Bu kitaba yorum yapmak oldukça zor, yorumlara incelemelere bakmadan alın okuyun.Savaş ve Barış’tan sonra daha iyi klasik okumam sanmıştım. Büyük yanıldım. Ne yaptın sen Hugo bin yedi yüz sayfa heyecanla okutup,son on sayfasını hüngür hüngür ağlatmayı nasıl başardın. Büyük bir merakla okurken, kurguya da ayrı biz üzülüyordum... Sadece Fransa’nın değil bütün dünyadaki sefaleti anlatıyor. Bu yüzden Hugo kitabına başlarken evrensel bir kitap olarak nitelendiriyor ki bu çok doğru.Ve şöyle ekliyor yazar umarım bütün toplumlar bu kitabı okur çünkü onlar için yazdım diyor. Kitap tamamen toplum tarafından sefalete sürükleyen insanlar ve toplumun onları kabul etmediği gerçeğini yansıtıyor.Yazar, topluma yön vermiş tarihi olayları kendi politik görüşleri ve kendi doğrultusunda ele alıyor. Ve bazı yerlerde bunu çok güzel dile getiriyor “Çağların bahtsızlığı dilerse eskiden ayaklanma denen ve politik çatışmaların yanında çocuk oyuncağı kaldığı o şiddetli sarsıntılar ezilenin ezene karşı mücadelesi olmaktan çıkıp sefaletin refaha isyanı haline gelir. Ve o vakit her şey yerle bir olur.”“Devrimin ahlaki bir anlamı vardır gelişen hak duygusu görev duygusunu geliştirir.”“Toplumsal veremin adı sefalettir.”2.cilt syf 313-315...
Jean Valjean: sefaletin onu ekmek çalmaya zorlamasıyla başlar. Kürek cezasıyla devam eder. Daha sonra yaptığı iyiliklerle o dönemin( bana kalırsa şimdiki zamanı bile) sosyolojik özetini ortaya koyan baş karakter. Bu karakter sayesinde şunu da görüyoruz ki özgürlük insanı harekete geçiriyor. Geçmişinde yaptığı bir mecburiyet yüzünden sürekli kafasını kemiren o geçmiş ve bir rahiple tanıştıktan sonra onu iyiliğe güzelliğe insanları kurtarışa sürüklediği bir hayat kadar kendini de mahvediyordu.
İçerik hakkında fazla bilgi vermeden yorumu bitireyim. Kitap,okunması