Büşra Karagöz

Puan vermedi·352 syf.··
2024 1. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2024 13:18
Kitabın konusu Okyanusya'da geçmektedir ve sloganları şöyledir:"Savaş barıştır, özgürlük köleliktir, cahillik güçtür." Bu slogan dört farklı ve isminin tam tersini yansıtan bakanlıklarda(Sevgi, barış, varlık, gerçek) çok sık dile getirilmekte ve halkın da buna uyması beklenmektedir. Büyük Birader adında bir liderin koyduğu kurallar baş karakterimiz Winston Smith'e ağır gelir ve düşüncesucunun olduğunu bile bile bunu düşünmeye başlar. Çünkü geçmişin tümüyle değiştirilip unutulmaya çalışıldığı, her anının dinlenildiği, gözetildiği, takip edildiği,evlenmenin, aşık olmanın sohbet etmenin, düşünmenin yasak olduğu bir ortam onu bezdirmişti. Nefes alıyorsun ama nefesinin bile başkaları tarafından yönetiliyor. Winston ve Julia yaşadığı aşk neticesinde bulundukları sistemi eleştirir ve isyan eder. Yaptıkları bu hata onlari ele verir. Çünkü duygular insanları mekanikleşmeden kurtarır ve kendini hemen belli eder. Parti insanları kendilerine nasıl bağlayacaklarını o kadar iyi bilir ki uzun süreli işkence ve ilaçların etkisiyle Winston 'u kendilerine tekrardan bağlamayı başarırlar. Parti Yenisöylem adında kendine yeni bir dil üretmeye çalışır. Düşünce ufkunu genişletecek şekilde değil, daraltacak şekilde düzenlenmişti. Karşıt anlamlı sözcüklerden birini seçip zıttını belirtemek için artı-eksi-sız gibi ekleri kullanmak yeterli görülüyordu. İyi sözcüğünün karşıtı kötü için iyisiz demek daha mantikli geliyordu.Aslında günümüzdeki sosyal medya mesajlarını buna benzetebiliriz. Kuralsız, yozlaşmış... 1984 defalarca elime alıp yarım bıraktığım bir eser. Her elime aldığımda zamanı değilmiş diyip geri bıraktım ama bu sefer aldığımda bitirmiş olarak bıraktım. Okuması zor, anlaması zor ama her cümlesinde bir mesaj veren, biraz da günümüzü yansıtan bir kitap. Teknolojik aletlerin
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200bin okunma
Reklam
Puan vermedi·626 syf.··
2023 18. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2023 21:06
Sosyal medyada oğlak burçlarını anlatan ve onların okuması gereken kitap şeklinde karşıma çıkınca hemen alıp okumak istedim. Jane ile benzer yönlerimiz olarak duygularımızla değil aklımızla hareket etmemiz, inatçı olmamız, işilerimizin öncelikle olması,soğuk duruşumuzun altında yatan enerjimiz, eğitimimize önem vermemiz ve daha bir çok şeyi sayabilirim... Küçük yaşta ailesini kaybedip dayısının eşi ve üç şımarık çocuğuyla büyümek zorunda kalan Jane Eyre'nin hayatını okudum. Dik başlı bir çocuk olan Jane yengesinin gözüne batar ve çok bilinen bir yetimhaneye gönderilir. Orada uzun bir süre eğitim gördükten sonra mürebbiye olur. Yetimhane hayatına son verip iş aramaya koyulur ve ilk işi olan Thornfielde konağınin küçük bir kızına mürebbiyelik yapar. Konak beyine aşık olur ve sonra Jane'in zorlu hayat mücadelesi tekrardan ortaya çıkar. 600 sayfalık kitabın özetini uzata uzata anlatmak istemiyorum ki siz okurlara da bir şeyler kalsın. Kitabi okurken İngiltere hayatına dair çok şey öğrendim. Özelikle kitaptaki tasvirler benim gözümde canlanıp kendimi oradaymışım gibi hissetmemi sağladı. Kadına verilen değeri ya da verilmeyen değeri gördüm. Güzelliğin ölçütünün para olduğunu gördüm. Tüm bunlara rağmen asla pes etmeyen, dik duruşuyla, aklı, zekası ve yeteneğiyle herkesi kendine büyüleyen, kıskanılan bir Jane Eyre gördüm. Uzun olmasına rağmen asla sıkıcı değil ve sürekli ele alınıp okunma isteği uyandırıyor.
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,1bin okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2023 16. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2023 16:25
Yazarımız Maksim Gorki bu eserinde beş yaşından on bir yaşına kadar olan çocukluğunu bizlere anlatır. Babasının ölümünden sonra babaannesi ve dedesinin yanına taşınması onda çok büyük travmalar yaratmıştır. Şiddetin, küfürün egemen olduğu, aynı evin içinde birbirine düşman insanların yaşadığı sözde aile ile yaşamak zorunda kaldı Leksey. Bu yaşantı onun karakterini hırçın, kavgacı ve dik başlı bir hale getirdi. Tek sığınağı ve onda olumlu duygular yaşatan tek kişi babaanesiydi. Leksey doğduğu, yaşayacağı aileyi seçemezdi. Bunu onun için anne babası seçip, geliştirmesi gerekirdi. Maalesef Leksey babasının ölümünden sonra annesinin onun için seçemediği hayatı yaşamak zorunda kaldı. Annesinin ölümünden sonra ise dedesinin şu cümlesi Leksey'in ne kadar yalnız olduğunu bir kere daha gösterdi bizlere: "Eh Leksey, dedi, sen bir madalyon değilsin ki seni boynuma asıp gezdireyim. Git, ekmeğini kazan..." Leksey'in yalnızlığı bundan sonra başladı.
ÇocukluğumMaksim Gorki · Lilith Yayınevi · 201819,6bin okunma
Spoiler İçerir...
Puan vermedi·56 syf.··
2023 9. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2023 21:39
Namık Kemal' in üç perdeden oluşan bir tiyatro eseridir. Zoraki evlilik, imkansız aşk,hastalık ve ölüm temaları ele alınmış. Şefika henüz 14 yaşındadır. Dışarıdan kardeş olarak nitelenen 19 yaşındaki Ata'ya aşıktır. Karşılıklı bir aşktır bu. Şefika 'nın ailesi borçları için kızını zengin bir Paşa ile evlendirmek ister. Şefika her ne kadar istemese de annesine Ata'ya aşık olduğunu söylese de annesi bunu kabul etmez. Bu duruma üzülen Şefika üzüntüden vereme yakalanır. Ziyarete gelen Ata hasta döşeğinde Şefika 'yı görünce dayanamaz kendisini zehirler. İki aşık ölüm döşeğinde birbirlerine kavuşur. Tanzimat dönemi eseri olduğu için kitapta dönemin özelliklerini görmek mümkün. Namık Kemal bu eseri Magosa sürgünündeyken yazmış. O yüzden çok uzun bir eser değil. Geçim derdi çeken bir ailenin kızlarını sevmedigi bir adam ile evlendirmeye çalışması, kızın ailesi için bunu kabul etmesi ama aşkına olan sadakatinden vazgeçememesi, Ata'nın kendi canına kıyarak ne kadar sevdiğini bizlere göstermesi kitapta dikkat çeken bazı bölümlerdir. Kısa sürede severek okuyabileceğiniz bir eser. İyi okumalar...
Zavallı ÇocukNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20214,412 okunma
8/10
·235 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2021 10:17
Uzun zamandır okumayı planladığım, bir türlü okuma fırsatı bulamadığım bu kitaba bu kadar geç başlamanın utancını yaşıyorum şu an.  Kitabın isminden ve kitaptaki karakterlerden yola çıkarak bu bir çocuk kitabı diyebiliriz fakat kitabın altında biz yetişkinlere çok derin mesajlar veriliyor.  Pal Sokağı Çocukları aslında o dönemde savaşmış askerlerin mücadelelerini ( bayrak, selamlama şekilleri, kıyafetleri, rütbeleri buna işaret),  kapitalizm ve faşizm  kavramlarını çok iyi işlemiş bir kitaptır. Kendilerine oyun alanı olarak gördükleri Arsayı kendinde üstün bir gruba kaptırmamak için verilen mücadele ve bu mücadele sonucunda ölen sarışın ufaklık Nemescek'in cesareti anlatılmaktadır.  Çocuğu ölüm döşeyindeyken işine devam etmek zorunda kalan babanın çaresizliği anlatılmaktadır.  Yani Budapeşte hayatı anlatılmaktadır. "Onlar için Arsa her şey olabilirdi: Şehir, orman, dağlık bölge, oyun alanı. Yani o gün oyunda ihtiyaç nese o olabilirdi."Bu cümleyi okuduktan sonra günümüzde oyun kurmayı beceremeyen, ellerinde telefon,tablet hiçbir niteliği olmayan pugb, fifa gibi oyunları oynayan çocuklar geldi aklıma. Bu yüzden yetişkinler önce kendileri okumalı sonra da eleştirel okuma yöntemiyle çocuklara okutmalı diye düşünüyorum. 1969 yılında  aynı adla çekilmiş olan filmini de izlemenizi tavsiye ederim.   
Pal Sokağı ÇocuklarıFerenc Molnar · Yapı Kredi Yayınları · 202536,1bin okunma
Reklam