İnsanın bilgi birikiminin ne kadar büyük bir hacme ulaşabileceği hiç aklına gelmemişti.
Korku.
Beyni bu kadar bilgiyi alabilir miydi?
Ama sonra bunu becermiş olan bir sürü insan olduğu aklına gelince tutkulu, büyük bir yemin etti fısıltıyla, onların yaptığını kendisinin de başaracağını ant içti.
Kendini başka biri gibi yutturmak için rol yapması gerektiğine yönelik korkak fikirler geçiriyordu aklından, ama yine aynı aklından geçen daha korkak fikirler, rol yapmayı beceremeyeceği, doğasının buna izin vermeyeceği ve kendine aptal yerine koyacağı uyarısında bulunuyordu.
Hayatı boyunca sevgi açlığı çekmişti.
Sevgiye hasretti...
Varoluşun temel talebiydi sevgi.
Ama hiç sevgi görmemiş ve zaman içinde katılaşmıştı.
Sevgiye ihtiyaç duyduğunu fark etmemişti bile...