Kitaba olumlu eleştirilerin olduğu gibi olumsuz eleştirilerin de had safhada yapıldığını okudum.Kişisel yorumum romanı anlamamış olduklarından yanadır.Kitapta yoğun bir metinlerarasılık vardır ve bunlar da net olarak açıklanmıştır.Yunanlıların Oidipus’unu İranlıların Rüstem ve Sührab’ını bilmeden romandaki konu bütünlüğü tam olarak oturmaz.Bu hikayelerin de zaten roman içerisinde anlatıldığını görüyoruz.
Bu incelememde pek çok makaleden yararlandığımı da dipnot olarak eklemek isterim.Eserin, Kırmızı Saçlı Kadın başlıklı son bölümünde, Gülcihan: ‘‘Eski masal ve efsanelerdeki şeyler en sonunda gelir başınıza. Ne kadar çok okur, efsanelere ne kadar çok inanırsanız, o kadar çok gelir. Zaten dinlediğin hikaye başına geleceği için ona efsane dersin.’’ denilmiş. Böylelikle hem Doğu’nun Rüstem ve Sührab’ında hem de Batı’nın Oidipus’unda yaşananlar romanın başından sonuna kadar karakterlerin olay örgüsüne entegre edilmiş. Yazarın da birçok defa vurguladığı gibi, ‘‘Hayat, efsaneyi tekrar eder.’’ durumu, Kırmızı Saçlı Kadın yapıtının satır araları dipnotu. Rüstem ve Sührab hikayesinin ana hatlarıyla, yani bir gecelik birliktelikten doğan çocuğun babasız büyümesi olayıyla başlayan; devamında Oidipus’un babasını öldürmesi hadisesiyle sonu ilişkilendirilen Kırmızı Saçlı Kadın romanı, metinlerarasılık tekniğiyle epey eski hikayeleri modernize ederek sentezlemiş.
Eser, son bölümü dışında Cem adlı karakterin ağzından yazılmış.Son bölüm ise Kırmızı Saçlı Kadın “Gülcihan”tarafından yazılmıştır.Cem’in babasının, Cem ve annesini terketmesinin üzerine dershane harçlığını çıkarmak için önce kitapçıda çalışır sonra buradaki kazancının az olması hasebiyle Mahmut adında bir ustayla kuyu kazmak için Öngören’e gitmesiyle başlıyor roman. Kuyu kazma işlemine yardım etmekten arta kalan zamanlarda