Şiire yeni başladığı dönemlerde Ahmed Arif'in Nazım'a ilişkin görüşleri şöyle:
"Şiire yeni başlamış devrimci bir delikanlının karşısına Nazım'ı dikerseniz, çocuk ya paniğe kapılır ve ters akımların uydusu olur, yahut ezilir, kötü bir kopyacı kesilir.
-Hidrojen bombasına karşı Kürt hançeri ne yapabilir?- Üniversitede ve mahpushanede bazı arkadaşlarım, 'Nazım'dan sonra şiir yazmak, boşuna bir gayret, hatta saygısızlık' diyordu. Onlarla hiç tartışmadım, hep sustum. Çünkü dedikleri bir bakıma doğruydu.(...) Elbette Nazım'ı yahut başka bir ustayı budalaca izlemekle kimse şair olmazdı. Ama Nazım'dan da, başka ustalardan sonra da şiir yazılacaktı. Yoksa Shakespeare'den sonra trajedi, Moliere'den sonra komedi yazmak gerekmezdi."
Eger her du rojan nankî te hebe
Di cêreke şikestî de hinek ava sar hebe
Tu ê çima bibî karmendê yê ji xwe kêmtir
Yan tu ê çima xizmetê bikî ji yê wek xwe re
Gölge, ruhumuzun öteki yüzü, bilinçli zihnin karanlık kardeşidir. Kabil,Caliban, Frankenstein’ın canavarı, By Hyde. Dantel cehennemde gezdiren Vergilius, Gılgamış’ın dostu Enkidu, Frodo’ nun düşmanı Gollum. Ruhunuzun ikizini taşıyan hayalet. Mowgli’nin Boz Kardeşi; kurt adam; kurt, ayı, binlerce halk masalındaki kaplan; yılan Lucifer. Gölge bilinçli ve bilinçsiz zihnin arasındaki eşik de bekler ve yuyalarımda ona kardeş, dost, hayvan, canavar düşman, rehber olarak rastlarız.