İnsan ruhu mükemmel değil. Hiçbirimizin ruhu salt iyilikten, salt güzellikten, salt yücelikten oluşmuyor; hiç kimse masum değil, hiçbir zaman da değildi. Bakmayın geçmişteki yaşamların daha anlamlı olduğunu söyleyenlere, biz hep böyleydik. Şeytan ve melek, cellat ve kurban, kurnaz ve saf, yaratıcı ve yıkıcı, cesur ve korkak...
➡️ *İslam nimetinin elden çıkması* 📆 (Osman Ünlü Hocanın 26.06.2026 tarihli yazısı) *Sual: İslamiyet gibi, Allahın ihsan ettiği en kıymetli nimetlerin insanın elinden çıkmasının sebebi veya sebepleri nedir?* *Cevap:* İslam nimetlerinin elden çıkmasına sebep olanlar iki kısmdır: Birincileri, düşmanlıklarını açıklayan kâfirler olup, bunlar bütün silahlı kuvvetleri, propaganda vasıtaları ve siyasi oyunları ile, İslamiyeti yıkmaya uğraşıyorlar. Müslümanlar, bunları biliyor ve onlardan üstün olmaya çalışıyor. İkinci kısım kâfirler, kendilerine Müslüman ismini ve süsünü verip, din adamı tanıttırıp, Müslümanlığı, kendi akılları ile, keyiflerine uygun bir şekle çevirmeye uğraşıyor, Müslümanlık ismi altında, yeni, uydurma bir din kurmak istiyorlar. Müslümanların çoğu bu düşmanları, bazı sözlerinden ve İslamiyeti yıkıcı davranışlarından seziyor ise de, çok kurnaz idare edildikleri için, birçok sözleri revaç bulup, Müslümanlar arasında yerleşiyor. Bazıları da; “Bu asırda yaşayabilmemiz için, milletçe, topluca Garplılaşmalı, Batılılaşmalıyız” diyor. Bu sözün iki manası vardır: Birincisi, Batılıların fende, sanatta, imar ve refah vasıtalarında bulduklarını öğrenmek, yapmak, bunlardan istifadeye çalışmaktır ki, bunu İslamiyet de, zaten emretmektedir. Fen bilgilerini öğrenmenin farz-ı kifaye olduğu, kitaplarda, vesikaları ile bildirilmiştir. Bir hadis-i şerifte; *(Hikmet yani fen ve sanat, müminin kaybettiği malıdır. Nerede bulursa alsın!)* buyuruldu. Fakat bu, Batıya uymak değil, ilmi, fenni onlarda bile arayıp almak ve onların üstünde olmaya çalışmaktır. İkinci manada Batılılaşmak ise, ecdadımızın doğru ve mukaddes yolunu bırakıp, Batı'nın bütün âdetlerini, ahlaksızlıklarını ve hepsinden daha acı olarak, dinsizliklerini alıp, camileri kilise ve eski sanat eseri şekline
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
güney kore forma numarası hilesi ulan manyaklar resmen casusluk filmi çeviriyor dünya kupası hazırlıklarında. son heung-min bir maç 7 numarayla çıkıyor, öbür maç 19, bir dahaki 2 … scout'lar, video analistleri “bu kim lan, aynı adam mı yoksa ikizi mi” diye deliye dönüyor. aslında mantıkları çok basit: “batılılar asyalı futbolcuları yüzünden ayırt edemiyor, o zaman numaraları da karıştıralım ki analizleri sıfırlansın” diyorlar. shin tae-yong'un meşhur açıklaması da efsane: “bizimkileri birbirinden zor ayırt ediyorlar, biz de yardımcı oluyoruz” tarzı bi şey. 2002'den beri gelenek haline gelmiş, 2018'de isveç'e karşı da yapmışlar aynısını. hazırlık maçlarında yasal, turnuvada kadro belli olunca numara sabitleniyor tabii. ama rakibin zihnini sikmek için baya etkili bi (mind games) sahtekarlık bence !! türkçe karşılığı “`forma numarası trollü`” olabilir. koreliler bu konuda baya kurnaz çıktı, takdir etmek lazım. avrupalı hocalar sinirden kudururken koreliler kenardan gülüyor herhalde. güney kore'nin dünya kupası hazırlıklarında yaptığı “forma numarası hilesi” (`jersey number trick`), bir taktik oyun/zihinsel savaş stratejisi. ne yapıyorlar? güney kore milli takımı, hazırlık maçlarında ve dünya kupası öncesi kamplarda oyuncuların forma numaralarını kasıtlı olarak değiştiriyor. örneğin: — bir hazırlık maçında son heung-min 14 numara giyerken, — bir sonraki maçta 2 numara gibi farklı bir numara alabiliyor. bu, rakiplerin video analistleri, scout'ları ve teknik ekiplerinin oyuncuları forma numaralarına göre etiketleyip analiz etmesini zorlaştırmak için yapılıyor. özellikle avrupalı veya batılı takımlar için asyalı oyuncuları yüzlerinden ayırt etmek zor olabileceği gerekçesiyle (koçların kendi açıklamalarına göre) bu yöntemi kullanıyorlar. tarihçesi ve örnekler - bu, 2002
Anıl Piyancı ve Perdenin Ardındakiler- Yağmurlar
Kaç kurtar kendi bur'dan ruhunu al git çok uzaklara Kaç kurtar kendi durma, *aldırma o sahte suratlara* Kaç kurtar kendi bur'dan, yok dostun her biri kurnaz Yavaş yavaş süzüldü kalbine kurmuş bak her biri kumpas
Dünya kadar malın olacağına fındık kadar
Yaşanmış bir anı 😂 Ne demiş eskiler dünya kadar malın olacağına fındık kadar...... Neyse konumuza dönelim. “Tansu çiller Erzurum da miting yaparken ön taraftan samimi ve biraz da kurnaz bir adam; "p...tığını yiyim senin" diye bağırır…. Tansu çiller "p..tığın" anlamını bilmediği için arkasında duran il başkanına "p....tık nedir?" diye sorar. P...tık halk dilinde kadının cinsel organına verilen addır ama adam utandığı için söyleyemez. “Efendim pıttık yöremizde yürek demektir" der. Bunun üzerine Tansu Çiller tekrar kalabalığa döner ve..... -bacınızın pıt..tığı size feda olsun!!! “ der.. Kaldı mı öyle eskisi siyasetçiler 😂😂
Hayata Dair
Saf lığın ile kaybetmezsin ! varsın dünya kurnaz olsun