Okumaya çok geç kaldığım bir eser ,öyle tat aldım ki... Güntekin'in dili, kurgusu hiç mi yanıltmaz insanı. "Bir Kadın Düşmanı" mektup türünde kaleme alınmış, Sarâ adlı karakterin Erzurum'da asker olan paşa babasına, kız arkadaşı Nermin'e yazmış olduğu mektuplarla ilerleyen ve sonlara doğru Homongolos'un ölmüş bir arkadaşına yazmış olduğu mektupların eklendiği 2 bölümde ele alınabilecek bir eser. Sarâ'yı baştan beri sevememiştim yirmili yaşlarında son derece genç,güzel ve bu güzelliğinin farkında şımarık büyümüş bir kız m.Sara,dayısının kızının düğünü için gittiği köyde erkeklerin kafasını bir hayli karıştırıyor ve bu durumdan da oldukça memnun. Öyle ki dayısının damadı olacak genç Remzi'yi kendine aşık edecek kadar da ileri giden şımarık biri. Günün birinde kadınlar hakkındaki olumsuz ve alaycı fikirlerini ulu orta söylemekten çekinmeyen takma ismi ile Homongolos ,gerçek adı ile Ziya Bey ile karşılaşıyor. Kadın düşmanı ve başına buyruk olarak bilinen Ziya Beyi kendine aşık ederek ondan intikam almaya karar veriyor.Bunu yaparken de dayısının küçük kızını da maşa olarak kullanıyor.
Kayabalığı, Homongolos adlarıyla bilinen romanın bir diğer kahramanı Ziya'yı tanıyalım biraz ,küçüklüğünden beri sevilmemiş,çirkin bir çehreye sahip ancak güçlü biri,insanlara zayıf yönünü ya da zaaflarını göstermeyi asla istemeyen biri.Sporcudur.Annesi erken yaşta ölmüş. Babası, kardeşleri ve üvey annesinden ne sevgi ne de şefkat görmemiş , küçük yaşta yatılı okula verilmiş ve orada büyümüş bir genç. Ancak tüm çirkinliğine,sevilmemişliğine rağmen çokta akıllıdır.
Toplum içerisinde girmekten çekinmekte ve insanlar ile konuşmayı çok bilmemektedir. Kendini koruma içgüdüsü geliştiren , kendini sert bir kabuğun içine hapseden biri. Sevgisizliğin yanında sosyal hayatında da dış görünüşünün