okt- (< ok+ı-). İlk dönemlerde ve hatta bugün hâlâ Anadolu'nun çeşitli yerlerinde "çağırmak, davet etmek" mânâsına gelen bu fiilin daha sonra "oku-mak" anlamına gelmesini, "*okun ucuna bir takım işaretler koymak sûretiyle haber yollamak" mânâsından çıkarabiliriz. Ayrıca Anadolu'da bugün "düğün davetiyesi" mânâsında bir oku kelimesi kullanılıyor: <*ok+ı-g
Bir ekin "tarafsızlığı" bir gramer şeklinin birden fazla fonksiyon ve mânâyı yüklenmesi demektir. Meselâ bugün gelip, gidip, oturup, kalkıp dediğimiz zaman bu eylemleri kimin yaptığını bilemeyiz. Yani -ip eki şahısları ifade bakımından "tarafsız" bir ektir. Hangi şahsı kastettiğimizi anlatmak için cümlede muhakkak bir belirleyici unsur kullanmamız gerekir ki bu da genelde şahıs zamirleridir. Halbuki -di "tarafsız" bir ek değildir, çünkü bu hâliyle 3. şahıstır, başka bir şahıs olamaz.
Duaların, hatta ve hatta Koca Tanrı'nın bile seni kurtaramayacağı bir yere gitmenin korkunçluğunu düşün. Bir bakıma namuslu bir seçim yapabilme talihini yitirmiş olmakla, "iyiyi" yeğlemiş oluyorsun. Ben böyle olmasını isterim 6655321; Tanrı yardımcımız olsun.