Birbirine karışmayı bekleyen iki duru ırmağın telaşı ile akıp, dudağının kıvrımında dağılan gözyaşlarını sildi Butimar. Tam on gün olmuştu, on güneşin boynunu vurmuştu zaman ama Yusuf’tan yokluğu hâlâ diriydi.
Sonbahar iyiden iyiye kendini göstermeye başlamıştı. Akşamüstünün naif ama tasalı ağırlığı; kokulara, renklere, binalara ve henüz görülmemiş bir rüyaya bulaştırıyordu yükünü.