişmiyor. Gazali’nin en çarpıcı tespitlerinden biri şu: İnsan, doğru kavramlarla bile kendini aldatabilir. “İyi niyetliyim” deriz. “Niyetim
Edebiyat
İnsan Nasıl Kaybeder?İmam Gazali · Destek Yayınları · 2026234 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·216 syf.··
2026 52. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 00:54
Merhabalar, tavsiye edeceğim bu kitap kendinize biraz daha yaklaşmanızı sağlayacak. Her şeyi halledebilen, herkesle başa çıkabilen “sen”i esas alan, durup düşünmeni sağlayacak biraz da kendine merhem olabileceğin bir kitap. Okurken kendini yakın bir dostunla yer yer de kendinle sohbet içerisindeymiş gibi hissediyorsun. Oldukça yalın dille yazılmış okurken yormadan aksine onararak ilerliyor. Kitabı okuduktan sonra kendime karşı acımasız davrandığımı fark ettim. “Arsızın yüzüne ayna tutmak yerine, Sırtını dönüp yürümek en asil savunmadır.” “Kendini affetmek, iyileşmenin ilk adımıdır.” Her şeyi kontrol etmeye çalıştığında düzen kurduğunu sanırsın; oysa çoğu zaman sadece kendi huzurunu dağıtırsın. Hayat, sen düzeltmeye çalışmadığın anlarda da akmayı bilir. Duygusal kapanma bir son değildir; bazen insanın kendine dönebilmesi için gereken moladır. Ve hepsinin özünde şu gerçek vardır: kapanma kendini korumaktı; açılma ise kendine güvenmeye yeniden başlamaktır. Duygusal kapanma dediğimiz bu süreçten çıkmak kolay değildir çünkü kapanma uzun bir yorgunluğun sonucudur. Bu yüzden “Hadi artık açıl” demek, kapanmış bir kalbi harekete geçirmez. Kalp, kendini güvende hissettiği anda yavaşça açılır; tıpkı bir yaranın zorlanmadığı zaman daha hızlı iyileşmesi gibidir. Bazen sadece bir duyguyu adıyla anmak bile yükü hafifletir. “Küçük adımlar” değerlidir; çünkü duvar bir anda yıkılmaz ama bir tuğlası bile yerinden oynadığında toz dağılır, ışık içeriye sızar. “Zihnini susturmaya çalışma, ona yön vermeyi dene. İşte o zaman zihnin de oraya akmayı öğrenir.” Görmezden geldiklerinizi fark etmek, kendinizle yüzleşmek isterseniz okumanızı öneririm, kahvenize eşlik edecek çabuk okuyup bitecek akıcılığa sahip. “Ve insan bir gün yorulur. İşte o gün sessizce geri çekilirsin. Ne kavga
Kendimden Özür DilerimMiraç Çağrı Aktaş · İndigo Kitap · 2026205 okunma
9/10
·248 syf.··
2026 5. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 19:05
Okuduğum ve çok etkilendiğim mükemmel bir kitapdı. Bir insanın hikâyesinden gözlerimin dolacağı ve bu kadar etkisi altında kalmam çok güzeldi. Bir şeyleri yoklukta en imkansız anlarda cesaretle başaran insanlara hayranım. Çünkü gerçekten sıfırdan başlayıp kazanıyorlar. Emel' de onlardan biri benim için... Emel, Pakistan'da 12 yaşında bir kız. Ailesinin zor geçimiyle okula gitmek zorunda ve yaşadığı çevrenin bazı dayatmalar yüzünden okula gönderilmek yerine çocuk bakmak ve ev işi yapmaya mahkûm edildiği bir toplumda zor bir hayalle başbaşa kalıyor. Kötü bir toprak ağası yüzünden bütün hayatı ve hayalleri altüst oluyor. Ailesinden, okulundan , kardeşlerinden koparılıp hizmetçilik yapmaya mecbur bırakılıyor. Herşeyi elinden alınan emel'in bütün engellere rağmen korksada eğitim alma mücadelesine siz okurların hem gözlerini hemde gönüllerinizi fethedecek bir hikaye. Ne olursa olsun hayatta bir insan en imkansızın da bile başaramayacağı hiçbir sorun yoktur. Yeter ki emel gibi isteyelim. Kork ama yine de işte. "Herkes bir şeylerin değişmeyeceğini kabullenseydi hiçbir şey başarılamazdı." Okumak İstiyorum Aisha Saeed
1000Kitap
Okumak İstiyorumAisha Saeed · Beyaz Balina Yayınları · 2019615 okunma
9/10
·108 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
“Ölümden korkma, yaşanmamış olmaktan kork. Sonsuza dek yaşaman gerekmez, sadece hayatı yaşa yeter. " Çocuk kitabı olmasına rağmen yetişkinlerin de severek ve bir solukta okuyabileceği akıcı masalsı bir kitap.
Ölümsüz AileNatalie Babbitt · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20184,072 okunma
Bir Devlet Neden Yazarını Katleder ?
9/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2026 12:21
Kitap, benzer tarzda yazılmış bir çok hikayeden oluşur. Öldürüldükten yetmiş sonra tekrar ünlenmesi ise telif hakkının düşmesidir. Yazar gerçekten bir sanatçıdır. Bütün gerçekleri hiç saptırmadan yazar. Korkmaz. Bu korkusuzluğu da hayatın mal oldu. Devletin aslında bir zümrenin eline nasıl geçtiğini, nasıl sömürüldugunu, nasıl yok edildiğini anlatır bütün hikayelerinde. Bunu anlatamadığı romanı ünlenir nedense. "Kürk mantolu Madonna" gibi. Kitapta "Çirkince" isimli İzmir, Selçuk kasabasına cumhuriyet kurulduktan sonra tesadüf eseri tekrar gidince kasabanın gerçek halkı Rumlar gönderilirken sonra kasabanın nasıl bir kaç kişi tarafından somurulduginu ve yok edildiği anlatıyor
Alıntı
Devlerin ÖlümüSabahattin Ali · Lilith Yayınları · 2019219 okunma