Yel estikçe üstündeki başak yüklü ekinler dalgalanıyor, dalgalanıp hışırdıyordu. Taze ekin, güneşli ekin kokusu başkadır. Günlerce adamın genzinde kalır. Nereye gidersen git, seni taze bir ekin kokusu yeşil yeşil kovalar.
Sarı Sıcak
Bu düz ovanın da göğünden durmadan katar katar olmuş, eğrim eğrim turnalar geçerdi. Gökyüzünde dalga dalga, halka halka, düz çizgi, üçgen turna sürüleri... Ak bulutların üstüne yapıştırılmış gibi. Kara kara noktalar. Sarı Sıcak
Ötede, uzakta, çayırın kıyısında bir çınar vardı. Bir ulu çınar. Dallarının üstüne ak ak leylekler sıralanırdı geceleyin. Sayısız. Bir iki kez takırtıları duyuldu.
Yaşar KemalSarı Sıcak
Bizi tanımlayan şeyleri nadiren kendimiz seçeriz. Ama bazen, başkalarının yüzlerine baktığımda hatları bir Van Gogh tablosu gibi birbirine karışmaya başlardı. Alice Feeney