Bir türkü olursun kuşların cıvıltısında…
Trafik cezası yediğinde devlete ve yedi düvele sövenlerin; 12 Eylül’ün işkence tezgahlarından geçen, tabutluklarda bok içinde yaşama tutunan ve tutunmakla kalmayıp yanaklarındaki gamzeleri bir an olsun soldurmayan bir civanmerde Cumhuriyet sevgisi nasihatleri vermesini gördüm.
Hayatında yolunu bir fukarayı ziyaret için bile cezaevine düşürmemişlerin; 16 yaşından bu yana fikirlerinden başka hiçbir suç işlemeden, harama yan gözle bakmadan, hırsızlıkla, uğursuzlukla, işbirlikçilikle, ispiyonculukla işi olmadan hayatını mütemadiyen zindanlarda geçiren bir turna kuşunu yargılamaya çalıştıklarını gördüm.
Çok sevdiğini öne sürdüğü ülkesinin dilini konuşmayı/yazmayı bilmeyenlerin, o dilin “de”sini, “da”sını, “mi”sini, “ki”sini bir cümlede yeri geldiğinde yalnız bırakmaya aklı ermeyenlerin; “1600 yılından bu yana bu topraklarda yakılan her türküyü bilirim” diyecek kadar buranın suyundan fışkıran ve öldüğünde tabutuna bu ülkenin bayrağının sarılmasını vasiyet eden bir pınarla memleket sevdası yarıştırmaya kalktıklarını gördüm…
Eray Özer
güle güle Sırrı Süreyya Önder Abi…
- Yaşar Kemal, Mehmed Uzun Hakkında:
Mehmed yapı ve ruh olarak da hep olumlu bir adamdı. Ben onun ağzından kötü bir şey duyduğumu hatırlamıyorum. Herhangi bir şey, herhangi bir kişi hakkında olumsuz konuşmazdı hiç.
Çatışmalarda asker ya da o taraftan birileri öldüğü zaman, çok üzülürdü, neredeyse küserdi, o zamanlar kimilerinin adını bile almazdı ağzına...