Hava serin,erken kararıyor ortalık. Yürümek,dönüp bakmamak arkaya. Arkada ne var? Yan yana asılı duran resimlerin korkutucu düşleriyle yüklü can sıkıcı renklerinden başka. Susmak,tanımak,sevmek.
Yüzler yan yana asılı duruyor karşısında,bu yüzler,bir araya toplanınca hiç anlamı olmayacak cümleler konuşuyor;cümleler,yan yana,hiçbir şeyi değiştirmeyen cümleler.
Birbirimizin kopyasıysak yalnızca,hangi noktada başlayıp,hangi noktada yükselir tat alışlarımız? Kendi kendini sevenlerin,kendi kendine tat verenlerin,tadın hemen ardından duydukları sıkıntılı utanç duymaz mıyız?
Kendisiyle bekleyen kalabalık arasındaki benzerliği düşündü. Her şeyin değişebileceğini sananlardanız,bekleyenlerden,umanlardan. Yeni bir adadan ya da gelmesi çok olağan olan vapurlardan bile bir şeyi,bir değişimi beklemek.