Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yalnız kalmak, terk edilmek, unutulmak… Bunların hangisinden daha çok korkuyorum?
Belki de unutulmak en kötüsü.
Yalnız kaldığımda bir yerlerde birinin beni düşündüğünü hayal edebilirim hep.
Terk edildiğimde özlendiğimi, o kişinin yaptığından pişman olduğunu hayal edebilirim.
Unutulduğumda ise hayal edecek hiçbir şey bulamam. Sanki bu dünyada hiç var olmamışım gibi…
Otopsi kitabı benim Fournier'ın en merak ettiğim eseriydi. Onun eşinini,annesini,babasını anlattığı eserlerindeki tadı alınca bambaşka bir istekle almıştım kitabı elime.Çok beklentiye kapıldım sanırım. Bizim muzip yazar Fournier ölmüş bedenini içeriden gözlemliyor ve bedeni üzerinden çevresini, anılarını tekrar yaşatıyor okuruna. Ölmeden ölmüş gibi yapan yazarımız belki de henüz hayattayken yaşamın değerini bir nebze anlatmayı amaçlıyor.Onun eserleri arka arkaya okuduğum için sanırım aynı şeyleri 2-3 kitabında da tekrar okumuş oldum,bu yönüyle yazarı kendini yinelerken yakalamış oldum.
Eğer bu anlatı benim Fournier'dan okumuş olduğum ilk eser olsaydı,eminim ki diğer eserlerini merak etmezdim ve okuduğum son kitabı olurdu.Gelişigüzel yaptığım sıralamada tam on ikiden vurmuşum :) OtopsimJean-Louis Fournier
İnsanın aynı şeylere güldüğü, güzel sıfatıyla aynı şeyleri nitelediği biriyle karşılaşması çok ender olur. Bu, insanın başına hayatta yalnızca bir kez gelir.