Hakan Ertürk

Hakan Ertürk
@krutrena
brecht'i, tanpınar'ı, einaudi'yi, mednyánszky'yi, caravaggio'yu, ruhi su'yu, söğüt ağacını, nwakaeme'yi, krivetz rüzgârını, hayvanı, suyu ve yıldızları severim.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
4/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2018 6. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2018 17:16
Kurt Vonnegut'un İkinci Dünya Savaşı'ndaki Dresden bombardımanını konu edindiği savaş karşıtı kitabı. Yazının devamı spoiler içeriyor olabilir. Eser, savaşın anlamsızlığı üzerine kurulu ve oldukça absürt bir dille anlatılıyor, bunun yanı sıra baş karakter Billy Pilgrim sürekli zamanda yolculuk yapıyor. Açıkçası kitap hakkındaki yorumları okurken ekseriyetle beğenildiğini gördüm fakat ben pek zevk alarak okuyamadım, bunda çevirinin ve yayınevinin de payı olduğunu düşünüyorum. Fakat, savaş karşıtlığını çok başka bir pencereden okumak isteyen bir okur için çok farklı çağrışımlar yapabilir bu eser. Bilim-kurgu olarak değerlendiriliyor zaten, herhalde benim bilim-kurgu ile pek aram yok. İyidir ya da kötüdür demiyorum fakat sanırım bu kitap bana hitap etmedi. Velhasıl kelam; üsluba takılı kaldım, içerik uçtu gitti.
Edebiyat
Mezbaha No:5Kurt Vonnegut · April Yayıncılık · 20152,151 okunma

Hakan Ertürk

, bir kitap okudu
4/10
·184 syf.··
Beğendi
·
11 günde okudu
·
2018 6. kitabı
Kurt Vonnegut
7.8/10 · 2.151 okunma
10/10
·214 syf.··
Beğendi
·
2018 5. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2018 21:26
Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Kurtuluş Savaşı döneminde yazmış olduğu, günümüze ışık tuttuğundan şüphe etmediğim harikulade romanı. Yazının devamı spoiler içeriyor olabilir. Kitap, Anadolu'nun işgal dönemlerinde bir kolunu Çanakkale Cephesi'nde kaybetmiş ve İstanbul'dan ayrılmak zorunda kalan, Fransa'da eğitim görmüş Ahmet Celal adlı bir subayın, Anadolu'nun ücra bir köşesine yerleşmesini ve burada Anadolu halkıyla olan sıkıntılı yaşantısını anlatıyor. Okuyucu, kitabın ilk bölümlerini okurken Anadolu insanından tiksinir gibi oluyor adeta ve okumaya devam ettikçe belki de sinirleri geriliyor. Bir an Yakup Kadri'nin bu kitabı yazma amacının içindeki Anadolu nefreti olduğunu bile düşünmeye başlıyor insan, fakat kitabın devamı geldikçe aslında anadolu insanının en büyük düşmanının yine kendisi olduğunun mesajı veriliyor; bu nefretin içinde bir acımanın, bir suçun - evet suçun- yattığını gösteriyor bizlere. "Kabahat kimin? Kabahat benimdir. Kabahat, ey bu satırları heyecanla okuyacak arkadaş: senindir. Sen ve ben onları, yüzyıllardan beri bu yalçın tabiatın göbeğinde, herkesten, her şeyden ve her türlü yaşamak zevkinden yoksun bir avuç kazazede halinde bırakmışız. Açlık, hastalık ve kimsesizlik bunların etrafını çevirmiştir. Her yanından örülü bir zindanda gibi mahpus kalmıştır. Bu zavallı insanlardan, sevgi, şefkat ve insanlık namına artık ne bekleyebiliriz? Bu iklimin çoraklığı, ruhlarını kurutmuştur. Bu ıssızlık ve bu gurbet onlara müthiş bir egoizm dersi vermiştir. onun için her biri kendi yuvasında bir kunduza dönmüştür." Yakup Kadri'ye göre suç Türk aydınınındır, ona göre Türk entelektüeli Anadolu halkını sadece iklimsel kuraklığa değil, bilgi kuraklığına bırakıp arkasını dönüp de bakmamıştır bile. "Her memleketin köylüsüyle okumuş yazmış zümresi arasında, aynı derin
Edebiyat
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 202154,6bin okunma