Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Cebimde hiçbir şey yok,” dedi Lennie kurnaz bir tavırla.
“Olmadığını ben de biliyorum. Eline aldın da ondan. Ne o, ne saklıyorsun avucunda?”
“Bir şey yok George. Yemin ederim bir şey yok.”
“Hadi, ver sunu bana.”
Lennie sımsıkı kapalı avucunu George’dan uzağa kaçırdı. “Sadece bir fare, George.”
“Fare mi? Canlı mı?”
“Yok, değil. Sadece Ölü bir fare, George. Ama ben öldürmedim. Yemin ederim! Buldum. Bulduğumda ölüydü zaten.”
“Ver şunu bana!” dedi George.
“Ne olur bende kalsa, George.”
“Ver sunu dedim!”
Lennie’nin kapalı avucu yavaşça açıldı. George fareyi aldığı gibi suyun öte yanındaki fundalıkların arasına fırlattı. “Ne halt edecektin ölü bir fareyle?”
“Yürürken başparmağımla onu okşuyordum,” dedi Lennie.
“Benimle yürürken fare mare okşamayacaksın, o kadar! Şimdi söyle bakalım, nereye gidiyoruz biz?”