Bir hayali olan, dünyayı değiştirmeye gücü yetmese de en azından bir söz söyleyebilecek kadar cesareti olan adam, özgürdür. Ve bazıları anlayamaz bu hürriyeti. Kitabın sırrını çözemez bazıları ve Cemil Meriç'in dediği gibi, ' karanlıkta kalırlar. ' Ben üzülürüm öylelerine, inan ki çok üzülürüm. Zira itikadımca kitaba kıymet vermeyinin kıymeti yoktur...
"Kalple ilgili bir sırrımız var, olmalı. Bakılamadığı için karartılan, yumuşatılıp ılıklaştırılan, romantikleştirilen veya beşerileştirilen yalazlara kanmayan, onlara başını çevirip bakmayan bir yol takipçisi bulunmalı. Aksi takdirde ebediyen yitmiş olacak. O damar, o öz, şurda bir yerlerde, ve gözüm, bana şahdamarımdan yakın bir hissin yolcusunda. "
" 'Hayat dünyadakinden ibaretse ne kadar az, ne kadar anlamsız' diyemedikleri için buradakini çoğaltmakla, acılar ve yalnızlıklarla zamanı taşınmaz hale getirmekle, onu uzatmakla meşguller. Mutluluğun, zamanın geçmesini hızlandırdığını biliyorla. Niçinse ebedi olanı, kendilerine küçük çocuklar bile söylediği halde bilmek istemiyorlar. İradelerinin bütün gücüyle bir acı kaynağı buluyor, aşık oluyor, kolay ve çabuk tatminler elde edebilecekleri halde acılarını arttıracak ayrılıklar icat ediyorlar.
Manaya olan talebin bundan açık delili olabilir mi? Onları itmeden çağırmalı. Onlara dokunabilmenin elimizde bir aleti olmalı. Hoşgörü mü, hayır. Sevgi sadece, Yaradan için.. "