Okumayı öğrendim, okumayı yeniden öğrendim. Fransızca okumak istediğim her şeyi, Victor Hugo'yu, Rousseau'yu, Voltaire'i, Sartre'ı, Camus'yü, Michaux'yu, Francis Ponge'u, Sade'ı okuyabiliyorum ve bunların yanı sıra Fransızcaya çevrilmiş yazarları, Faulkner'ı, Steinbeck'i, Hemingway'i okuyabiliyorum. Bir sürü kitap, sonunda benim de anlayabildiğim kitaplar
...
Bu dili ben seçmedim. Kader, rastlantılar; koşullar dayattı onu bana.
2022 nobel edebiyat ödüllü akıcı, sade bir dille yazılmış kısa bir anlatı kitabıdır. Yazar babası öldükten sonra anılarını yazmaya karar verdiği anlaşılıyor. Yaptığı evlilik ile burjuva bir hayatı olmasıyla, büyüdüğü evin mütevazi ailesinden bahsetmek istemiş.
Kırmızı Motosiklet , Fatma Akerson tarafından yazılmış, mektuplar biçiminde ilerleyen bir anlatıdır. Anlatıcı, hayatı, insanın iç dünyasını, dostluğu ve ölümü sorgularken düşüncelerini mektuplar aracılığıyla dile getirir. Bu düşünsel yolculuk sırasında sık sık Gılgamış Destanı’na gönderme yapılır.
Kitapta özellikle Gılgamış ile Enkidu’nun dostluğu ve Enkidu’nun ölümü önemli bir noktadır. Enkidu’nun ölümünden sonra Gılgamış’ın ölüm korkusuyla yüzleşmesi ve ölümsüzlüğü aramaya başlaması anlatıcı için insan hayatının en büyük sorularından birine dönüşür.
Bu noktada destandaki bilge kişi Utnapiştim devreye girer. Gılgamış, ölümsüzlüğün sırrını öğrenmek için ona gider. Utnapiştim, ona denizin dibinde bulunan ölümsüzlük otundan söz eder. Gılgamış büyük bir çaba ile bu otu bulur; ancak daha sonra bir yılanın otu alıp götürmesiyle ölümsüzlük fırsatını kaybeder. Bu olay, insanın ölümsüz olamayacağı ve hayatın geçici olduğu gerçeğini simgeler.
Anlatıda bu destansı hikâye, anlatıcının kendi hayatını ve insanın varoluşunu sorgulamasına eşlik eder. Kırmızı motosiklet ise çoğu yorumda, insanın hayat yolculuğunu, özgürlük arzusunu ve sürekli hareket hâlindeki yaşamı simgeleyen bir unsur olarak görülür.
Benim için çok farklı bir okuma türü oldu açıkçası.. Olaylar çok kopuk anlam birliği olmayan bir eserdi. Sanırım yazarın iç dünyasını anlamakta zorlandım. Bu yüzden beni zorladı. Başka bir zaman diliminde okusam farklı anlamlar çıkarabilirdim ama sadece türün özelliklerini pek sevmediğimi belirtmem gerek..
Keyifli okumalar diliyorum..
Onu özlüyor muydum? Bilmiyorum. Özlemeyi değil, seyretmeyi öğretmişti bana. O olmadıkça sanki bir türlü hayatın içine giremiyordum. O varken girebiliyor muydum? Bilmiyorum. Bilmiyorum.
Sayfa 91 - Yapı Kredi Yayınları, 1.Baskı·Kitabı okudu