Oblomov ellerini ovuşturarak düşündü: "İşte bak, Anisya bile, olacak şey mi diyor. Ah mutluluk! Mutluluk! Sen ne kadar zayıf, ne kadar cılız bir şeysin! Duvak, portakal çiçekleri, aşk... Bunlar güzel ama para nerede? Ey aşkın meşru ve temiz mutluluğu! Demek seni de satın almak gerek?"
Sen daha gençsin: Dünyada ne tehlikeler olduğunu bilmiyorsun.
İnsan her zaman nefsine hâkim olamaz. Bazen şeytana kapılır, gözleri kararır, ne yaptığını bilmez olur, kafasını duman bürür.
Temizliğe ve masumluğa olan saygısı bir girdaba sürüklenir. Bir tutku insanı sarar, o zaman kendimize hâkim olamayız artık. Ayaklarımızın altında bir uçurum açılır.
Bu söylediklerinde kendimi buluyorum. Benim için de sensiz günlerin ve hayatın anlamı yok. Gece rüyamda hep çiçekli vadiler görüyorum. Seni görür görmez iyi bir insan oluyorum, bir şeyler yapmak istiyorum. Sensiz sıkılıyorum, tembelleşiyorum. Sırtüstü yatıp hayale dalmak istiyorum. Sen beni... beni sevmekten utanma...