-Ah,Alyoşa,-dedi,-niye bu kadar hızlı yiyor,kocaman lokmalar atıyorsun ağzına! Boğulursun sonra tatlım!
Ağzımdaki lokmayı çıkarıp yeniden çatala taktım ve kadına uzattım:
- Gözünüz mü kaldı? Buyrun,sizin olsun!
Bitip tükenmek bilmeyen tekdüze çalışma günlerinde acı bayrama,yangın da eğlenceye dönüşebiliyordu;anlamsız,bomboş bir yüzde bir sıyrığın süs olması gibi..
Çok sonradan anladım ki yoksulluk ve sefalet içinde yaşayan Rus halkı,kendilerini acılarıyla eğlendirmeyi,onlarla çocuklar gibi oynamayı pek seviyor ve mutsuz olmaktan nadiren utanıyordu.