Elif Karabulutoğlu

Elif Karabulutoğlu
@krbltgl
Lanetli Ahuri toprağına diz çöktüm. Bin yıllık sevda topra ğına, bin yıllık bahar toprağına diz çöktüm. Üç kere seslendim. Üç kere ulu dağ sesime karşılık verdi. Som kırmızı, som mavi, som sarı açmış çiçeklerin, som yeşilin üstüne, balkiyan, dağın doruğundaki yıldız harmanının altına diz çöktüm. Dağın sırtına, karlı yüreğine diz çöktüm... Büyük sevdalara yüreğini açmış dağın aydınlığına, ışığına diz çöktüm. Ulaşılmaz öfkenin türküsünü söyledim. Karanlık bulutun altına, başımı döndüren kokunun içine diz çöktüm. Uçsuz bucaksız, dağdan akan bir ulu yalım selinin üstüne diz çöktüm. Üç kere seslendim dağa, üç kere seslendim bin yıllık bahar toprağının yüreğine, üç kere seslendim bin yıllık sevda toprağının kulağına. Çoban dedim, çoban nerdesin?
Sayfa 97 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ağrıdağı dünyanın üstüne oturmuş ayrı bir dünya gibidir, ağır, heybetli. Çok zaman Ağrının başı dumanlıdır. Bazı da bulutların yerini savrulan yıldızlar alır. Top top, dönen, bir boran da esen yıldızlar. Güneş uzun gecelerden sonra Ağrının böğründen bir kıpkızıl ateş harmanı gibi çıkar. Ağrıdağı gecelerde daha büyür, ağırlaşır, dünya yalnız Ağrıdaymış gibi gelir insana. Ulu sessizliğini korkunç gümbürtüler parçalar. Bir uçtan bir uca... Ağrıdağı ıssızlıkta kaynar. Karanlık gecelerde Ağrı silinmez, geceye karışmaz, daha karanlık, Issız bir gece gibi evrenin üstüne yürür. Ay ışığında bir ince pırıltıdır, salınır. Gecede korkuludur. Karanlığı duvar gibi. Yıldızsız, silme karanlık gecelerde, çok derinlerde, bin yıl öteler den gelircene Ağrıdağından koygun, boğuk uğultular gelir.
Sayfa 82 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
bazı anlar bazı yaşları bekliyordu doğrusu
Sayfa 8 - Yitik Ülke Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
ne istiyordum hayattan bunu soruyorum kendime zamanlı zamansız
Sayfa 8 - Yitik Ülke Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Kalplerimizden kim bilir neler geçiyor şu anda? Hangi yüklerimizden kurtulmak için çabalıyoruz? Birbirimize sezdir meyip kendimize sakladığımız o şeyler belki üç gün sonra ortadan kalkacak, belki de kırk yıl daha içimizde bir ur gibi taşınmak zorunda.
Sayfa 11 - Yitik Ülke Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat