Kaç ağaç daha bu saçmalık yüzünden canından oldu?
1/10
·384 syf.··
2026 546. kitabı
Psikopat kitabını okuduktan sonra serinin neden bu kadar ilgi gördüğünü anlamaya çalışmış, ancak edebî açıdan oldukça yetersiz bulmuştum. Buna rağmen eleştiri yapabilmek için ikinci kitaba da şans vermek istedim. Belki karakterler gelişir, olay örgüsü derinleşir, ilk kitapta eksik kalan yönler tamamlanır diye düşündüm. Ne yazık ki beklentilerimin hiçbiri gerçekleşmedi. İlk kitapta başlayan sorunların büyük kısmı Psikopat 2’de de devam ediyor. Hikâye ilerliyor gibi görünse de aslında sürekli aynı duygu döngüleri ve benzer çatışmalar tekrar ediliyor. Karakterlerin yaşadığı olaylar okuyucuyu etkilemek yerine yalnızca sayfa sayısını artırmak için uzatılmış hissi veriyor. Kitabın merkezinde yine yoğun bir şekilde takıntılı ilişkiler, kıskançlıklar, dramatik çıkışlar ve sürekli büyütülen duygusal krizler yer alıyor. Ancak bunların hiçbiri gerçek bir karakter gelişimine dönüşmüyor. Kahramanların yaşadıkları olaylardan ders çıkardığını, olgunlaştığını ya da değiştiğini görmek yerine aynı davranış kalıplarını tekrar tekrar okumak zorunda kalıyoruz. Öğrencilerimin bu seriyi neden sevdiğini anlayabiliyorum. Dili son derece basit, bölümler kısa ve merak unsuru sürekli canlı tutulmaya çalışılıyor. Fakat bir kitabın kolay okunuyor olması onu iyi bir kitap yapmıyor. Okuma alışkanlığı kazandırmakla edebî değer taşımak arasında önemli bir fark var. Spor lisesinde görev yaptığım dönemde öğrencilerimin akademik açıdan çok güçlü olmadığını ve matematiğe ilgilerinin sınırlı olduğunu gördüğüm için en azından kitap okumalarını teşvik etmeye çalışıyordum. Öğrenciler arasında elden ele dolaşan bu seriyi de bu yüzden okudum. Çünkü gençlerin yalnızca izledikleri değil, okudukları da düşünce dünyalarını şekillendiriyor. Elbette herkes klasik okuyacak diye bir kural yok. Gençlik romanları,
Psikopat 2Mihri Mavi · Martı Yayınları · 20162,839 okunma
plana sadık kal
8/10
·65 syf.··
2026 5. kitabı
Kitap, stratejilerin yanı sıra bilgelik, hikmet, hakikat ve sabır gibi evrensel konulara dair tespitler de yapmaktadır. Eserin ilk bölümü olan Hesaplama, bir savaşı mutlak kazanmanın beş yolundan bahseder. Bu şartlar sırasıyla gök, yol, komutan, kural ve mekandır. Yol, savaşta izlenmesi gereken stratejileri anlatırken Gök tabiri Tanrı’nın bir sembolüdür. Yer, savaşın yapılacağı mekan ve savaşta kullanılan silahları kapsar. Komutan ise savaşların en temel taşıdır. Çünkü komutan iyi bir plan yapamazsa, birlikte fikir ayrılıkları ortaya çıkabilir. İkinci bölüm olan Savaş’ta ise düşman ordusuna karşı hangi taktiklerin uygulanacağı anlatılır. Devamında Taktik Saldırı’dan bahseden eser, başarılı olan bir komutanın hem kendini hem de karşısındakini tanıması gerektiğini vurgular. Savaşların inceden planlanması gerektiğini sıkça ifade eden Sun Tzu, gizliliğin ve asker moralinin başarıya giden yolda ne derece önemli olduğunu belirtir. Başarılı bir Çin komutanı olan Sun Tzu, kitabında üstü kapalı bir biçimde aslında hayatın ne denli yollar ve varyasyonlar içerdiğini anlatmaktadır. Savaşta zafer olsa bile, geçen uzun zaman asker ve komutanları yıpratmakta ve psikolojik birçok hasar bırakmaktadır. Savaş’ta esas olan galibiyet değil, kaybedilen vakittir. Çünkü hem ekonomik koşullar hem de halk direnci, zamanla seyrin en önemli iki unsuru haline gelir. Orduyu iyi idare eden kişi savaş gücünü ülkesinden, ikmalini düşmandan sağlar. Akıllı komutan yiyecek teminatını düşmandan almalıdır. Eğer sefer uzaktaysa, halk yoksullaşır. İşgalin en başarılısı ise savaşmadan düşmana boyun eğdirmektir. Bu nedenle en iyi askeri strateji taktiksel saldırıdır. Askerlikte kural, “10 katıysan kuşat, 5 katıysan saldır, 2 katıysan dağıt, eşitsen yenmeye çalış, az isen çekil, zayıf isen savaşmaktan
Savaş SanatıSun Tzu · Karbon Kitaplar Yayınları · 201949,6bin okunma
Reklam
8/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 02:30
SPOİLER İÇERİR! Birinci kural: Kurallara uy. Üçüncü kural: Babagoo her zaman haklıdır. Dördüncü kural: Sadece Babagoo'ya inan. Beşinci kural: Korkunç kulak ver. Altıncı kural: Hiçbir işaretin olmaması bir işaret olabilir Yedinci kural: Asla dolaba dokunma. Sekizinci kural: Binlerce gün Dışarda'n gelmesem bile beni aramaya gelme. Dokuzuncu kural: Açgöz gelince saklan. Onuncu kural: Ortalıkta başıboş dolaşma. On birinci kural: Şişen hayvanlardan uzak dur. On ikinci kural: Asla duvarın üzerine çıkma. On dördüncü kural: Günlük işleri tamamlamak gerekiyor. On beşinci kural: İçeri'yi onun bizi koruduğu gibi koru. On altıncı kural: Bıçağını unutma. Yirmi birinci kural: İçerideki hayvanlara asla zarar verme. Yirmi ikinci kural: Geceleri Yuva'dan çıkmak yok. Yirmi dördüncü kural: Yükseklere çıkma. Yirmi altıncı kural: Tuzakların görünmediğinden emin ol. Yirmi yedinci kural: Kakaları bırak ama onları aynı yere yığma. Yirmi sekizinci kural: Eğer bir Dışarılı seni görürse İçeri'den uzaklaş ve güvende olana kadar saklan. Yirmi dokuzuncu kural: Bir Dışarılı seni yakalarsa boğazını kes, üzerini çöplerle ört. Sonra mümkün olduğu kadar hızlı ve dikkatli bir şekilde İçeri'ye dön. Otuzuncu kural: Buzdolabının kapısını her zaman kapalı tut. Babagoo, Landfill’i Dışarı'daki tehlikelerinden korumak için sert kurallar koyuyor ve ona dışarısı hakkında korkutucu hikayeler anlatıyor. Ancak Landfill büyüdükçe, her çocuk gibi sınırların ötesini merak etmeye, Babagoo’nun otoritesini ve "İçeri'yi ve bizi korumak için söylenen yalanları" sorgulamaya başlıyor. ... Modern dünya bize sürekli tüketmeyi ve eskiyen her şeyi arkamıza bakmadan fırlatıp atmayı öğretiyor. Peki, bizim "çöp" deyip geçtiğimiz o atıklar, bir başkasının tüm evreni olsaydı? Darren Simpson, Çöpçüler romanında tam olarak bu sorunun
ÇöpçülerDarren Simpson · Genç Timaş Yayınları · 2020677 okunma
5/10
·320 syf.··
2026 56. kitabı
1- Neden sürekli kahkaha atıyorlar? 2- Klişelerle doluydu 3- Klişelerden dolayı aşırı sıkıcıydı 4- Zerre komik veya eğlenceli değildi 5- Hokey oyuncusu erkeklerin kitaplarda ilah gibi gösterilmesinden çok sıkıldım Bunlar da benim 5 maddem
Beş Numaralı KuralJ. Wilder · Artemis Yayınları · 2025108 okunma
6/10
·464 syf.··
2026 21. kitabı
Evet karşınıza yeniden Süfrajet Hanımlarımız ve onların hakları adına savaşmaları ile geldim… Yani Dize Getirilen Dük’ün 2. Kitabı ile sizlerleyiz… Hemen iki ana karakterimizden bahsetmek istiyorum. Lucie ve Tristan… Lucie; kendisi bir Leydi olan ama zengin ve asil ailesi tarafından reddedilmiş biri. - gençken kadın hakları için, kadınlar ile yürümüş ve babası tarafından görülmüş- Her şeye rağmen savaşında kararlı, erkekler ile işi olmayan, aklı fikri davasında olan ve herkesin dediği gibi hem kız kurusu hem de bir cadı. ( 28 yaşında) Tristan ise; aynı Lucie gibi asil ve zengin bir aileden gelmiş ama babası tarafından hiç sevilmemiş Lordumuz… Hovarda, çapkın ve rahat bir tip. ( 27 yaşında kızımızdan bir yaş küçük) Fakat gençliğinden beri kızımıza aşık… Gel gelelim yorumuma; Lucie’nin inatçı ve kararlı tavırları istediğim gibiydi. İlk kitaptaki Anabelle gibi gelgitli değildi. Hep bir savaş içindeydi. Her şeyi en iyi en güzel şekilde yapmak istiyordu. Ve bunun için çok çabalıyordu. Tristan ile yolları kesiştiğinde ikiside aynı yayınevini istiyordu. Her şey buraya kadar iyi ama ansızın Tristan’ın teklifi beni şok etti. Gerçi ilk kitaptaki Dük gibi insanı sinir edecek şekilde gel metresim ol demedi. Başından beri, Lucie’ye sahip çıktı. Dük’ün Anabelle’ye yaptığı gibi gelgitli davranmadı. Kıza her zaman her şekilde sahip çıktı. Onu asla metres olarak değil aşığı olarak bile değil sevgilisi, sevdiği kadın olarak gördü. Her şey çok güzeldi. Tristan’in onu kırmadan mükemmel şeyler yapması, sırf onun için bir şeyler yapması, çabalaması harikaydı. Ama bir şeyler eksikti. İlk kitaptaki o hırçınlık yoktu. O şok etme yoktu. Kitap çok sakindi. Hiç beklediğim gibi değildi. İlk kitaptaki gibi kızımızın haklar için yürüyüş yapıp yakalanmasını, oğlumuzun delirmesini istedim ama
1000Kitap
Kural Tanımaz ÇapkınEvie Dunmore · Olimpos Yayınları · 20264 okunma
Becka Mack den Benimle Oyna incelemesi
9/10
·560 syf.··
2026 50. kitabı
Yeni bir kitap ile geldim Benimle Oyna Bana Şans Ver kitabının ikinci kitabı oluyor. Serinin ismi =Kazanmak İçin Oyna= Bu da serinin 2. kitabı. 4-5 tane hokey erkeğinin hayatlarını, aşık olacakları kadınları okuyoruz. Önce ki kitap da Carter yani hokey takımının kaptanını ve Olivia'yı okumuştuk. Bu kitap da ise Carter'ın kız kardeşi Jennie ve Carter'ın en yakın hokey arkadaşı Garret'ı okuyoruz. Arka Kapağı: BİR NUMARALI TAKIM KURALI: KAPTANIN KIZ KARDEŞİNİN YANINA YAKLAŞMAYIN. Mükemmel kişiyi bulmuştu ama o birlikte olamayacağı tek kişiydi... Garrett Andersen, profesyonel hokey oynamanın kurallara mutlak bağlılık gerektirdiğini biliyordu. Ancak uymakta zorlandığı tek bir kural vardı: Kaptanının küçük kız kardeşinden uzak durmak. Profesyonel bir dansçı olarak Jennie Beckett, başarılı olmanın ne gerektiğini biliyordu. Kardeşi kadar kendinden emin, cesur ve son derece şımarıktı. Zevklerinin idaresindeki tek kişi olduğu için kendisiyle gurur duyuyordu. Garrett'ın ondan uzak duramamasına şaşırmamalıydı. Her ne kadar o etraftayken cümle kurmayı unutsa bile. Jennie kardeşinin takım arkadaşından uzak durmayı tercih etmişti -özellikle de birkaç utanç verici karşılaşmadan sonra- ama birdenbire kendilerini komşu olarak bulmuşlardı. Aralarındaki bağ güçlendikçe Garrett ve Jennie hiçbir koşula bağlı kalmadan biraz eğlenmeye karar vermişti. Yoğun programları ve erkek kardeşinin onaylamaması arasında işleri rahat ve sade tutmalarının en akıllıca şey olduğunu biliyorlardı. Peki ya duyguları buna engel olursa ne olacaktı? Sonuçta sadece birbirleriyle biraz eğlenmeleri gerekiyordu... İncelemeye gelirsek: !!Spoiler Olabilir!! Ben ilk kitapdan biraz daha çok sevdim bu kitabı. Hatta şöyle söyleyeyim kitabı değil de karakterleri çok sevdim. Kız karakter Jennie çok yaraları olan bir
Benimle OynaBecka Mack · Martı Yayınları · 202615 okunma
Reklam
Reklam