Bir zamanlar, ölmeyecek olan bir aşk için tutulan yasın sanatsal bir sembolü olarak, bir mevsim boyunca menekşe taktığım olmuştur benim. Ama sonunda o aşk öldü tabii. Onu neyin öldürdüğünü unuttum. Sanırım o aşkı öldüren şey, karşımızdaki insanın, benim için bütün dünyayı feda edeceğini söylemesiydi. Bu her zaman korkunç bir andır. O an, insanı bir sonsuzluk korkusuyla kaplar.
İnsanın kendisini azarlamasında da bir zevk vardır. Bizler kendimizi suçladıgımızda, başka hiçbir kimsenin bizi suçlama hakkına sahip olmadığını düşünürüz. İnsanı rahatlatan itiraftır, bu itirafı papaza yapmak değil.