Her kelimesi abdestli yazılan o kitap
10/10
·590 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 18:35
Bazı kitaplar okunur ve biter. Bazıları ise son sayfası kapandığında asıl yolculuğunu başlatır. Bülbülün Kırk Şarkısı benim için böyle bir kitaptı. Bu kitabı okurken tarih öğrenmekten çok bir hissin peşinden yürüdüm. Bazen bir bülbülün feryadında, bazen bir gülün sessizliğinde, bazen de satır aralarına saklanmış hikmetlerde durup düşündüm. Kitabı bitirdiğimde zihnimde olaylardan çok cümleler kalmıştı. "Medine mescidi bir nur idi, Müslüman olmak onur idi." Ve ardindan : "Hidayet ki nasip olmaz her kula; Allah vermeyince kim araya, kim bula." Belki de en çok bu yüzden dokundu bana. Çünkü insan bazen her şeyi kendi çabasıyla elde ettiğini zannediyor. Sonra bir cümle geliyor ve hatırlatıyor: Yol bizim yürüdüğümüzdür ama menzile ulaştıran Rabbimizdir. Kitabın sonunda içimde kalan duygu; iyiye, güzele ve doğruya yönelmenin aslında bir ömürlük yolculuk olduğu oldu. Bazı kitaplar bilgi bırakır. Bazıları iz bırakır. Bu kitap bende iz bırakanlardan oldu. 10/10
1000Kitap
Hz. Muhammed (Sav) İçin Bülbülün Kırk Şarkısıİskender Pala · Kapı Yayınları · 202616 okunma
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
YAKAZA DÜŞLERİ ~ İBRAHİM ZAHİD ALTAY İçerik; Öykü Büyülü gerçekçilik İbrahim Efendi’nin asırlar süren yolculuğu Tarihi olaylar, mitolojik yansımalar Arayış, yolculuk, mizah 112 sayfa Selam dostlar… Bir süredir öykü kitabı okumuyordum. @ibrahimzaltay dan #yakazadüşleri ne başladığımda beni farklı farklı öyküler bekleyecek sandım fakat durum öyle değil. Baştan sonra tek bir öykü var fakat aşılar süren bir uzun öykü Nasıl mı? İbrahim Efendi adında biraz alim biraz mecnun, azıcık meraklı çokça vicdanlı, hakikatin peşinde diyar diyar dolaşan bir kulla yollarım kesişti. Hayatın özünü içinde barındıran Han ırmağının kenarındaki ağacın gölgesinde serinlerken köklerine çekildik aniden. Fakirhanelerden girdik, dergahlardan çıktık. Varoşlarda gezindik, saraylarda yaşadık. Kâh Dede Korkut’tan masallar dinledik, kâh Olimpos dağında felsefe yaptık. Yedi iklim, diyar diyar gezdik. Savaşlar oldu, devletler yıkıldı, analar ağladı, sevenler kavuşamadan öldü. Her gittiğimiz yerde bir şey öğrendik. Sevdiklerimizi gece gündüz demeden koruduk. Bize sırt çevirenlerden lafımızı esirgemedik. Çağları aşan, diyarları dolaşan, devletlere misafir olan bu İbrahim Efendi ile nice kelam ettik de bu uzun yaşamın sırrını sormayı unuttuk. Sahi, tüm çağlarca tanıklık eden kimdir? Ben bu eseri farkı özünde barındırdığı için ayrı sevdim. Okurken İbrahim Efendi’nin kanatlarının altındaymış gibi hissediyorsunuz. Bu özdeşleşmeyi sevdim. İnsan beyninin sınırlarını aşan büyülü bir atmosferle tarihi harmanlamak büyük cesaret ve övgüyü hak ediyor. Ben çok sevdim hem bu uzun öyküyü hem de İbrahim Bey’in anlatımını. Size de tavsiyemdir efendim Okuma listemin 1688.kitabı… Eseri Melis Ünler nın #cevizinseçkisi etkinliğinde “Bitkili kitaplar” okuması için ve yine Melis’in #kısakısaokuyoruz
Yakaza Düşleriİbrahim Zahid Altay · Sahi Kitap · 202514 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·184 syf.·
2026 44. kitabı
Gerçek zenginliği ve gerçek fakirliği sadece dünya penceredinden bakan insanlara, İmam ahiret penceresinden baktırmış kitapta. Dünya penceresinden baktığımız zaman, zenginliğin; mal mülk evlat olarak görüyoruz fakirliği ise punlardan noksan olarak. İmam ise gerçek zenginliğin: Kim, kendi zenginlik sebebine muhtaç olur, ona dayanır ve güvenirse ona zengin denmez. Çünkü o, vasıtalara muhtaç olan birisidir. Bir kişi ancak, sebepleri yaratan Zât'ın rahmetine, hikmetine, tasarrufuna ve güzel tedbirine vâkıf olduktan sonra O'nunla zenginleşir ve sebeplere dayanma illetinden kurtulursa “zengin” diye vasıflanabilir. Kim, sebeplere güvenip dayanma ve Hakk'ın hükmüyle —O'na boyun eğerek— çekişme hastalığından kurtulursa, onun kalp zenginliği gerçekleşmiş olur. Kişi, Allah'ın güzel tedbirine vâkıf olup kalbi bununla zenginleştiğinde, sadece bununla tam zengin sayılmaz. Bir de buna, Allah'ın hükmüne boyun eğerek teslim olmanın eklenmesi gerekir. Çünkü Allah'ın hükmüyle çekişip başka hükümlere başvurmak, seçme hakkını kullanmadaki düşüncesizliğe delalet eder ki bu, seçme hakkını kullanan kimsenin seçilen şeye muhtaç olduğunu gösterir. Allah'ın dilemediği bir şeye ihtiyaç hisseden kimseye, Allah'ın tedbirini gözeterek zengin olmuş denemez. Bundan dolayı diyoruz ki; Allah'ın kulu için olan tedbiri göz önüne alınarak zengin olmak, ancak Allah'ın güzel tedbirine vâkıf olduktan sonra O'nun hükümleriyle çekişmeyip itaat etmekle olur. Aslında dünyaya ne kadar bel bağlarsak o derecede fakirleşiyoruz. Çünkü bel bağladığımız. Gelip geçici olandır. Zenginliği bide bu bakıştan aktarıyor: Şeyhin zenginliği bu derecelere ayırması, zenginliğin bağlı olduğu şey açısından kaynaklanmaktadır. Şeyh şöyle diyor: "Kalp zenginliğine gelince; kalbin sebeplere itimat etmekten kurtulması, Hakk’ın
Din
Allah Katında Fakirlik Ve Zenginlikİbni Kayyim El Cevziyye · Polen Yayınları · 202016 okunma
8/10
·176 syf.··
2026 41. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 14:48
Açıkçası sıkı bir Batman hayranı değilim. Çünkü yıllardır sürekli aynı döngüleri görmekten sıkıldım. X adam şehirdeki insanların yarısını katleder, Batman gelir ve hapse atar... Bu döngü sayısız kez devam eder, Thorfinn'in aşırı uç pasifist ideolojisi gibi Batman'nın bu fazla çocuksu tarafına (amacının geçmişinin, yaşadıklarının farkında olarak) pek tahammül edebildiğim söylenemez. Bu tarz nispeten farklı şeyler okuyabilmek temayı nispeten katlanılabilir kılıyor. Çizgi romanın içinde Joker'in çok güzel bir metni var. Açıkçası kitabın kalitesini yükselten noktalardan bir tanesi. Batman'i ve bu garip çarpık döngüyü çok iyi özetliyor: "HAHAHA! AH, HŞÇ SANMIYORUM, MADEM ÖYLE BÜYÜK DEDEKTİF, NEDEN PENCEREMİN ARDINDAN BENİ HİÇ GÖZETLEMEDİN? NEDEN KİMLİĞİMİ AÇIĞA ÇIKARMADIN? NEDEN GERÇEKTE KİM OLDUĞUMU, BUNA DÖNÜŞMEDEN ÖNCE KİM OLDUĞUMU AÇIKLAMADIN?" Ayrıca eklemem gerek son yıllarda basılan çizgi romanlar arasında en kalitesizi olabilir. JBC keşke sürekli duyuru yapacağına biraz baskı kalitesini düzeltse. Çünkü öyle berbat bir baskıya sahip ki, ilk okumada sırt ve sayfalar birbirinden ayrılıyor. Kapak zaten Allah'a emanet hafif sert açarsanız ciddi ciddi kitaptan ayrılabilir... Absolute baskısı ile paralel okudum ve o baskı ile okuduğumu gerçekten hissettim desem yalan olmaz. Arada kulvar farkı var tabii ama okurken sayfaların ayrılmamasını sağlasalar inanın bu bile yeter.
Batman Cilt 3: Ailenin Ölümü Retro!Scott Snyder · JBC Yayıncılık · 2024192 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2026 4. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 09:43
Dün dışarıda daha ılık bir hava vardı. Ağaçların hışırtısı, toprağın kokusu ve börtü böcek arasında bir günü daha geride bırakırken düşündüm. "Sözcükler olmasaydı yaşamım eksik olurdu." Belki de yüreğim zamanın içinde gezinmeyi seviyor. Çünkü yaşam yalnızca bugün yaşananlardan ibaret değil, geçmişle şimdiyi aynı kalpte buluşturan uzun bir yolculuk... Öner Yağcı'nın Kir kitabını büyük bir zevk ve merakla okudum. Yazar, Alevi-Bektaşi kültürünü öyle canlı ve etkileyici anlatılıyor ki, okurken yalnızca bir roman okumuyor, nerdeyse başka bir zamanın içine giriyorum. Örneğin, çiğdem şenliğini ilk kez bu kitap aracılığıyla öğreniyorum. Hıdırellez kutlamalarını anlattığı sırada bir an kendimi o yüzyılda yaşamış gibi duyumsuyorum. Özellikle cem sırasında söylenen deyişler, aşıkların bağlama eşliğinde söyledikleri sözler beni çok etkiliyor. İnsan kimi kez bir ezgiyle ya da sözle yüzyıllar öncesine yolculuk edebiliyor. Kitaptaki cem betimlemeleri yalnızca bir ibadeti değil, aynı zamanda ortak yaşamı, dayanışmayı ve kültürel belleği de anlatıyor. Alevi geleneğinde insanların önce birbirinden rıza alması, ardından kadın-erkek, genç-yaşlı ayrımı olmaksızın herkesin “can” kabul edilmesi bana oldukça anlamlı geliyor. Herkesin eşit görülmesi, birlikte ibadet edilmesi ve 12 hizmetin belirli sorumluluklarla yürütülmesi, güçlü bir toplumsal düzen ve dayanışma duygusu taşıyor. Araplar, Türklerin anayurdu olan Orta Asya’yı işgali sırasında cami ve namazın dışındaki ibadetleri yasakladığı için cem gizli yapılıyor. Kadın erkek bir arada ibadetin Arap kültüründe olmamasından, yaşamın her alanında olduğu gibi ibadette de erkeğin yanında bulunan Türk kadınını kendi değerlerine göre yargılayan, kadını sadece zina aracı olarak düşünen Araplar bu olayı farklı yorumluyor. "Mum söndü" iftirası,
Edebiyat
KirÖner Yağcı · Cumhuriyet Kitapları · 20095 okunma
10/10
·120 syf.·
2026 20. kitabı
“Bil ki senin işlediğin hayırlı ameller Allah'ın sana ihsanındandır. Allah'ın huzuruna kabul etmediği biri namaz dahi kılamaz. O nedenle kula ait hiçbir şey yoktur.” Ahir zamanda göğsü daralmayanımız var mı? Ruhumuza ağır gelen bir zamanın, göğsümüzde bir nefeslik ferahlık bulamadığımız zamanın fanileriyiz… Belki hiçbir çağda çinde bulunduğumuz zaman kadar işgal edilmemişti insanlığın zihinleri ve kalpleri… Bunda şüphesiz teknolojinin gelişmesiyle hayatımıza karışan çoğu şeyin, değişen anlayış ve zihniyetin de payı var. İnsanlık: hakikatten uzaklaştı. Gözlerimizi kapadığımız gerçekler göğsümüzde birikiyor.. Hazların peşinden koşarken içimizdeki bunalımı nereye kadar erteleyebileceğimiz konusunda en ufak fikrimiz de yok.. Evet göğsümüz daralıyor… Kitabın adını gördüğümde bu sebeple heyecanlandım. Kitap da hacim olarak küçük olmasına rağmen derinlikli yapısıyla okurunu bu konuda yanıltmıyor. Şüphesiz nefsin peşinden koşarken daralan göğsümüz, daralma sırasını bu satırları okurken nefsimize bırakıyor. Hoşumuza gitmese de haz vermese de hakikati duymak sabredip sebat edersek göğsümüze genişlik olarak dönecek inşAllah. Yazar olası sebepleri on üç başlık altında hadis ve ayetlerle de destekleyerek açıklamış. Okurunu sıkmayan anlaşılır bir yapısı var kitabın. Okuruna dua eden kısımlarda göğsümüze amin inşirahları göndermelik ara ara açıp okumalık bir eser. Yazarın kalemine sağlık ve Allah onu istediği gibi fâcirlerden eylesin … Kitap ve sevgiyle…
Ve Bazen Göğsümüz DaralırYasin Taçar · Tin Yayınları · 202629 okunma