63. BÖLÜM
🌹İnci🌹
Güneşin henüz doğmadığı, sabahın huzurlu sessizliğinde, her zamanki o tatlı rutinle araladım gözlerimi. Artık bir alışkanlık, bir refleks olmuştu; telefonumun ekranındaki o ismi görmeden güne başlayamıyordum. Adını gördüğüm an, yüzümde benden bağımsız, kendiliğinden yeşeren tebessümle karşıladım sabahı. Uyandığında aklına düşen ilk şeyin ben olmam, gece ben daha uykuya teslim olmadan "iyi geceler" mesajının gelmesi... Bir kadın için ne büyük bir lüksmüş meğer böylesine düşünülmek.
"Sana da günaydın sevgilim..."
Parmaklarım ekranda dans ederken mesajı çoktan yollamıştım bile. Dünden biliyordu bugünkü telaşımı; o yüzden her zamanki gibi hemen arayıp sesimi duymak yerine, nazik bir geri çekilmeyle yetindi:
"Kendini fazla yorma, iyi işler inci tanem."
Mutfağa geçip tost makinesinin başına geçtiğimde hala yüzümde aptal ama mutlu gülümseme vardı. "Anlaştık..." yazıp yanına bir göz kırpma emojisi ekledim. Tost ekmeğinin kokusu mutfağa yayılırken, zihnimde hala aynı soru yankılanıyordu:
Şimdi bu adam gerçekten benim sevgilim mi?
İnanması güç, bir o kadar da büyüleyici. Hangi ara bu kadar biz olduk hala çözebilmiş değilim ama bu büyünün bozulmasından, bu rüyanın bitmesinden ölesiye korkuyorum.
Tostu kaptığım gibi peçeteye sarıp kabanımı üzerime geçirdim. Evden bir hışım çıkıp arabaya atladığımda, dışarıdaki hava durumunun pek de iç açıcı olmadığını fark ettim. Diğer kadınlar trafikte aynaya bakıp ruj tazelerken, ben bir yandan direksiyon sallıyor, bir yandan da hayatta kalma savaşımın bir parçası olan tostumu mideye indiriyordum. Çünkü uykusuz ve aç bir İnci, etrafındaki herkes için potansiyel bir tehlike demekti; kendimi de çevremdekileri de korumam gerekiyordu. Düğün alanına yaklaştıkça, gökyüzündeki o