Kitabın konusu Okyanusya'da geçmektedir ve sloganları şöyledir:"Savaş barıştır, özgürlük köleliktir, cahillik güçtür."
Bu slogan dört farklı ve isminin tam tersini yansıtan bakanlıklarda(Sevgi, barış, varlık, gerçek) çok sık dile getirilmekte ve halkın da buna uyması beklenmektedir.
Büyük Birader adında bir liderin koyduğu kurallar baş karakterimiz Winston Smith'e ağır gelir ve düşüncesucunun olduğunu bile bile bunu düşünmeye başlar. Çünkü geçmişin tümüyle değiştirilip unutulmaya çalışıldığı, her anının dinlenildiği, gözetildiği, takip edildiği,evlenmenin, aşık olmanın sohbet etmenin, düşünmenin yasak olduğu bir ortam onu bezdirmişti. Nefes alıyorsun ama nefesinin bile başkaları tarafından yönetiliyor.
Winston ve Julia yaşadığı aşk neticesinde bulundukları sistemi eleştirir ve isyan eder. Yaptıkları bu hata onlari ele verir. Çünkü duygular insanları mekanikleşmeden kurtarır ve kendini hemen belli eder. Parti insanları kendilerine nasıl bağlayacaklarını o kadar iyi bilir ki uzun süreli işkence ve ilaçların etkisiyle Winston 'u kendilerine tekrardan bağlamayı başarırlar.
Parti Yenisöylem adında kendine yeni bir dil üretmeye çalışır. Düşünce ufkunu genişletecek şekilde değil, daraltacak şekilde düzenlenmişti. Karşıt anlamlı sözcüklerden birini seçip zıttını belirtemek için artı-eksi-sız gibi ekleri kullanmak yeterli görülüyordu. İyi sözcüğünün karşıtı kötü için iyisiz demek daha mantikli geliyordu.Aslında günümüzdeki sosyal medya mesajlarını buna benzetebiliriz. Kuralsız, yozlaşmış...
1984 defalarca elime alıp yarım bıraktığım bir eser. Her elime aldığımda zamanı değilmiş diyip geri bıraktım ama bu sefer aldığımda bitirmiş olarak bıraktım. Okuması zor, anlaması zor ama her cümlesinde bir mesaj veren, biraz da günümüzü yansıtan bir kitap. Teknolojik aletlerin