Dilek

Dilek
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم Cesaret ömürden çalmaz ve korkaklık ömrünü uzatmaz... (Şeyh Enver el-Evlaki) قُرَّةَ اَعْيُنٍ

Dilek

, bir kitap okudu
Puan vermedi·366 syf.·
162 günde okudu
·
2022 1. kitabı
Bediüzzaman Said Nursî
9.8/10 · 6,8bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Dördüncü Delil: Nev-i beşerin hayat-ı dünyeviyesinde en cem'iyetli merkez ve en esaslı zemberek ve dünyevî saadet için bir cennet, bir melce, bir tahassungâh ise aile hayatıdır. Ve herkesin hanesi, küçük bir dünyasıdır. Ve o hane ve aile hayatının hayatı ve saadeti ise samimi ve ciddi ve vefadarane hürmet ve hakiki ve şefkatli ve fedakârane merhamet ile olabilir. Ve bu hakiki hürmet ve samimi merhamet ise ebedî bir arkadaşlık ve daimî bir refakat ve sermedî bir beraberlik ve hadsiz bir zamanda ve hudutsuz bir hayatta birbiriyle pederane, ferzendane, kardeşane, arkadaşane münasebetlerin bulunmak fikriyle ve akidesiyle olabilir. Mesela, der: "Bu haremim, ebedî bir âlemde, ebedî bir hayatta, daimî bir refika-i hayatımdır. Şimdilik ihtiyar ve çirkin olmuş ise de zararı yok. Çünkü ebedî bir güzelliği var, gelecek. Ve böyle daimî arkadaşlığın hatırı için her bir fedakârlığı ve merhameti yaparım." diyerek o ihtiyare karısına, güzel bir huri gibi muhabbetle, şefkatle, merhametle mukabele edebilir. Yoksa kısacık bir iki saat surî bir refakatten sonra ebedî bir firak ve müfarakata uğrayan o arkadaşlık, elbette gayet surî ve muvakkat ve esassız, hayvan gibi bir rikkat-i cinsiye manasında ve bir mecazî merhamet ve sun'î bir hürmet verebilir. Ve hayvanatta olduğu gibi başka menfaatler ve sair galip hisler, o hürmet ve merhameti mağlup edip o dünya cennetini, cehenneme çevirir. İşte iman-ı haşrînin yüzer neticesinden birisi, hayat-ı içtimaiye-i insaniyeye taalluk eder. Ve bu tek neticenin de yüzer cihetinden ve faydalarından mezkûr dört delile sairleri kıyas edilse anlaşılır ki hakikat-i haşriyenin tahakkuku ve vukuu, insaniyetin ulvi hakikati ve küllî hâceti derecesinde kat'îdir. Belki insanın midesindeki ihtiyacın vücudu, taamların vücuduna delâlet ve şehadetinden daha
Din
Rahmetle...
MONA ROZA Mona Roza, siyah güller, ak güller Geyvenin gülleri ve beyaz yatak Kanadı kırık kuş merhamet ister Ah, senin yüzünden kana batacak Mona Roza siyah güller, ak güller fikriyat.com/edebiyat/2021/0... Sezai Karakoç
Şiir
Boş Heves
Boş hevesler peşinde koşan adamın hikâyesini Beydeba ‘Kelile ve Dimne’ de anlatıyor: Kerh bölgesinde hikmet sahibi bir zahit yaşarmış. Bir gün zahidin evine uzak şehirlerden bir misafir gelmiş. Misafire Kerh bölgesine has bir hurma çeşidini ikram etmiş. Hurmayı yiyen misafir, tadını pek beğenmiş ve ricada bulunmuş: “Bu leziz hurmanın fidanından alıp, kendi memleketime götürmek, orada yetiştirmek istiyorum. Fidanı satın almamda ve bilgi edinmemde bana yardımcı olur musun?” Zahit, misafirini el üstünde tutmasına, rağmen bu soruya olumsuz cevap vermiş: “Senin memleketinde onca çeşit sebze meyve yetişirken neden bu fidandan istiyorsun ki? Buradan fidan alman senin için sadece bir meşakkat, bir yorgunluk olacaktır. Zira bu fidan sizin memleketin ikliminde, toprağında yetişir mi onu dahi bilmiyorsun.” demiş ve ardından da hikmetli sözlerini eklemiş: “Ulaşamayacağı şeylerin peşine düşen kimse olgun ve akıllı davranamaz. Boş heves uğruna harcanan zaman, emek ve maddiyat kayıptır. Ancak elindekilerle yetinirsen mutlu olursun.”