Hayata "kazan/kaybet" gözlüğüyle bakıyoruz; özbilincimizi geliştirmeyi başaramazsak, ömrümüzü "milyonları" kazanmak için işbirliği yerine, "onlukları" kazanmak için rekabetle geçireceğiz demektir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Çoğumuz, olaylara "kazan/kaybet" zihniyetiyle yaklaşırız. "Kazanmak", başka birinin kaybetmesi anlamına gelir. "Kazan/kaybet" spor karşılaşmaları, akademik dağılım eğrileri ve zorunlu kademelendirme sistemleriyle bir kıtlık zihniyeti senaryosu konulmuş önümüze.
1924 yılına kadar bugün Orta Asya dediğimiz yerlerin, bugün Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan topraklarının
resmi adı Türkistan'dı.
Türk boyları birbirinden koparılarak, ayrı
bir millet olmaya zorlandı; bölünerek, kimliksizleştirmek için yeni devletler üretildi.
Etnik kapsamdaki göçlerle devletler arasında pek çok iç huzursuzluğun ve sınır kavgasının kurgulanması yanında, yaratılan Ermenistan ve Gürcistan gibi devletler ile Türk dünyasının Anadolu ile bağı kopartıldı.
Hakikatin zuhuru için insanın aklının da maddi bağlardan kurtulması, kötü düşüncelerden arınması ve hak karşısında tam bir mahviyete ulaşması gerekir.
Akıl, irfan güneşi ile sarıldığında, nuraniyet içinde kaybolup gider; aynen güneş doğduğu zaman ayın kaybolması gibi.