Aşırı Sürükleyici
9/10
·352 syf.··
2026 5. kitabı
Öncelikle son zamanlarda okuduğum en sürükleyici ve etkileyici kitaplardan biri diyebilirim. Gerçekten okumayı düşünen herkese tereddüt etmeden almasını öneririm. Eylül’ün içinde bulunduğu durumu o kadar net hissettim ki sinirle ordan İnci’yi kovmak istediğimde kedim gelip beni sakinleştirmeye çalıştı sjsjsjsj. Tek bir eleştirim var bunu da uzman gözünden söylemek zorundayım ama spoilerlı. Kitabı bitirmeyenler kalan incelememi okumasın lütfen. SPOİLER Zehranın ortaya çıkışı ve olayların bağlantısı süperdi ama hiçbir psikolog tanı koyamaz, yani hikayenin omurgası olan Zehranın akıl hastanesine yatırılması ne Eylül’ün ne de hocasının yetkisinde olan bir şey. Psikologlar sadece şüphelenip psikiyatriste yönlendirebilirler ve tanıya da tedaviye de psikiyatristler kendi muayeneleriyle karar verir. Psikiyatristler 6 yıl tıp eğitimi alıp üstüne 4 yıl psikiyatri ihtisası yapmış hekimlerdir. Psikologlar ise üniversitede psikoloji okumuş hekim olmayan profesyonellerdir. Hekim olduğum için bu kısım benim gözümde büyük bir mantık hatası oldu ve hikayenin gerçekçiliğini yok etti gözümde. Ama psikolojik kavramlar yerinde ve doğru kullanılmıştı. Bu eleştirim haricinde kitabı çok beğendim. Sonda Eylülün gerçekten psikolojik bir rahatsızlığı mı var yoksa İnci yeni bir oyun mu oynadı yazarımız bize bıraktı diye düşünüyorum. Böyle bi son beni o kadar etkilemedi hatta olmasa da olurdu. Yaşadıklarından dolayı akut stres bozukluğu veya post travmatik stres bozukluğu gelişmesi de çok muhtemel ama kitaptaki psikolojik gerilim gerçekten baş döndürücüydü, çok etkilendim. Sezin Karameşeyi upuuuuuzuuuuun yıllardır takip ediyorum, online ablam gibi. Hatta şuan doktor olmamı düşünürseniz liseden beri demem bu süreyi anlatır. Onu çok seviyorum yazdığı kitaplarla da gurur duydum. Master piece
Kusursuz YabancıSezin Karameşe · Ephesus Yayınları · 202651 okunma
Puan vermedi·604 syf.··
2026 56. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 00:00
Biricik dedemin, içimden bir sürü sıfatla seslendiğim bavukeağmeyimin hatmi bir hafta önce bitti. Rabbim kabul etsin, okuyan herkesten razı olsun inşallah. Bugün tam 1 yıl oldu. İnsan çok sevdiği birinden istese de ayrılamıyor. Ben böyle biliyorum. Ölüm de bunun daha mecburi hâli. Sevdiğin senden alınmış ama bir o kadar da daha bir senin olmuş gibi bir his. Boşuna dememişler; ölüm Allahın emri, ayrılık olmasaydı diye. Ölümü kabullenmek de Allahın emri. O gelemiyor demek de. Gelmiyorsa çok zor. Gelemeyene kızılmıyor ama gelmeyenin affı da yok özrü de. Dedem vefat ettiği gün sabah iş yerinde 41. yasini okuyordum sabahtan. İlk üç sayfasını okudum. Haberini aldım diğer sayfaları bitirip öyle kalktım izin yazdım çıktım. Hiç de beklemiyordum vefat etmesini. 80 değil 800 olsa yine beklemezdim. Bazı insanların öyle bir diriliği var ki. İnanamıyorum hâlâ bile. Şu an dahi evinde, yatsıyı kılar kılmaz uyudu sanıyorum. Özlüyorum. Özlediğim için mi başka şeyden mi sürekli de rüyamda görüyorum. Haliyle bir uzaklık hissetmiyorum. Ama bazen özellikle bugün aklıma bir şeyler geldikçe hakikaten burnumun direği sızladı. Böyle tüm ağlamaklar beynime burnuma doldu. Değmedi bazı şeyler. Hiç değmez zaten. Bomboş bir dünya için asla değmezdi ki. Dedem gitti diye yarım hissetmedim hiç çünkü hep gönlümde yeri ve boşluk girmedi oraya ama gerçekten ölümden beter şeyler varmış. Bir insanı gönülden kovmak varmış. Bazı insanların dirisi gözü önündeyken sen mezar kazabiliyormuşsun . Hatta ölmüş ama mezarı nerede diye düşünüyormuşsun. Yarımlık budur. İçim öyle kırık öyle yorgun ki. Kendi kendime değmedi değmez diyorum sadece. Bazı şeyler asla eskisi gibi olmayacak. Biliyorum en azından benim için olmayacak. Doğrusu ne diye kafa patlattığım güler geride kaldı. Artık sadece dua ediyorum, kimsenin
Tecvidli Kur'an-ı KerimKolektif · Kevser Yayınları · 20172,980 okunma
Reklam
9/10
·92 syf.··
2026 45. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 09:14
Byung Chul Han kitapta çağımızın sorunlarına değinmiş. Yaşamış olduğunuz bu Dijital Çağda herkesin artık BEN merkezli yaşadığını , sosyal medya mecralarının insanları devamlı AYNIya yönlendirdiğini ve böylece ÖTEKİne olan kopuşun gitgide hızlandığını gözler önüne sermiş. Like kültürü ile egoların şiştiği ,empatinin olmadığı ,kimsenin kimseyi dinlemediği sadece herkesin kendisi ile ilgilendiği bir çağın içinde yaşadığımızı bir kez daha görmüş oluyoruz bu kitabı ile .. Herkesin okuyup farkındalığını arttırması gereken konular üzerinde durulmuş. Okunması gereken kısa ,öz ve anlaşılır bir kitap olduğunu düşünüyorum.Okunması gerekli...
Ötekini KovmakByung-Chul Han · Ketebe Yayınevi · 2024693 okunma
10/10
·92 syf.··
2026 18. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 09:30
Gitgide dijitalleşen günümüz dünyasında insanın "öteki"nin sesini kısarak narsistliğe ne kadar yaklaştığını, neoliberalizmin insanoğluna yansımalarını ele alan bir kitap. Byung Chul Han ile tanışma kitabım oldu kendisi. Okurken düşündürdü, keyif verdi, bazen de gerçekler ile can sıktı. Lakin Han'ın savunduğu öğreti de bu değil mi zaten, bazen gerçekler ile de barışmak gerek. Hep pozitiflik, bizi aynıda kalmaya zorlar.
Ötekini KovmakByung-Chul Han · Ketebe Yayınevi · 2024693 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2026 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 19:23
Senin için inceleme yazmayı tercih ediyorum Bartleby. Yazarın kaleme aldığı avukatın 3 katibi vardır (Zencefil ,Kerpeten, Hindi) 4.sü ise Bartleby'dir. Bartleby işe alındığı ilk günlerde çok iyi bir çalışandır, işvereninin ilgisini ve sempatisini kazanır fakat çok zaman geçmeden, verilen her iş için"yapmayı tercih etmiyorum", "gitmemeyi tercih ederim" benzeri eylemden uzak olan bu tercih etmek ve etmemek kalıplarını kullanmaktan başka hiçbir şey yapmaz (-Sayende tercih ediyorum ve etmiyorum dediğimde hep aklımda olacakmışsın gibi hissediyor ve geriliyorum sayın Bartleby-) ve durum böyleyken patronunun ofisinde konaklamaya da başlamıştır. Çok nazik, dürüst ve yalnız biridir Bartleby ve patronu onu kovmak istese de yapamaz ve garip olan şudur ki aslında onu kovmak için elinde onca sebep varken içten içe bunu yapmak da istemiyordur. Artık bir gün onu kovması gerektiğinde karar kılıp bunu yapar ama bu sefer de "gitmemeyi tercih ediyorum" şeklinde bir yanıt alır. Koskoca avukat bu adamı işten çıkaramadığı için çeşitli bahaneler sunarak ofisini taşıması gerektiğini söyler ve bu şekilde Bartleby ile yollarını ayırır. Daha sonra eski ofiste kalan Bartleby'den sonradan oraya gelen herkes rahatsız olur onu son tanıyan kişiye de bu hususta ulaşırlar ve bu rahatsız edici adamla ilgili ne yapabileceklerini anlamak isterler tabii yardımcı olamaz eski patron çünkü o da onun hakkında hiçbir şey bilmiyordur. Hikayenin sonunda polise teslim edilen Bartleby The Tombs'a nakledilir. Onu ziyarete gittiğinde hiçbir şey yemediğini anlar ve para karşılığında iyi yemekler yapan bi aşçıbaşına emanet edip gider, ikinci ziyaretinde ise bahçede koca duvara karşı uzandığı sanılan Bartleby'e yaklaştığında artık nefes almadığını anlamıştır. Kısacık ama hem çevirisiyle, hem sonuyla, hem de biraz da
1000Kitap
Katip BartlebyHerman Melville · Kızıl Panda Yayıncılık · 202115,5bin okunma
10/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2026 12:38
#SeuldenÖnce #KitapYorumu Herkese merhaba arkadaşlar. Bugün sizlere Gülsüm Tekin Dara'nın kaleminden Seul'den Önce adlı kitabın yorumuyla geldim. Aslında birkaç sayfa okuyup bırakırım, sonra devam ederim diye ayarladım kendimi ama bir baktım kitabı okuyup bitirmişim. O zaman gelelim kitabın içeriğine. Elfin okulu için yurt çıkana kadar halasının evinde kalır. Babası mecbur yurt çıkana kadar onu ablasına emanet eder. Halası kendi çocukları ve eşi yetmiyormuş gibi birde yeğeninin gelmesiyle iyice sinir olur. Elfin eniştesi onu gecenin bir yarısı taciz etmesiyle halası tarafından evden kovulur. Eşinin haksız olduğunu bile bile onu evden kovmak için eline koz geçmiştir. Elfin bir şekilde bir yurda yerleştiriliyor. Fakat yerleştiği yurtta olaylar olaylar... Derken Elfin liseyi tamamlar. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Bilgisayar Bilimleri bölümünü kazanır. Emir adında bir gence aşık olur ama Emir'in kız arkadaşı vardır. Elfin platonik olarak aşık olduğu Emir'in gün gelir nikah şahitliğini yapar. Aman Allah'ım! Elfin'in sınavı gerçekten zor... Elfin biraz olsun toparlamak için bir tura katılır. Bu turda Ji-Hoon ile tanışır. Tur boyunca beraber takılırlar ve güzel anılar biriktirirler. Onlar güzel anılar biriktirirken, bir yandan gezilen yerler hakkında bizler de bilgileniyoruz. Sonrasında ne olur? Ah canım Elfin... Neden bu kadar şanssız bu kız? Ji-Hoon Seul'e döner ve bir daha ondan haber alamaz. Geride ise büyük soru işaretleri bırakır. Peki Elfin bu olay sonucunda ne yapacak? Neler yaşayacak? Ji-Hoon'a ulaşabilecek mi? Ondan haber alabilecek mi? Ji-Hoon neden böyle bir şey yaptı? Hayat onlar için nasıl bir son hazırlamıştır? . Akıcı dili, merakla ilerleyen sayfalar derken bir çırpıda okudum kitabı. Yer yer üzüldüm, kızdım, hayretler içinde kaldım ve kitap ilerledikçe
1000Kitap
Seul'den ÖnceGülsüm Tekin Dara · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20269 okunma
Reklam
Reklam