En'am Suresi
وَهُوَ اللّٰهُ فِي السَّمٰوَاتِ وَفِي الْاَرْضِۜ يَعْلَمُ سِرَّكُمْ وَجَهْرَكُمْ وَيَعْلَمُ مَا تَكْسِبُونَ Göklerde ve yerde (kulluk edilen) Allah O’dur. Sizin gizlinizi de açığınızı da bilir. Kazandıklarınızı da bilmektedir. <p> <sup> <i>En’âm Suresi Mekkî’dir. Sure, başından sonuna dek müşriklerde var olan inanç problemlerine temas edip, batıl akideyi delillerle çürütmekte, sahih akideyi ortaya koymaktadır. Bu yanlışlardan biri de şudur: Mekkeli müşrikler, Allah’ın (cc) göklerin Rabbi olduğuna ve yerde var olanları yarattığına inanıyorlardı. Fakat Allah’ın (cc) hayata, dine, ekonomiye müdahalesini istemiyorlardı. Kişiyle vicdanı arasına hapsedilen, tüm putlara, dinlere ve inançlara eşit mesafede bir Allah (cc) istiyorlardı. Kâinata hükmeden ama insanlara hükmetmeyen bir Allah (cc)...</i></sup></p><p> <sup> <i>Allah (cc) genel olarak surede, özel olarak da bu ayette Allah’ın (cc) göklerde ve yerde kulluk edilen, boyun eğilip teslim olunan, yasaları geçerli olan tek otorite olduğunu vurgulayarak, bu yanlış Allah tasavvurunu çürüttü. (Bk. 11/Hûd, 87)</i></sup></p> En'âm 3 وَلَهُ مَا سَكَنَ فِي الَّيْلِ وَالنَّهَارِۜ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ Gecede ve gündüzde yerleşmiş ne varsa hepsi O’nundur. O, (işiten ve dualara icabet eden) Es-Semi’, (her şeyi bilen) El-Alîm’dir. 13 وَاِنْ يَمْسَسْكَ اللّٰهُ بِضُرٍّ فَلَا كَاشِفَ لَهُٓ اِلَّا هُوَۜ وَاِنْ يَمْسَسْكَ بِخَيْرٍ فَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ Allah sana bir zarar dokunduracak olursa onu (Allah’tan) başka kimse gideremez. Sana bir hayır dokunduracak olursa O, her şeye kadîrdir. 17 وَهُوَ الْقَاهِرُ فَوْقَ عِبَادِه۪ۜ وَهُوَ الْحَك۪يمُ الْخَب۪يرُ O, kullarının üzerinde (her şeye boyun eğdiren) El-Kahir’dir. O (hüküm ve hikmet sahibi olan) El-Hakîm, (her şeyden haberdar olan) El-Habîr’dir. 18 وَمِنْهُمْ مَنْ
işyerinde her şey tutarlılıkla ilgilidir. Uygulamalarınızda tutarlı olmazsanız, çalışanlarınız size ya da birbirlerine güven duymazlar. Herkesin hemfikir olduğundan emin olmanın bir yolu, çalışanlarınıza şirket prensip ve politikalarını özetleyen bir doküman dağıtmanızdır. Eğer şirketinizde böyle bir doküman mevcut değilse, kendi prensip ve politikalarınızı yazmaya başlamak için klavyeye saldırmayın. Öncelikle üstlerinizle konuşun. Hakkında e-posta yazdığınız ya da bildiri yayımladığınız politika, şirketinizi temsil eder. içeriğinin yasal sonuçları olabilir. Birçok şirkette, prensip ve politika oluşturmak ya da düzenlemek için gerekli süreci özetleyen politikalar dahi mevcuttur. Çok çekici değil, ancak nihayetinde tutarlı olmanız çalışanlarınızdan büyük puanlar toplar çünkü bu, onların hem desteklerini hem de beklentilerini şekillendirir. Larisse, tamamlanan projeler için teşvik primleri veren bir şirkette yöneticilik yapıyordu. Şirket bu politikayı ilk uygulamaya başladığı zaman prosedür basitti: Her çalışan tek seferde tek bir proje üzerinde çalışıyordu ve her projenin zaman çizelgesi bulunuyordu. Çalışan projeyi zamanında yetiştirdiğinde prim alıyordu. Daha sonra şirket büyüdü ve piyasa daha karmaşık bir hal almaya başladı. Projeler gittikçe karmaşıklaşmaya ve çalışanlar aynı anda birçok proje üzerinde çalışmaya başladı. Projeleri zamanında yetiştirebilmek için, çalışanlar işbirliği yapmaya ve birlikte çalışmaya başladılar. Bir yöneticinin hayalidir bu, değil mi? Bu durum yalnızca primler ödenene kadar devam etti ve sonra bir kabusa dönüştü. Başlangıçta şirket, primleri proje üzerinde çalışan tüm çalışanlar arasında eşit paylaştırmaya çalışıyordu. Çalışanlar, işi bazılarının yaptığından, diğerlerinin yalnızca göstermelik katkıda bulunduğundan şikayet etmeye
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Birçok insan, ne kadar yaratıcı olursa olsun, oturmuş bir yapının olmadığı bir ortamda verimli çalışamaz. Bazıları, üretkenlik sağlayabilecekleri ve ölçülebilir sonuçlar elde edebilecekleri işlerde enerjilerini nasıl yönlendireceklerini bilmezler. Diğerleri ise ancak yakın gözetim ve belirlenmiş talimatlar doğrultusunda başarı gösterebilirler. Bu tip insanların, yönlendirilmedikleri takdirde hiçbir işe yaramadıklarını görürsünüz. Yapı ve düzen seven insanlar aşağıdaki özelliklere sahip olma eğilimi gösterirler: • Genellikle tertipli ve düzenlidirler. Masaları ve çalışma alanları temiz ve fonksiyoneldir. işlerini iyi organize etmiş bir kişinin çevresine giren hemen herkes orada bir dosya ya da proje bulabilir. • Her gün aynı saatte ve zamanında işe gelip işten ayrılırlar. Hatta çoğu erkencidir. • Belli rutinleri vardır. Diğer çalışanlar ise nerede ve ne yaptıklarını ancak saate ve hangi gün olduğuna göre bilirler. • Ellerindeki işi ne zaman bitirmeleri gerektiğini ve hangi aşamada olduklarını bilirler ve kendi kontrolleri dışında bir durum gelişmedikçe işi zamanında yetiştirirler. • Zorlu projeleri daha küçük parçalara ayırır, mantıklı basamaklar oluştururlar. Düzen seven insanlar projelerinin durumu ve gelişimiyle ilgili aldıkları yolu not alırlar. • Disiplinli ve hedefe yöneliktirler. • Nadiren kural çiğnerler, çiğneyenlere karşı dururlar.
A. Gülfem Özer TO GIASEMI Gerçekler arasından birini seçip yaşlı bir ağacın içinde yaşamaya karar verdik to giasemi demirin tadına beraber bakalım dünyanın sonundan bir şey ister misin magnetler inciler Kızımın adı olacak içlerinden biri gözleri şehrin en güzel yerinde yosunsu Senin uydurduğun bir fa bir sol ve doğunun baharatı O gece koynuma alın açıklığınca büyük bir semender alacaktım aydınlık yüzünden başıma konan kelebekleri kendime yeni bir kural yazacaktım amenna ilki olacaktı Rabbin adıyla okuyacaktık amenna Gramafon kağıtlarından sana kuğular yapcaktım görünmeyen eşyalara çarpacaktı ayak parmakların Bir albümün üçüncü şarkısını sonsuz defa sevecektin Yanlış yöne duran tavşanlar geriye doğru sıçrar Sana sokulunca karnım kum torbası aya triada’da uyuyan nergislerin gözleri iç içe geçmiş yansımalarıdır yeni yıl girerken bir kız annesi eteklerini öper bej rengidir annesi herkese yakışır dev gibi olunca Alice, gözlerinin yaşını içer çamaşır iplerinde yıllardır duruyor kurumadığından değil japon tütsüsü peygamber gömleği beyaz konvers erguvandan tülbent oyaları kemiklerimin yerini hatırlatır
Sayfa 37·Kitabı okudu
Kime göre neye göre
Hem eylem yararcılığında hem de kural yararcılığında, hiçbir şey basitçe kendi başına doğru yada yanlış değildir. Yararcılığın hangi türü olursa olsun, anlaşılan o ki yalancılığa, aldatmaya ya da hırsız­lığa mutlak yasak getirmiyor. Aslında, azami mutluluğa ulaşmanın yolu, bazen oradan geçtiği sürece yalan söylememizi, aldatmamızı ya da çalmamızı gerektirir gibi görünüyor.
Alıntı
Ahlaki kölelik
Kural yararcılığı da eleştirilerle karşı karşıyadır. Örneğin, kural yararcılığında haksız kuralların yaratılması kesinlikle mümkündür. Gerçek dünyadan mükemmel bir örnek, köleliktir. Kural yararcılığı, seçilmiş bir grup insanın uyguladığı kötü muamele genelin mut­luluğuyla sonuçlanıyorsa, köleliğin ahlaki açıdan doğru olduğunu iddia edebilir.
Alıntı