Her şey çok hızlı, herkesin acelesi var.Üstelik benim de.Zaman gitgide hızlanıyor sanki.Ben zamanımın akmasını bile istemiyorken hızlıca geçiyor günlerim. Zaman geçtikçe yaptığım her şeyi otomatikleşiyor.Günden güne azalıyor deneyimlediklerim, heyecanlarım,endişelerim yaşayışım.Biliyorum çok aptalca ama yaşlandığımı hissediyorum ve bundan öylesine korkuyorum ki..Yeni bir güne henüz uyanmışken bir günün uyandığım son gün olacağından endişe duyuyorum.Ölüm anından korkmuyorum belki ama ölecek olma fikri tüylerimi diken diken ediyor. Kimse için değil, hiçbir şey için değil.Benliğimin kayboluşu için artık olmayacağım için...Ben seviyorum yaşamayı romantize etmiyorum üstelik.Hayatı tüm sertliği ile kucaklıyorum; zorluğu, öfkeyi, nefreti, kıskançlığı,insanların tüm çirkin hallerini, hallerimi...Yok olmak istemiyorum,hiçliğe karışmak istemiyorum. Nasıl olabilir ki hem? Her şey bu kadar gerçekken, her şey bu kadar varken bir zamanlar nasıl yoktu ve bir zamanlar nasıl olmayacak? Ne kadar basit! Ne kadar da basit! Nasıl böylesine basit! Olmamalı! Olmasın!