Puan vermedi·344 syf.··
2026 51. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 16:37
2024 Don Kişot İyi Edebiyat ödülü’nü kazanan Kül Şehir kitabı ile geldim. Arkadaşımın övgüleri ile okumaya başladığım bir kitaptı ve kesinlikle söylendiği kadar varmış. Okuduğum en güzel dönem kitaplarından birisi oldu. 1870’li yılları konu alan bu eser, akıcı ve anlaşılır diliyle okuru daha ilk sayfalardan içine çekiyor. Merak duygusunu sürekli diri tutan anlatımı sayesinde kitabı elinizden bırakmadan okumak istiyorsunuz. Romanda, bir baloda yolları kesişen Rum kızı Panayota ile Türk kızı Şefika’nın dostluğuna tanıklık ediyoruz. Farklı kültürlerden gelen bu iki genç kızın kısa sürede kurduğu bağ mektuplaşmalarla daha da derinleşir ve dönemin toplumsal yapısına rağmen güçlü bir arkadaşlığa dönüşür. Bir gün Panayota’nın yaşadığı bölgede büyük bir yangın çıkar. Bu felakette ailesini kaybetmesi ve kardeşi Mihail ile birlikte tulumbacı Sarı Ali tarafından kurtarılması, onun hayatını tamamen değiştirir. Yangın sonrası yardım için kurulan çadırlarda geçen zorlu yaşam, açlık, hastalık ve yalnızlıkla verdiği mücadele, onun ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor bize. Panayota’nın yaşadığı acılara üzülmemek mümkün değil ancak hayata tutunma çabası ve pes etmeyen ruhu hayranlık uyandırdı bende. Genel olarak eser, hem duygusal hem de sürükleyici anlatımıyla uzun süre etkisinden çıkamayacağınız, düşündüren ve hissettiren güçlü bir roman. Özellikle dönem kitaplarını seviyorsanız kesinlikle tavsiye ederim.
Kül ŞehirHakan Karakaşoğlu · The Kitap · 202478 okunma
Bu hikâye, sabrın mükâfatı.
9/10
·960 syf.··
2026 150. kitabı
Bu kitap benim için inişli çıkışlı ama güçlü bir okuma deneyimi oldu. En baştan söyleyebilirim ki: Bu hikâye gerçekten büyük. İlk sayfalardan itibaren tempo yüksek. Çoklu olay örgüsü nedeniyle genel ilerleyiş zaman zaman yavaş hissettirse de, sahne içinde akıcılık var. Özellikle ikinci kısımdan sonra kitap tam olarak benim sevdiğim tempoya ulaştı. 400. sayfadan sonra ise ilk kez gerçekten duygusal olarak etkilendim. Anlatımın güçlendiğini, gerginliğin daha iyi verildiğini hissettim. Ve o noktada şunu fark ettim: Bu seri, başından beri beni bu finale hazırlıyormuş. Yazarın en güçlü yaptığı şey bence burada ortaya çıkıyor. Serinin başında yapılan en küçük iyilik bile yıllar sonra geri dönüyor. Hikâye adeta bir kelebek etkisi gibi işliyor. Ama… Benim için en büyük sorun, yazarın zirveye ulaştığı yerde durmaması oldu. Heyecan çok uzun süre yüksek tutulmaya çalışılıyor ve çözülmesi gereken yerde bile hikâye uzamaya devam ediyor. Bu da bir noktadan sonra o gerginliğin kopmasına neden oldu. Savaş sahnelerini genel olarak çok sevdim, gerçekten sinematikti. Ama bazı yerlerde fazla uzatıldığını hissettim. Birçok güçlü anın tek bir savaş içine sıkıştırılması, bir süre sonra etkisini azaltıyor. Aksiyonun içine yerleştirilen uzun diyaloglar da zaman zaman tempoyu düşürdü. Ve bu yüzden, aslında çok iyi kurgulanmış bir final bölümü bende beklediğim etkiyi tam bırakamadı. Sonunda biraz “gazı kaçmış gazoz” hissi kaldı diyebilirim. Bir de serinin genelinde olduğu gibi bu kitapta da yazım ve editöryal hatalar dikkatimi çekti. Bu da okuma deneyimimi yer yer zorlaştırdı. Ama tüm bunlara rağmen… Bu kitap benim için bir ödül gibiydi. Yer yer sıkıldım, hatta bırakmayı düşündüğüm anlar oldu. Ama şimdi dönüp baktığımda, yine okurdum. Sonuç olarak: Kusursuz değil ama çok güçlü bir finaldi. Ve
Kül KrallığıSarah J. Maas · Dex Kitap · 20201,433 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·%28 (64/224 syf.)·
Okuduğum birçok dini kitaba nazaran her mümin için geçerli olan emir ve yasakları günümüz bakış açısıyla ele alan bir kitap. Örneğin "kul hakkını" alışılagelmiş örneklerin dışına çıkarmış olması beni oldukça etkiledi. Gerek kamu hakkı gibi büyük bir haktan gerekse sosyal medyada beğendiğimiz, paylaştığımız yorumlar gibi küçük gördüğümüz haklardan, dijital ayak izimizin de amel defterimizde önemli bir yer kapladığından bahsediyor yazar. Her seferinde yeni bir başlık ve o başlığa uygun güncel örneklerle karşımıza çıkması da kitabı daha akıcı ve etkileyici kılıyor.
Panik Yok! Ben MüslümanımTalip İçöz · Yüzleşme Yayınları · 20213 okunma
Puan vermedi·392 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 22:36
Bizi yaratana nasıl kul olduğumuz, ne kadar olabildiğimiz onu ne kadar bildiğimizle yakından ilgili. İnsan, bilmek için çok cabalar ve bildikçe tanır, tanıdıkça anlar, anladıkça da kulluğa meyli artar. His bambaşka bir boyutudur işin,onun bilmekle her zaman işi olmayabilir. Ekrem Demirli Esma-i Hüsna'yı yazarken dört bölüm olarak düşünmüş ve "zarını anlatan isimler/ ilahî bilgi hakkındaki isimler/bilgi ve varlık irtibatı/ilahi isimler ve insanın ahlakı bölümlemeleri ile 99 esmayı birbiriyle anlaşalım düzeyde ilgilileri birlikte alarak konu ve tema bağlamında tekrara düşmekten sakınmış, özellikle drSadreddin Konevî'den bolca alıntı yapmış. Ilmimiz amelimizi artırsın,okuru bol olsun.
Esma-i Hüsna: Allah'ı İsimleriyle TanımakEkrem Demirli · Fikriyat Yayınları · 202429 okunma
10/10
·384 syf.··
2026 57. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 18:08
"Kul yara açar Allah kapatır." Tüm dengeleri altüst eden bir deprem... Boğazına kadar kötülüğe bulaşmış bir köy... Bu köyün iyiliği için mücadele veren iki yiğit... Yuvaları dağıtan, masumları canından eden kan davası... İhanet, acı, karşılıksız iyilik, merhamet, pişmanlık ve daha fazlası... Karakterlerin, yaşadıkları olaylara bakış açıları ve teslimiyetleri bana çok şey öğretti. Yaşanan tüm sıkıntılara sabretmeyi ve tüm kalbimizle Allah'a teslim olmayı çok güzel anlatan bir kitaptı. Kitapla bağdaşlaştırdığım bir ayetle cümlemi bitirmek istiyorum. "De ki: Hak geldi; bâtıl yıkılıp gitti. Zaten bâtıl yıkılmaya mahkumdur." İsra/81
Yanık BuğdaylarAhmed Günbay Yıldız · Timaş Yayınları · 20254,417 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2026 76. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 18:46
Kül Şehir – Hakan Karakaşoğlu Kül Şehir benim için sadece sürükleyici bir roman değil, aynı zamanda atmosferiyle içine çeken bir deneyim oldu. Daha ilk sayfalardan itibaren kendimi olayların tam ortasında hissettim ve sayfalar ilerledikçe merak duygum giderek arttı. Kitap, tarihî dokuyu, gizemi ve aksiyonu başarılı bir şekilde harmanlayarak temposunu son ana kadar koruyor. Romanın en güçlü yönlerinden biri, arka plandaki tarihî atmosferi canlı bir şekilde hissettirmesi. Mekân tasvirleri ve dönemin ruhu o kadar başarılı aktarılmış ki okurken adeta kendinizi sokaklarında dolaştığınız bambaşka bir şehrin içinde buluyorsunuz. Hikâye ilerledikçe karakterlerin sırları, karşılaştıkları tehlikeler ve çözmeye çalıştıkları düğümler de merakı sürekli canlı tutuyor. Benim en sevdiğim noktalardan biri ise olayların tekdüze ilerlememesi oldu. Her bölümde yeni bir ayrıntı öğreniyor, tahminler yürütüyor ama çoğu zaman yanıldığımı fark ediyordum. Bu da kitabı elimden bırakmadan okumamı sağladı. Karakterlerin yaşadığı ikilemler ve verdikleri kararlar da hikâyeyi daha gerçekçi kılan unsurlardandı. Yazarın dili oldukça akıcı ve sade. Gereksiz ayrıntılara boğmadan merak unsurunu diri tutmayı başarıyor. Özellikle tarihî kurgu, gizem ve macera türünü sevenler için keyifle okunabilecek bir eser olduğunu düşünüyorum. Ben okurken hem olay örgüsünden hem de atmosferinden büyük keyif aldım ve kitabın aldığı ödülün nedenini rahatlıkla anlayabildim.
Kül ŞehirHakan Karakaşoğlu · The Kitap · 202478 okunma