Ve madem her güzel, güzelliğini sever ve elinden geldiği kadar muhafaza etmek ister.Ve bozulmasını istemez. Ve madem güzellik bir ni'mettir. Ni'mete şükredilse,ma'nen ziyâdeleşir. Şükredilmezse değişir,çirkinleşir. Eğer o güzelin zerre aklı varsa,bu güzel ve parlak ve ebedi neticeyi elinden kaçırmayacak.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İşte ey hayat-ı dünyeviyenin zevkine mübtela ve endişe-i istikbâl ile istikbalini ve hayatını te'min için çabalayan biçareler! Dünyanın lezzetini,zevkini,saadetini, rahatını isterseniz,meşrû dairedeki keyfe iktifa ediniz. O keyfinize kâfidir.
"Ey insan! Yaptığın hizmet, ettiğin ubûbiyet boşu boşuna gitmez. Bir dâr-ı mükâfât,bir mahall-i saadet senin için izhar edilmiştir. Senin şu fâni dünyaya bedel,baki bir cennet seni bekliyor."
"Ey insan! Bilir misin nereye gidiyorsun ve nereye sevk olunuyorsun? Otuz ikinci söz'ün âhirinde denildiği gibi: Dünyanın bin sene mes'ûdane hayatı,bir saat hayatına mukabil gelmeyen cennet hayatının; ve o cennet hayatının dahi,bin senesi bir saat rü'yet-i cemâline mukabil gelmeyen bir cemîl-i Zülcelâl'in daireyi rahmetine ve mertebe-i huzuruna gidiyorsun. Mübtelâ ve meftun ve müştak olduğunuz mecazi mahbublardaki ve bütün mevcudât-î dünyeviyedeki hüsün ve cemâl,onun cilve-i cemâlinin ve hüsn-ü esmasının bir nev-i gölgesi; ve bütün cennet, bütün letâifiyle,bir cilve-i rahmeti; ve bütün iştiyaklar ve muhabbetler ve incizablar ve cazibeder bir lem'a-i muhabbeti olan bir Ma'bûd-u lemyezel'in,bir Mahbubu layezelin dairei huzuruna gidiyorsunuzdur.Ve ziyafetgah-ı ebedisi olan cennete çağırılıyorsunuz. Öyle ise kabir kapısına ağlayarak değil,gülerek giriniz.'