For House of the Dragon*
Puan vermedi·624 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 22:18
Deli Targaryenlerin hayatını merak ettiğim bir dizi sürecini geçirip 3. Sezon gelmeden önce meraktan ölmeme adına başladığım Ateş ve Kan hakkında birkaç duygu düşünce şeysidir…. Öncelikle Ursula Le Guin dışında fantastik edebiyat okumadığım için acaba onca ismi aklımda tutar mıyım, ders çalışır gibi roman mı okunur, ben kpss çalışırken bile Osmanlı hanedanı hakkında not tutmadım buna mı tutayım gibi kaygılarım olmasına rağmen tüm bunların gereksiz olduğunu ilk sayfalardan hissettiren G. R. R. Martin dedeye teşekkürler…. İlk sayfalardan hemen içine alıp basit ama nüktedan bir kalemle yazılan kurgu OHA BEN FANTASTİK EDEBİYAT SEVERMİŞİM hissi yarattı. Öğretmenler odasında bazen kahkaha atmana vesile olduğu için çevreme bakıp lan beni deli sanmasınlar bakışı atıp kimsenin olmadığını fark edince devam etmem de cabası…. Global platformlar diziyi feminist ve queer bir düzlemde çekiyor sanırken kitapların da bu şekilde yazılmış olması benden tam puan aldı. Sadece Targaryenler deli sanırken diğer hanelerin de onlardan aşağı kalır yokmuş. Hepsi manyak abv, ahanda şu karakter iyi diyeceğimiz kimsenin olmamasına ayrıca bayıldım…. Kitap vadideki nehirler gibi aktığı için sabah akşam okudum… arkadaşlarımın goygoy görüşmelerini hep ertelememe sebep olup sosyalleşmeyi unutsam da aldığım keyif paha biçilemez. Dizinin yeni sezonuna bir hafta kalmışken beklentiyi arşa çıkardım bekliyorum!
Ateş ve KanGeorge R. R. Martin · Epsilon Yayınevi · 20191,507 okunma
Puan vermedi·324 syf.··
2026 6. kitabı
Livanelinin dili hep etkileyici ve farklı gelmiştir bana(bir iki kitabını saymazsak) bu kitapta anlatılan olaydan çok beni fazlasıyla etkileyen bakış açımı değiştirmiş olmasıydı gariptir hayatıyla ilgili kpss çalışırken 2-3 cümle öğrendiğim padişahı hiç mi hiç sevmezdim.. Bu kitabı okuduktan sonra ne kadar önyargılı olduğumu konu,kişi, nesne ne olursa olsun bir şeye karşı nefretim varsa derinine inmem gerektiğini öğretti. Ve ne zaman bir şeyi sevmediğimi düşünsem gerekçelerimi sorarım kendime ve sorgularım. Hem bana tarihten eksik kaldığım noktalarda aydınlanma sağlattı hemde kendi yaşamıma entegre edebileceğim güzel bir bakış açısı sundu.
Kaplanın SırtındaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202215,5bin okunma
Reklam
Puan vermedi·240 syf.··
2026 31. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 19:04
Kitabı İlber Ortaylı yazmamış olsaydı, bu kadar övgü almayacaktı diye düşünüyorum. Ya da benim tarihçi anlayışım biraz farklı, o yüzden konduramıyorum. Tarihçi, bana göre, sert olmalı, ateşli olmalı, bir nevi ajan olmalı, iz sürmeli. Şurda şu oldu burda bu oldu mantığı, kpss tarihinin mantığıdır bana göre. Türkiye'deki darbeleri anlatırken, o kadar süt liman anlatmış ki.. Sanki kır pidesi yemeye giden bir grup erkeğin pazar gününü anlatır gibi... Ergenekon ve balyoz kumpaslarını da öyle bir geçiştirmiş ki.. Türkiye'de yapılan darbeleri, sadece Türkiye'nin iç meselesiymiş gibi sunmak... Türkiye'yi, dünyadan izole sanarak sadece kendi içerisinde yaşayan bir ülke sanmak.. Kusura bakmayın, bol İlber Ortaylı övgüsü yaparak sevimli sempatik görünmek isteyebilirdim ama tarzım değil..
Türkiye'nin Yakın Tarihiİlber Ortaylı · Timaş Yayınları · 20175,1bin okunma
2/10
·408 syf.··
2026 9. kitabı
Bu kitap bir kişisel gelişim ya da psikoloji kitabı değil. Daha çok, yazarın kendi eğitimlerine mürid toplamak için yazdığı bir kitap. Yazarını ayakta alkışlıyorum. Beyaz yakalı modern insanın bağlanma açığını keşfedince, kendine seküler bir tarikat kurmuş, şeyhliğini ilan etmiş. “Aydınlatıyorum, dönüştürüyorum” ayağına müridlerinin paralarını cukkalıyor; para almadıklarına da çay demletiyor, ortalığı toplatıyor, getir götürünü yaptırıyor. Kitap boyunca aynı kavramlar dönüp duruyor: uyanmak, aydınlanmak, dönüşmek, değişim, olasılıklar, seçim… “Her şey senin seçimin”, “Anda ol”, “Anı yaşa”, “Bakış açını değiştir”, “Hiçbir şeyin seni üzmesine izin verme”, “Merkezine dön”, “Merkezleş”, “Gerçeği gör”, “Gerçekliğini yaşa”, “Affetmek”, “Anda kalmak”, “Aydınlanmak”, “Dönüşmek”, “Kendini bilmek”, “Kendi içine dönmek”, “Nefes, nefes, nefes…” Bunlar durmadan yineleniyor ama hiçbirinin altı tam doldurulmuyor. Mesela kendini bilmek için ne yapmalı? Aaa, tabii ki yazarın eğitimlerine katılmalısınız (!) İşin içine kuantum safsataları katılmış: sonsuz olasılıklar evreni, senin o evrenlerden seçim yaptığın gibi… Erkcan Özcan Hoca’ya yöneltilen “Hocam, kuantum fal mıdır?” sorusundan sonra yüzünün aldığı ifadeye benzer bir ifade kitap boyunca benim de yüzüme oturuyor. Bahsettiğim hocanın videolarından çıkardığım sonuç şu ki: Kuantum olasılığı, senin dileğinle seçilen bir menü değil; matematiksel olarak hesaplanan, deneylerle doğrulanan bir olasılık yapısıdır. Zar atınca 1–6 arası gelme olasılıkları vardır. Ama “Ben 6 frekansına girdim, ben tüm kalbimle 6’yı seçiyorum, aldım kabul ettim, 777 dedim, o yüzden 6 gelecek” diyemeyiz. Kitabın dediğine göre istediğin şeyleri kalbinden geçir, olması için ne gerekli sorularını sor; kalbinin titreşimleri doğru olasılıkların frekansını çekecek
SeyirPiraye · Mona Yayıncılık · 202115,2bin okunma
7/10
·494 syf.··
2026 9. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 14:53
Merhaba, Öncelikle kitabın başlangıç cümleleri benim favorim oldu. Bir çok kitabı bu anlamda solda sıfır bırakabilir. Londra ve Paris arasında geçen bir kitap. İki şehirden kastı bu. Ama daha çok Fransa’nın siyasi ilişkileri ele alınmış. Okurken “Vay anasını be! Ortaokulda,lisede ve KPSS kitaplarında Özgürlük, Demokrasi, insan hakları diye bahsedilen kelimelerin arasında meğerse tek gün de katledilen 1100 mahkum varmış. “ dedirtti. Öyle ki giyotin denilen aletle kafası koparılan insanların daha sonra bedeninin dört parçaya ayrılması gibi gerçekler vardı. Devrimlerin kanlı bitmesi gerçekçidir. Ama bedenlere yapılan eziyetlerin devrimin savunduğu ilkelerle nasıl çeliştiğini üzülerek okudum. Kitap bu anlamda sarsıcıydı ama sonu bana biraz hızlı yazılmış gibi geldi. Ruhsal dönüşümünü bir kaç paragrafa sığdırdığı bir karekteri bir anda kahraman yapıyor yazarımız. Eğer böyle kibirli birinin kibri bu kadar çok anlatılıyorsa dönüşümü de bir o kadar üzerinden durulmalıydı diye düşünüyorum. Kitap okumaya değer ama gereksiz uzatıldığını düşünüyorum. Daha kısa olabilirdi.
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202376,5bin okunma
10/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 21:39
SELAMLARRR ÖNCELİKLEEE!!!! Görüşmeyeli nasılsınız? Umarım her şey yolundadır. Ben ise gittikçe KPSS'ye daha çok asılır oldum. Tabii her ne kadar kitap okuma sürem azalsa da hiçbir şekilde ihmal etmemeye çalıştım. Ve şu an görmüş olduğunuz bu muhteşem diyebileceğim kitabı bitirdim. Öncelikle Size birkaç şey söyleyeceğim.Eğer evcil hayvanınız varsa -hele de köpekse- mutlaka gidip ona bir kez daha sarılın,öpün. Biz insanoğlunun basit gördüğü varlıklar aslında o kadar zekiler ve duygu dolular ki ben bir kez daha hayranlığımı farkettim onlara karşı. Minik ama kalbi kocaaamaaann bir kahramanımızın en sonunda mutluluğuna şahit oluyorsunuz ama hüzün dolu güzel bir mutluluk. Ben son sayfalarda eğer kitabı ilerleyen saatlerde bitirseydim şuan gözyaşları içerisinde bunu paylaşıyor olacaktım.(ama tabii etkilenmedim değil.) Umarım bu mükemmel kitapla yollarınız kesişir ve şans verirsiniz♡ Keşke daha önceden keşfedip okusaymışım dedim. Hayatında bir köpeği sevmiş olan herkesin bu bilgelik dolu duygusal ve çok eğlenceli kitabı okuyup beğeneceğinden hiçbir şekilde şüphem yok🩷 Hoşçakalınnn!!!! 10/10
Can DostumW. Bruce Cameron · Yabancı Yayınevi · 2016487 okunma
Reklam
Reklam