Yazmak bana iyi geliyordu, kimseye anlatamadıklarımı boş sayfalara döküyordum. Kalbimin kirli mürekkebi temiz sayfalara aktıkça kendimden bir parçayı daha kurtarıyordum. Bel­ki de günlüğümün dilsiz sayfalarında bir parçamı öldürüyordum, emin değilim. Tuttuğum günlüklerin sonuna geldiğimde onu saklamak yerine artık yakıyordum. Son sayfaya geldiğimde yanmalıydı, kimse görmeden hepsi küle dönmeliydi. Artık son sayfaya geldiğime göre bu günlüğü de yakabilirdim.
Kalbimin kirli mürekkebi temiz sayfalara aktıkça kendimden bir parçayı daha kurtarıyordum. Bel­ki de günlüğümün dilsiz sayfalarında bir parçamı öldürüyordum emin değilim. Tuttuğum günlüklerin sonuna geldiğimde onu saklamak yerine artık yakıyordum
Sayfa 7 - Ephesus yayınları
bilgelik olmazsa, bilgi kumdaki su gibidir. (gine atasözü)
Sayfa 76 - Çamlıca Basım Yayın·Kitabı okudu
1000Kitap
“Kırılan oyuncaklarımı, patlayan topumu, içimi döktüğüm günlüklerimi nasıl unuttuysam bütün bu yaşananları unutacağım. Zaten her seferinde kaçmanın kolay yolunu bulmuyor muyuz? En sessiz cümleleri yutmuyor muyuz? Bulunmaz Hint kumaşı diye bir şey yok elbet. Ama onu bilmek, yani iliklerine kadar bilmek ne büyük yük insana. Yine de barışılır muhakkak hayatla. Öyle ya yaşanan yaşandığıyla kalmıştır. Ömür dediğin böyle bir şeydir işte. Sevinci tanıyan hüznü, mutluluğu tanıyan mutsuzluğu göze almıştır.
Sayfa 12 - Gökhan Dağıstanlı / amor fati·Kitabı okudu
Edebiyat
Magnus gece vakti çölün gümüşi kumları üstünde uzandığı o geceyi hatırladı. Ait olmadığı onca huzurlu yeri ve tıpkı zamanın akışına, yaşama sevincine ve kaderin adaletsizliğine inandığı gibi, dünyada huzur bulabileceği bir yer olmadığına ve asla olmayacağına inanmıştı.
Sayfa 54·Kitabı okudu