edanur

edanur
sebep sır zahiridir.
Hasan El-Benna’dan Gençlere Tavsiyeler
1-Şartlar ne olursa olsun ezanı duyduğunuz zaman namaza kalkın. 2-Kur’an’ı Kerim’i okuyun, inceleyin veya dinleyin. Azıcık zamanınızı bile yararsız işlere ayırmayın. 3-Dilinizi düzgün konuşmaya çalışın. Çünkü bu Müslüman olmanın belirtisidir. Arapça’yı öğrenin, çünkü Kur’an en güzel şekilde Arapça ile anlaşılır. 4-Hiç bir konuda aşırı tartışmayın. Zira gösteriş hiç bir zaman yarar sağlamaz. 5-Fazlaca gülmeyin. Çünkü Allah’a bağlı olan gönül, sakin ve vakarlı olur. 6-Maskaralık yapmayın. Çünkü mücahid bir millet, ciddiyetten başka bir şey tanımaz. 7-Dinleyicinin işiteceğinden fazla sesinizi yükseltmeyin. Çünkü bu bencillik ve eziyet vermektir. 8-Kişileri çekiştirmek ve tavırları küçümsemekten sakının. Hayırdan başka bir şey konuşmayın. 9-Karşılaştığınız kardeşlerinizle sizden istemese bile tanışmaya bakın. 10-Görevler vakitlerden fazladır. Vakitten yararlanmak için başkasına yardımınızı esirgemeyin. Yapacak bir göreviniz varsa onu en kısa yoldan en güzel şekilde bitirmeye çalışın. 11-Her hususta temizliğe önem verin. Evinizde, elbiselerinizde, vücudunuzda, iş yerinizde. Çünkü bu din, temizlik üzerine kurulmuştur. 12-Ahdinize, sözünüze ve vadinize vefa gösterin. Şartlar ne olursa olsun bunlara muhalefet etmeyin. 13-Okuma ve yazmanızı sağlamlaştırın. Müslümanların gazete ve dergilerini çokça mütalaa edin. Küçük de olsa kendinize ait bir kütüphaneniz olsun. İhtisas sahibi iseniz branşınızda derinleşin. 14-Hükümet vazifelerine düşkün olmayın ve onları rızkın en dar kapısı olarak bilin. Ama size verildiği zaman da reddetmeyin. Davanın vecibeleri ile tamamen çatışmadığı müddetçe bu vazifelerden ayrılmayın. 15- Malınızın bir kısmı ile davaya katılın, üzerinize farz olan zekâtı cemaate verin. Geliriniz ne kadar az olursa olsun, ondan fakir ve yoksullara bir hak
Siyaset
Reklam
Hz. Muhammed ( s.a.v.)
A: Aranızda selâmı yayın. B: Besmele her hayrın başıdır. C: Cennetin anahtarı namazdır. Ç: Çocuk 7 yaşına gelince,namaz kılmasını söyleyin. D: Dua edenle âmin diyen sevapta ortaktır. E: En hayırlınız ailesine en çok faydası olandır. F: Faiz ağır bir günahtır. G: Güzel söz sadakadır. H: Hayra vesile olan onu yapan gibidir. İ: İnsanların en hayırlısı Kur'an'ı öğrenen ve öğretendir. K: Kişi sevdigiyle beraberdir. L: Laf getirende ve götürende hayır yoktur. M: Müslüman herkesle iyi geçinir. N: Namazda şifa vardır. O: Oruç tutunuz, sıhhat bulursunuz. Ö: Önce selâm, sonra kelâm… P: Pişmanlık tevbedir. R: Rabbin rızası;anne-babanın rızasına bağlıdır. S: Sıla-i rahim farzdır. Ş: Şirk üzere ölen cehenneme gider. T: Tebessüm etmek sadakadır. U: Uykudan uyanan ellerini yıkasın. Ü: Üç kişi bir arada iken,ikisi üçüncüden ayrı olarak fısıldamasın. V: Veren el alan elden iyidir. Y: Yaşlılara hürmet ediniz. Z: Zenginlik mal zenginliğiyle değil, gönül zenginliğiyle olur.
"Hoş geldin, hoşnutluk getirdin Yâ Habîballâh.! Senden gelen ne varsa baş-göz üstüne.. Işığı sevmeyen yarasalar rahatsız olsa da, nurunun aydınlattığı bu kutlu yolda ardınca yürümeye devam edeceğiz.! Binlerce salât ve binlerce selam sana.. Hayırlara vesile olmasını temenni ederim.!
1958 yılında ABD’de bir öğretmen dergisinde Alexander Calandra imzalı bir yazı yayınlanır: Bir fizik hocası ile öğrencisi sınav sorusuna verilen cevap hakkında anlaşmazlığa düşerler ve tecrübeli öğretmen Calandra’nın hakemliğine başvururlar. Soru şöyledir: “Bir binanın yüksekliğini bir barometrenin yardımı ile nasıl bulursunuz?” Öğrenci de bu soruya cevaben: “Barometreye bir ip bağlar, binanın çatısından aşağı sarkıtır ve barometrenin yere değdiği noktada ipi ölçerim” yazar. Tabii ki öğretmenin beklediği yanıt bu olmasa da binanın yüksekliğinin bu yöntemle ölçülebilirliği de ortadadır. Calandra tartışmayı uzatmamak için öğrenciden hemen o anda bu soruyu başka bir yanıt ile cevaplamasını ister. Öğrenci bu kez: “Ama bir tek yanıt yok ki, pek çok yöntem var” diye cevap verir. Calandra “Peki” der. “Düşünebildiğin kadar yanıt ver o zaman. Ama mümkünse cevapların en az birinden fizik çalışmış olduğunu anlayalım. Öğrencinin ilk cevabı şöyle olur: “Barometreyi çatıdan aşağı bırakırsınız ve bir kronometre ile kaç salisede yere çarptığını hesaplayıp x=0.5*a*t^^2 formülü ile yüksekliği bulursunuz.” Beklenen cevap bu olmasa da cevap fizik bilgisi içermektedir. Öğrenci cevaplarını sıralamayı sürdürür: “Güneşli bir günde barometreyi dik tutup gölgesini ölçersiniz ve sonra da binanın gölgesini ölçüp orantıyı barometrenin yüksekliği ile çarparsınız” Bu cevap da doğrudur Öğrencinin üçüncü cevabı da şu olur: “Merdivenleri çıkarken duvar boyunca barometrenin yüksekliğini defalarca işaretleyerek çıkar ve işaret sayısı ile barometrenin yüksekliğini çarparsınız” Bu da doğrudur elbette ama dördüncü cevap öğretmenlerin küçük dillerini yutmalarına neden olur; çünkü yanıttan öğrencinin fiziği çok iyi bildiği anlaşılmaktadır: “Küçük bir ipe bağladığınız barometreyi önce yerde sonra da çatıda
6 küçük hikaye -----:-:-:-:-:---- { 1 } Gunun birinde köy halkı yagmur duasina çıkmayı kararlaştırdılar ... o gun geldiginde sadece küçük bir çocuk elinde şemsiyesi ile gelmişti İşte bu İnançtır ----------------- { 2 } NE ZAMANKI . bir bebegi sevmek icin havaya firlatsan bebek kahkahalar atar çünkü o bilirki siz onu tutacaksiniz . İşte bu GÜVENDİR ------------------ { 3 } Hergece rahat bir sekilde yataga gideriz. Sabaha uyanacagimiza bir garantimiz yoktur ama yinede alarmi kurariz . İşte bu ÜMİTTİR ----------------- { 4 } BİZ, Yarınlar için büyük planlar yaparız fakat gelecegimiz sadece tahminlerden ibarettir ve sıfır bilgiye sahibizdir İşte bu Güven ve rahatlık