İçimde neler olduğunu hissetmiyor musunuz? Anlamıyor musunuz? Konuşmakta bile güçlük çekiyorum. Tam şuramda... verin elinizi, tam şuramda bir şey, taş gibi ağır bir şey duruyor, derin bir acı duyuyormuşum gibi. Garip değil mi, acı da, sevinç de insanda aynı etkiyi yapıyor; soluğumuz kesiliyor,insanın ağlayası geliyor. Ağlasam belki rahatlarım; tıpkı büyük acılarda olduğu gibi...
Aşk ciddileşmiş, ağırlaşmış, bir çeşit ödev haline gelmişti. Birbirleri üzerinde hakları vardı artık. Gizli kapaklı yanları kalmamıştı. Anlaşmazlıklar, kuşkular gittikçe azalıyor ya da daha açık, daha kesin sorulara yol açıyordu.
Ah yarabbi, ne olur insan bu hiç bu sıkıntıları duymadan yalnız aşkı duyabilse! Bu ne belalı şey! Ateş gibi yakıyor içimi. Rahat yok, kurtuluş yok bundan. Birdenbire içime dolan bu kaygılar,tasalar nedir? Aşk bir hayat okulu,ama ne zor bir okul!