Puan vermedi·520 syf.··
2026 4119. kitabı
Jo Nesbø’nün alıştığımız polisiye temposundan biraz farklı ama aynı derecede sürükleyici bir roman. Hikâye, Norveç’in küçük ve kapalı bir kasabasında yaşayan Roy’un gözünden anlatılıyor. Yıllar sonra kasabaya geri dönen kardeşi Carl ile birlikte geçmişin karanlık sırları da yavaş yavaş su yüzüne çıkıyor. Aile bağları, sadakat, suç ve vicdan arasında gidip gelen oldukça karanlık bir hikâye. Kitabın en güçlü yanı atmosferi bence. Kasabanın o boğucu, herkesin birbirini tanıdığı ve sırların aslında hiç kaybolmadığı havası çok iyi verilmiş. Olaylar ağır ağır ilerliyor ama bu yavaşlık hikâyenin gerilimini artırıyor. Roy karakteri de oldukça ilginç; iyi mi kötü mü olduğuna karar veremediğiniz, gri bir karakter. Klasik bir polisiye bekleyenler için biraz daha sakin gelebilir ama psikolojik yönü güçlü, karanlık ve etkileyici bir roman. Ben okurken özellikle karakterlerin iç dünyasını ve iki kardeş arasındaki karmaşık ilişkiyi çok ilginç buldum. Jo Nesbø’nün farklı bir yönünü görmek isteyenler için kesinlikle okunabilecek bir kitap.
KrallıkJo Nesbo · Doğan Kitap · 2021306 okunma
4/10
·320 syf.··
2026 59. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:00
Kitap aslında konu olarak çok güzel bir potansiyele sahip. Düşük puan verilmesine rağmen yine de bir şans vermek istedim ama neden düşük puan aldığını şu an daha iyi anlıyorum. Yazım tarzı asla bana hitap etmiyor karaketlerin üslupları çok kötüydü bana samimiyetsizce ve saygısızca geldi. Ben diyaloglarda küfür karşıtı bir insan değilim yeri geldiğinde sahnenin o atmosferi ile edilen küfürleri okuyorum normal bir şey ama bu kitapta o kadar fazlaydı ki bir yerden sonra rahatsız etmeye başladı. Kısaca konusundan bahsedecek olursam. Yıllar önce Deli Kral’ın bir iblisle yaptığı anlaşma tüm krallığın kaderini değiştiriyor. Kral ölüyor, insanlar ölümcül bir hastalığın pençesine düşüyor ve doğaüstü varlıklar iblislerin kontrolü altında yaşamaya mahkum kalıyor. Bu lanetin tamamen gerçekleşmesini engelleyen tek kişi ise son veliaht olan Ejderha Prens. Eğer o da düşerse krallığın son umudu yok olacak. Finley ise krallığın en uzak ve yoksul köylerinden birinde yaşayan genç bir kız. İnsanların ölümlerini geciktirebilmek için iksirler ve panzehirler hazırlıyor, köylülere yardım ediyor. Savaşçı, avcı aynı zamanda cesur bir karakter. Ancak bir gün yasak ormana girip bitki toplarken Ejderha Prens tarafından yakalanıyor. Prens kızın topraklarına izinsiz girdiği ve bitkilerin izinsiz aldığı için Finley'i cezalandırmak istiyor. Bu yüzden kızı kaçırıp kuleye hapsediyor ve böylece hikaye başlıyor. Ben Finley’in büyük bir maceraya atılacağını, laneti çözmeye çalışacağını, krallığın sırlarını keşfedeceğini ve Ejderha Prens’le birlikte mücadele vereceğini düşünüyordum. Fakat hikaye beklediğim gibi ilerlemedi. Bunun yerine sayfaların büyük kısmında Finley’in kulede geçirdiği zamanı, prensle olan çekişmesini ve aralarındaki çekimi okuyoruz. Aslında romantizm olması beni rahatsız etmezdi.
1000Kitap
Güllerin YıkımıK. F. Breene · Olimpus Yayınları · 2023515 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·320 syf.·
2026 43. kitabı
Bu 3 kitabı okuduktan sonra toplu bir inceleme yazmak istedim. Aslında bana göre 2 kitap olsaydı yeterdi, 3cü kitap biraz gereksiz olmuş. Arkadaşlar yazarın yazım tarzını, kitabın karanlık romantizm olmasını, zorbalık içermesini tartışmayacağım. Benim için de fazlaydı, hatta bazı yerleri atlayarak okudum (siz anladınız). Ama yazar zaten uyarı veriyor kitabın başında ve ben de daha önce yazarın diğer kitaplarını okuduğum için alışığım ama yine de rahatsız ettiği kısımlar oldu da, neyse. Spoiler olucak bundan sonra. Sevdiğim kısım: Yazar bazı dark romance'larda olduğu gibi sadece smut yazıb, çok basit olaylarla kitabı tamamlamamış. Yani kitabın konusu, karakterlerin geçmişinin bir biriyle bağlılığı, yaşadıkları travmalar çok güzel işlenmişti. Özellikle Aiden'ın geçmişinde yaşadığı olayların Elsa'nın annesiyle bağlılığı çok iyidi bence. Sevmediğim kısım Hepimiz hayatımızda lise ya da universite konulu düşmandan aşka romantik dizilerde zengin erkek karakterin fakir, ya da zavallı kıza arkadaşlarıyla beraber zorbalık yapdıklarını, bütün işlerini onlara yaptırdıklarını, herkesin içinde onları rezil edip güldüklerini izlemişiz, doğrusu buna alışmışız ve hatta bu tarz kitapları okumağı da çok sevmişiz. Ama hiç böyle bir başlangıç olmamış. Bu kitap direk t*cizle başlamış, sonra kız t*cizçisine aşık olmuş, zorbalıkdan da beter yani. Ayrıca Elsa'nın babasının sonradan hikayeye katılması ve 9 yıl komada kaldıktan sonra( hiç inandırıcı değildi) 1 yıl içinde evlenmesi saçma geldi bana. Sonra kızın da hiçbir şey olmamış gibi babasını affetmesi garip hele Knox'ın Elsadan hoşlanmış gibi davranıp sonra kardeş olduklarını söylemesini sevmedim. Yani aslında kitabın başındakı uyarıyı dikkata alıp yazamadıklarım var. Eğer kitabın başlangıcında ana karakterlerin yüzleşmesi
Çarpık KrallıkRina Kent · Ren Kitap · 2024689 okunma
Puan vermedi·528 syf.··
2026 98. kitabı
SEDA LENA~TILSIM VE SİS~ADANMIŞA ALDANMAK~ Selam.Bugün sizlere _sedalena kaleminden #tılsımvesis serisinin ikinci kitabı ile geldim.İlk kitabı çok severek okumuştum ve ilk kitap öyle bir yerde bitmişti ki Larina ile birlikte bizler de As için çok üzülmüştük.Devam kitabında neler olacağını açıkçası çok merak ediyordum.İlk kitap nasıl tam bir giriş kitabı,karakterleri ve evreni tanıma üzerineyse,ikinci kitap muhteşem bir gelişim kitabı olmuştu.Kitap biraz yavaş başlasa da sonrada çok güzel açıldı.Larina ile ilgili öğrendiklerimiz,As ve diğer karakterlerin de geçmişine ait öğrendiklerimizle kurgu daha da sağlamlaşmış.Larina’nın As’ı evlenmeye ikna etme çabalarını okurken çok eğlendim.As’ın ise Larina’nın sol gözünün altından öpmesi için verdiği uğraşlara bayıldım.Ayrıca As’ın Larina’ya aşkına aşık oldum derken o son ile büyük bir şoka uğradım.Sırların tek tek açığa çıktığı, olayların fazlaca yer aldığı güzel bir kitap olmuştu.Özellikle As’ın doğum günü balosunda yaşananlar heyecanı durağa çıkarttı ve çok güzeldi.Şimdi büyük bir merakla üçüncü kitabı bekliyorum.O sonda yaşanan olayların umarım bir açıklaması vardır diye düşünüyorum. Fantastik türde okuma yapmayı severler bu kitaba bir şans verebilirler. Larina sevdiği adamı kaybettiği düşüncesinin verdiği acı ile kendinden geçmişti.Gözlerini açtığında ise acısı yüreğinde,kendini başka bir yerde bulur.As’ın acısı ile evine döndüğünde ise karşısında sevdiği adamı kendine kızgın bir halde bulur.Onların bu güzel kavuşmaları ise yüzleri güldürdü.Diğer taraftan Larina’nın güçleri de uyanmaya başlamıştır.As ise Direniş için mücadelesine devam etmektedir. Krallık ve Direniş arasındaki ipler iyice gerilmiştir. Güçlerine kavuşan Larina bir taraftan kendini Direniş’in geri kalanını kabul ettirmeye çalışırken diğer taraftan da As
Tılsım ve Sis 2Seda Lena · Guardian Yayınları · 202616 okunma
Edebiyat, hakikatlerın hayalle süslenmesidir.
Puan vermedi·308 syf.··
2026 10. kitabı
Bu kitap militarist, askeri değerler ve aşk gibi geçici heveslerin eleştirisini okurlara yaptığı ve geçmişte yaşanan zamansız bir aşktan bahsedilerek ruhun aşkla mı askerlikle mi tanımlanması gerektiğini düşündürüyor.Kitap içerisinde askerliğin bir meslekten ziyade bi bir ruh olduğunu kavrıyor. Askeri değerleri sentezleyerek kendi kimliğini buluyor. Krallık ve cumhuriyetçilik eleştirisi yer alıyor. Askeri değerleri, aşkta aradığı rasyonelden ruhaiyatçılığa doğru sürüp giden ve ”Geri Gelen Mektup” şiirinden hakikatin kurgulanıp edebiyatla süslenmesidir bence bu roman. Şiirden bazı dizeler: Ruhun mu ateş, yoksa, yoksa o gözler mi alevden? Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu? Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden? Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu. Gün senden ışık alsa da bir renge bürünse; Ay secde edip çehrene yerlerde sürünse; Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin; Sen öldürüyorken de, vururken de güzelsin!
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 201934bin okunma
KİTAP ÖZETİ VE YORUMUDUR
7/10
·424 syf.··
2026 28. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 13:40
Haziran ayında okuduğum kitaplardan biri Rina Kent'in Acımasız Kral kitabıydı. Aslında bu kitabı, Sapkın Kral, Çelik Prenses ve Taçsız Krallık üçlemesinin sıfırıncı kitabı gibi düşünebiliriz. Çünkü bu kitapta da diğer üçlemede gördüğümüz karakterlerle karşılaşıyoruz. Diğer üçlemenin ana karakteri Aiden King iken, bu kitabın ana karakteri Levi King. Kitapta geçmiş dönemi okuyoruz; bu yüzden Aiden'ın henüz başlamış bir ilişkisi bulunmuyor. Fakat bu kitap bana diğer üçlemeyi okurken hissettiğim birçok şeyi yeniden yaşattı. Mekânlar, yaşanan olaylar ve hatta karakterlerin bazı yönleri birbirine çok benziyormuş gibi geldi. Sanki aynı kitabın çatısını yeniden okuyormuşum hissi verdi. Örneğin öpüştükleri yerler, gittikleri okul, kullandıkları arabalar ve birlikte vakit geçirdikleri mekânlar oldukça tanıdıktı. Özellikle Meet Up adlı yer bana çok fazla dejavu hissi yaşattı. Bu yüzden karakterlerin biraz daha farklı olmasını isterdim. Özellikle erkek karakter açısından, evet kıskanç ve sahiplenici bir karakter yazılmak istenmiş ama bence onu diğer karakterlerden ayıracak daha belirgin özellikler olabilirdi. Konusuna gelecek olursak, kitap lise çağındaki karakterleri konu alıyor. Levi King oldukça zengin ve köklü ailelerden birinin oğlu. Ancak babası öldüğü için amcasıyla yaşıyor ve bu amca aynı zamanda Aiden'ın babası. Kadın karakter ile erkek karakter arasında bir düşmanlık bulunuyor gibi görünse de aslında asıl sorun aileler arasındaki geçmişten geliyor. Daha sonra Levi, babasına çarpan ve ölümüne sebep olan kişinin kadın karakterin annesi olduğunu öğreniyor. Ancak bunu düşündüğüm kadar büyük bir mesele hâline getirmiyor; onun için geçmişten çok gelecek daha önemli. Kadın karakter ise bunu öğrendiğinde oldukça üzülüyor ve Levi'ye her baktığında bunu hatırlayacağını söylüyor.
Acımasız KralRina Kent · Ren Kitap · 202599 okunma