Hakan Ertürk

Hakan Ertürk
@krutrena
brecht'i, tanpınar'ı, einaudi'yi, mednyánszky'yi, caravaggio'yu, ruhi su'yu, söğüt ağacını, nwakaeme'yi, krivetz rüzgârını, hayvanı, suyu ve yıldızları severim.
Also Sprach Zarathustra
8/10
·320 syf.··
2022 9. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2022 10:02
ben kitaplarımı kalemle okurum. altlarını çizmem fakat kenarına küçük işaretler koyarım. bu kitapta işaret koymadığım cümle kalmadı ve işaret koymamaya karar verdim. daha sonra bu kitabı sesli dinlesem acaba nasıl olur diye düşündüm. kutsal bir kitap gibi zaten. audioteka'da arattım. ilgi, kültür, sanat klasikleri içerisinde buldum ve edindim. sessiz bir yere geçtim ve gözlerimi kapadım, ismet numanoğlu'nun o vahiy iner gibi anlattığı sesiyle başladım dinlemeye. kimi zaman gökten inen vahyin yüreğine işlediği muhammet gibi, kimi zaman bulantının ufkunda gezinen antoine roquentin gibi hissettim. bazen ses kaydını durdurdum. düşündüm. geri aldım, tekrar dinledim. durdurdum. üzerine düşündüm. devam ettim. bir süre bu ritüel devam etti. iki asır boyunca bir vahyi dinledim zannettim fakat ses kaydı 1 saati geçmemişti bile. toplam 9 saat 41 dakikalık kitabı yaklaşık 2 haftada dura düşüne bitirdim. ileride, daha boş bir vaktim olduğunda hayatımın birkaç ayını bu kitaba ayırmayı düşünüyorum. neden mi? insanlar da ağaç gibidir. ne kadar yükseğe ve aydınlığa çıkmak isterse, o kadar kuvvetle toprağın altına inmek ister kökleri; karanlığa, derinliğe, kötülüğe. bkz: geistlichen erquickstunden öncelikle bu kitabı okumadan önce üstinsan kavramının ortaya çıkışını bilmekte hafif fayda var. ilk defa heinric miller tarafından kullanılmış bu kavram. tanrı'nın ölümü sonrası kendinde bir güç bulan insanın bir üst seviyesi olarak özetleyebiliriz bu kelimeyi. nietzsche'nin zerdüşt'ü de tam olarak böyle bir üstinsan. zerdüşt dağlara çıkıyor, belki de tanrı'yı öldürmek için, orada bir mağarada uzun yıllar boyunca inzivaya çekiliyor. burada hakikati, gerçeği elde ettiğini düşünüp insanlığı kurtarmak için mağarasından çıkıyor ve o köy senin, bu köy benim dolaşayım derken olaylar gelişiyor.
Felsefe-Düşünce
Böyle Buyurdu ZerdüştFriedrich Nietzsche · Maviçatı Yayınları · 201647,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
6/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2022 00:25
jean baudrillard'ın 1990 yılında yazdığı kitap. okuma yapması oldukça zor diyebilirim. kalemle okuma gerektiriyor. bazı paragraflarda tekrar baştan döndüğüm oldu. bunun sebebi baudrillard'ın bazı kavramları bildiğimiz anlamıyla değil, kendi tanımlarıyla kullanması. mesela öteki kavramı bildiğimizden çok farklı bir anlamda kullanılıyor. kitabın adından da anlaşılacağı üzere 'aşırı fenomenler üzerine bir deneme'. kavramlar aşırı tanımlarıyla kullanılmış ve anlam da düşündüğümüzden çok daha derinlerde yüzüyor. kitap 22 farklı bölüme ayrılıyor. bu bölümlerden ilki orji ve sonrasında özgürlük patlaması üzerine analizler yapılmış. tüm özgürlükleri elde ettiğimizde artık orji sonrasına geçeceğimizi ve bir simülasyon içerisinde kısırdöngüye gireceğimizden bahsediyor. tanrının veya bir şeylerin yok olmasının ölümle değil, hızla çoğalarak gerçekleşeceğinden bahsettiği kısım da burası. cinsel özgürleşme döneminde en az üreme ile en çok cinsel ilişki vurgusu ve bedenin bir metastaz yeri olması tespiti derinlemesine işlenmiş. bunun ardından proletaryanın bir sınıf olmadığını ve bu yüzden sınıflı bir toplumu yıkamadığını iddia ediyor baudrillard. trans-estetik adlı ikinci bölümde ise sanatın her yerde çoğaldığını fakat ruhunu yitirdiğini vurgulamış baudrillard. kitabın en beğendiğim yerlerinden bir tanesi estetik ve sanat kavramlarını geçmiş-günümüz (1990'lar) kıyasıyla yaptığı bu kısımdı. baudrillard eskiden sanatın bir karşıtlıkla var olduğunu fakat günümüzde ortaya çıkan akımların bir karşıtlıktan ziyade, bir farklılıktan doğduğunu belirtiyor. özgün bir yaratıcılığın kalmadığını, bizim de bu akımları kolaylıkla benimseyebildiğimizi ifade ediyor. dünyanın tüm sanayi makineleri estetikleşti, dünyanın tüm anlamsızlığı estetik tarafından güzelleştirildi, derken buna vurgu yapıyor.
Felsefe-Düşünce
Kötülüğün ŞeffaflığıJean Baudrillard · Ayrıntı Yayınları · 2012660 okunma
8/10
·68 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2021 20:59
bize göre anormal olan davranışların delilik sayılması ve birtakım insanların bu delileri iyileştirme gayreti yıllardır üzerine düşündüğüm bir konuydu. çehov benden 129 yıl evvel bir kasım ayında bunu düşünmüş ve öyküsünü yazmış. doktorun, iyileştirmeye çalıştığı bir deliyle konuşarak onu anlamaya başlaması ve onu anladıktan sonra kendini bir deli olarak demir parmaklıklar ardında bulması, tam bir çehov işi. toplum ve aydın eleştirisinin en sağlam örneklerini okuyabildiğimiz kitapta özellikle doktor ile herkesten daha akıllı olduğuna inandığımız dimitriç adlı delinin diyalogları üzerine düşünülmeyi oldukça hak ediyor.
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,2bin okunma
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
kitabı okudukça jack london'ın hayal gücüne hayran kalıyor insan. kişilik bölünmesi yaşayan bir insanın, diğer kişiliğini adem'den önceye götürüp, insan-şempanze karışımı bir canlının dilinden evrimsel bir şekilde anlatması harika bir olay. kitabı okurken gerçekten adem'den öncesine gidiyor, ormanın içinde kayboluyorsunuz. baş kahramanın başına gelenlerin, bir zamanlar atalarımızın başına geldiğini anlıyor ve derin düşüncelere dalıyorsunuz. jack london'ın insan türüne ve insan türünün günümüzdeki davranışlarına dair tespitleri her ne kadar bilimsel olmasa da, bu tespitler oldukça değerli ve üzerine düşünülmeyi hak edecek kadar önemli. yaklaşık 160 sayfa boyunca yarı insan formunda bir şempanzenin ormanda yaşadıkları anlatılıyor diyebilirim. buna dair bir merakınız yoksa okumanızı tavsiye etmem. fakat bir hayvanın düşüncelerinin ve davranışlarının sebeplerini sorgulama merakı olan biriyseniz kitapta bulacağınız çok güzel detaylar var.
Evrim
Adem'den ÖnceJack London · Can Yayınları · 201425,9bin okunma
6/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2019 5. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2019 15:08
ray bradbury tarafından yazılan, yanılmıyorsam 1952 yılında yayınlanan, kitapların birer birer yok edilmeye çalışılmasını konu edinen 21. yüzyılın ortalarında geçtiği düşünülen distopya kitabı. yazının devamında spoiler olabilir. itfaiyeciler ray bradbury tarafından yangınları söndüren değil kitapları yakan devlet görevlileri olarak tasvir edilmiş. kitaptaki baş karakter de guy montag adlı bir itfaiyeci. kitapların, şiirlerin, denemelerin, kutsal kitapların, duygu barındıran her bir nesnenin yakılmasının temel sebebi, düşünmeye ve sorgulamaya engel olmak; bu sayede insanların koşulsuz itaat etmesini sağlayıp mutlu olmalarına sebep olmak. hatta bazı evlerin verandaları bile insanların sorgulamalarına sebep olabilecek yerler olacağı için yakılmış, kaldırılmış. yavaş gitmek düşünmeye sebep olacağı için yasaklanmış, hızlı gitmek teşvik edilmiş. böyle bir ortamda geçiyor hikaye fakat ben atmosferin orwell distopyalarındaki kadar etkileyici tasvir edildiğini düşünmüyorum. yine de zamanında bilim-kurgu kitabı olarak çıkarılmış bu eserin çağını epey aştığını söylemek yanlış olmaz. günümüzde yaşanan sansür olaylarına ve televizyon hegemonyasının kitaplar üzerindeki etkisine de bir ışık tutuyor kitap. baş karakter olan guy montag da tıpkı diğer itfaiyeciler gibi vatani bir görev edasıyla kitapları yakmaktalar ve kitapları yakıyor olmaktan asla rahatsız olmuyorlar. çünkü kitapların insanları en sonunda üzdüğü ve onları intihara sürüklediği bilgisiyle hareket ediyorlar. bir gün guy montag'ın karşısına çıkan 17 yaşındaki kız çocuğu clarisse mcclellan bütün devinimi değiştiriyor ve guy montag'ın sorgulamasına yol açıyor. ardından montag kitapların kendilerine anlatıldığı gibi tehlikeli olmadığının farkına varıyor ve harekete geçiyor. daha fazla kitabın ayrıntılarına girmemek
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2017108,2bin okunma