edanur

edanur
sebep sır zahiridir.
1224 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
10/10
·317 syf.·
2019 39. kitabı
Bu kitabın yazılmasındaki ihtiyaç nedir? Kitapta yer alan her bir deneme gerek Müslümanlar için gerekse yaşadığı toprağı seven, ülkesi içinde belirlenen hedefleri kabul etmeyen insanların, her okuduğu satırda kendine bir pay çıkaracağı bir baş ucu kitabı olma niteliğindedir. Kısaca, günümüz ve gün ötesi sorunları ele alıp çözümler sunan efsane bir denemeler bütünüdür. Taşları yemek yasak! Çünkü alışılagelmiş bir yasak herkes tarafından, sorgulamadan kabul edilirdi. Kimse kendisini yoracak olan düşünme eylemine girişmezdi, sorgulamazdı. Sorgulamak önemli, çünkü sorgulamayan insan gerçek bilgiye ulaşamaz. İncelemeyi İsmet Özel'in kitap arkası, şu sözleriyle bitireyim, "bana bu kitabı bendeki esaslı bir gösteri sunma hevesi değil, Türkiye'de yaşayan Müslümanların gönüllerinde böyle bir kitabı hazır bulundurdukları zannı içinde olmam yazdırdı. Beşerin gönlü tutturduğu istikametle şekil alır, itikadımca..."
Taşları Yemek Yasakİsmet Özel · Tiyo Yayınevi · 20244,069 okunma
Reklam
Puan vermedi·125 syf.·
2019 36. kitabı
"Yusuf u cinler kaçırınca yedi yaşında önce annesiyle babası karalara büründü, sonra yavaş yavaş güzel Yusufun yokluğuyla kendine çirkinlik bulaşmış herkes siyahı seçti ..." Sonrası... Sonrası İsmet Özel'in gözünde bir Yusuf ve Şivekar masalı. Muhteşem bir anlatım, şiir değil öykü değil, Şükrü Erbaş kitaplarında rastladığım hep, şiir-öykü tarzında bir kitap. Beni çok etkilediğini belirtmek isterim, hepimiz Hz. Yusuf'un hikayesini biliyoruz belki de, ama Özel'in kalemine bulaşınca bu hikaye, sanki yaşanmamış ve yaşanması pek mümkün olmayan bir hikayeymiş gibi geliyor. Yusuf peygamberin hayatı zaten beni çok etkilerken bir de böyle okumak beni mest etti... Yazdıkça kendimi tekrara düşeceğim en iyisi kitabı okumanız.
Bir Yusuf Masalıİsmet Özel · Şule Yayınları · 20122,847 okunma
6/10
·124 syf.·
2019 13. kitabı
Ali Ahmet Sait Eşber, nam-ı diğer Adonis, oldukça ünlü Arap şair... Bir kez daha teyit ettim ki şairlerin şiirlerini ana dillerinden okumalı ve anlamaya çalışmalıyız, çünkü başka bir dile çevrilen şiirler ruhunu kaybediyor. Tıpkı bu usta şairin şiirlerinde olduğu gibi. Şiirlerine asla kötüydü diyemem ama derin anlamlar barındırabilecek potansiyelde satırlar vardı fakat -çeviri sonucunda- hepsi ziyan olmuş gibi geldi bana. Bu nedenle kitabın Türkçesini beğenmedim, kendi dilinde yazılmış hali ile ilgili bir görüşe sahip değilim ne yazık ki.
Rüzgarda YapraklarAdonis · İyi Şeyler · 1998592 okunma
Puan vermedi·144 syf.·
2019 2. kitabı
"Ey biçare hasta! Merak etme sabret Senin hastalığın sana dert değil Belki bir nevi dermandır " İnsanın başına gelen musibetler, hastalıklar, türlü şeyler dışardan bir bela gibi görünse de içinde bizler için bir nimet vardır. Örneğin, eğer hastalık olmasa sağlık, sıhhat bizlere gaflet verir, geçici bu dünyayı hoş gösterir, nefsimize yenilmemize neden olur, ahireti unutturur. Sık sık ölümü hatırlamalı, ahireti unutmamalıyız. İşte hastalık, bize ebedi hayatın varlığını hatırlatır, ölümü hatırlatır... Bu hayatımızı boşuna sarf etmememiz gerektiğini hatırlatır. İşte bu risalede bize hastalığın da nasıl bir nimet olduğu, içinde bizler için ne hakikatler barındırdığı açıkça belirtilmiş.
Hastalar RisalesiBediüzzaman Said Nursî · Söz Basım Yayın · 20132,600 okunma
10/10
·120 syf.·
2018 36. kitabı
Final haftasında adeta ilaç gibi gelen bir Tarık Tufan eseri. Kekeme Çocuklar Korosundan sonra bir göz atmak için elime aldığım bu kitabı bir daha bırakamadım. Bir solukta bitti. Yeni yeni tanıştığım yazarın her eseri bende ayrı bir yer edinecek sanırım. Kitabın arka kapağında da söylediği gibi, hayat hızla akarken, yavaş gidenleri, yorulanları, rekabete güç yetiremeyenleri, yani bu düzeni kaldıramayanları anlatmış bizlere.. Yer yer Maria Puder, Sartre, Kafka, Raif Efendi gibi hayatlara değiniyor. Yer yer Kudüs, Diyarbakır, Gazze veya İstanbul'da yorgun düşmüş hayatlara dokunuyor... Kitaptan bazı alıntılarla devam edelim , ** "şehrin en uzak ucundan bir adam koşarak geldi ve; 'Ey kavmim!' dedi, :Bu elçilere uyun! Sizden hiçbir karşılık beklemeyen ve kendileri doğru yolda olan bu kimselere uyun! '" Yasin Suresi 20-21 ... Kavmi elçileri yalanladığında, uğursuzlukla itham ettiğinde, zarar vermeye hazırlandığında koşarak gelen adam benim kahramanım. ... O adam bizim şehrimize de gelse. Bütün kirlerimizden arındırsa bizi. Rahman'ı anlatsa. Bizden hiçbir karşılık beklemeyen mübarek Elçi'yi ve dostlarını. Haydar'ı Kerrar'ın cenklerini, Sıddık'ın geniş yüreğini, Hattab'ın oğlunun adaletini ve Zinnureyn'in utanma duygusunu... Koşarak gelse. Biz tükenmeden, ruhumuzu tüketmeden önce gelse. ** Bu mekanikleşen dünyaya bir adam girse koşarak... Dünyada eksik kalan tüm bu duyguların canlı örneklerini sunmuş bizlere, kısa kısa denemeler halinde. Çekilen acıları, bu döngüye ayak uyduramayanların ve yorgun düşen insanları kafamıza çaka çaka anlatmış. Yeterince kendinizi vererek okursanız sizi ağlatabilecek, dünyanın gerçeklerinden bahsediyor... hem de her cümlesinden edebiyat akıtarak. Her neyse bu kadar ip ucu yeter, kesinlikle alın okuyun derim hatta bununla birlikte Kekeme
Edebiyat
Bir Adam Girdi Şehre KoşarakTarık Tufan · Profil Yayıncılık · 20199,9bin okunma
Reklam