J. D. Sallinger - Çavdar Tarlasında Çocuklar
Puan vermedi·198 syf.··
2026 10. kitabı
Kitabın neden bu kadar tuttuğunu anlamış değilim. Vasat bir kitaptı. Kahraman bakış açısıyla Holden'in ağzıyla yazılmıştır. Daha çok kahramanın bir iki günlük hayatına iç sesinin eklenip yazıya geçirilmesi şeklinde inşa edilmiştir. Kahraman Holden'in ağabeyi D.B.ye anlattıklarını okura da anlatmaya başlamasıyla başlar. D.B. Hollywood'dadır, iyi para kazanmaktadır. Holden dört dersten kaldığı için okuldan atılır. Bu gittiği dördüncü okuldur. Yaşı 17'dir. Uzun boylu, olgun görünümlü bir gençtir. Yurtta Stradlater isimli narsist ama temiz yüzlü, kadın düşkünü bir arkadaşı ve Ackley isimli dişini bile fırçalamayan pasaklı bir arkadaşı vardır. Stradlater Holden'den geçemediği kompozisyon dersi için sıradan bir kompozisyon yazmasını ister, Holden de lösemiden kaybettiği kardeşinin baseball eldiveni hakkında bir kompozisyon yazar. O kahramanımız gibi sorunlu değil iyi ve öğretmenleri tarafından sevilen bir öğrencidir. Kendisi ise Jane isimli bir kızla buluşmaya gider. Bu Jane holdenin daha önceden iyi tanıdığı ve hoşuna giden bir kızdır ve Holden eser devamında sık sık kızdan bahsedecektir. Döndüğünde kompozisyonu beğenmez ve Holden sinirlenip kağıdı alır ve yırtar. Şakayla başlayan bir kavgadan sonra atıldığı yurdu terk eder ve trenle New York'a doğru yola çıkar. New York'ta ikinci sınıf bir otele yerleşir. Otel tuhaf tiplerle doludur. Bir mekana gider ve olgun göründüğü için yaşını gizleyerek birkaç kızla tanışır. Bu kısımda uzun süre Jane'den bahseder. Aslında onu saf bir aşkla sevmektedir. Cinsellik haricinde güzel bir flörtleri vardır. Holden kavgadan korkan bir çocuktur. Otele geri dönünce görevli ona kadın isteyip istemediğini sorar ve kadın çağırır. Hâlâ bakirdir ve bunun sebebi hayatına kız girmemesi değil, oynaşırken kızlar dümenden dur deyince bizimkinin
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,1bin okunma
İnsan düşüncesinde mucize
Puan vermedi
Zacharius Usta’yı geçen hafta, Ankara’da Yakın Sahne’de izledim. Karakterleri ve olay örgüsünü olduğu haliyle yansıtan kısa, öz bir performanstı. Oyun, metnini okurken zihnimde canlandırdığım evren ile örtüştü diyebilirim. Okumamı, Ankara’ya giderken yapmıştım. Oyunu izlemeden evvel metnini okumak istedim, çünkü bu şekilde sahnedeki detayları daha rahat yakalayabiliyorum :) Zacharius Usta, İsviçre’de ünlü saatler üreten, saat onarımı yapan bir saatçi. Öyle bir zaman gelir ki, ustanın yaptığı saatler teker teker durmaya başlar ve saat sahipleri, saatlerini tamir etmesi için Zacharius Usta’ya getirirler. Günlerce odasına kapanır, saatlerce çalışır ancak hiçbir şekilde bozulan saatleri tamir etmeyi başaramaz. Zacharius usta adeta hayata küser, kabuğuna çekilir. Mükemmel şekilde tasarladığı saatlerin neden bozulduğunu hiç anlayamaz. Çünkü, usta saatlere yalnızca bir eşya gözüyle bakmamaktadır. Adeta zamanı kendisinin yarattığını düşünerek, saatlere ruhundan bir nefes üflediğine inanır. Usta’ya göre saatler de tıpkı insanlar gibidir. Zira, “saatlerinin mekanizmasını, tanrının yarattığı canlıdan kopyalamıştır.” Böylece Zacharius Usta, yarattığı saatlerle ölümsüzlüğünü ilan ettiğine inanır yeryüzünde. Alternatif zamanlar yaratarak Tanrıyı alt ettiğini sanarken harcadığı kendi ömrü olmuştur. İnsan,matematik ve fiziği genel bağlamda bilimi doğru şekilde kullandığında mucizeler yaratabiliyor. İnsan yapımı mucizelere bakarken hem Tanrı’yı hem de insanın acizliğini görebiliyoruz. Bu acizliği Tanrıyla beraber daima zihnin bir köşesinde bulundurmak lazım diye düşünüyorum.
Zacharius UstaJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
6/10
·70 syf.··
Beğendi
·
2026 117. kitabı
"İnsan bir yıldız kaydı diye tüm yıldızlara küser miydi? Ali hem kırgın hem kızgındı.Gönlü'nden kayıp giden o yıldız yüzünden tüm yıldızlara, yıldız isimlerine ve soy isimlerine bile düşmandı artık,zira neredeyse giden ömrü ve malı'yla beraber canı da gidecekti! Ayşe'ye verdiği sözde,yazdığı son mesaj ve mektup'ta olduğu gibi gönlünde ona karşı zerre kadar sevgi beslemeyecek,barındırmayacak,onun yerine nefret büyütecekti ona dair ne varsa... Ali ömrünce ,bile bile bir karınca'yı bile incitmeyecek koca bir yüreğe sahipti. Ancak bu garip yürek artık hiç kimseyi kaldıramayacak kadar yorgundu" Uzun Bir HikâyeUzun Bir Hikâye Abdulaziz AdakanAbdulaziz Adakan
Uzun Bir HikâyeAbdulaziz Adakan · Mst Ajans Production · 202414 okunma
Puan vermedi
Merhaba Arkadaşlar. Uzun zamandır okumadığım bir türdü, sayfa sayısı az olmasına rağmen dolu dolu bir kitap. Ruhunuza iyi gelecek, yaralarınızı saracak bir kitap. Başlık başlık ele alınmış . Okumayı oldukça kolaylaştırıyor. Tam başucu kitabı. Canın mı sıkıldı, biriyle dertleşmek mi istedin aç aç oku... Gerçekten adı gibi içeriği de insanın ruhunu mutlu etmeyi amaçlıyor. Bazen siz soruyorsunuz çoğu zaman sorguluyorsunuz en nihayetinde bir sonuca ulaşıyorsunuz. Hayatın İçerisinden konuları ele almış zaten yazarımız. Buda kitapla aranızda olan bağı daha da arttırıyor. Yol haritası gibi düşünün arkadaşlar. Bir şans vermelisiniz. Fikir edinmeniz adına başlıkları ekliyorum. Kaydırarak inceleyebilirsiniz.... #alıntı Mutlu olmak istiyorsan ruhunu özgür bırak; ona engel olan tüm duvarları yık ve ruhuna sahip çık. Şayet şimdi sen mutsuzsan, birilerine düşündüğün kadar kimsenin seni düşünmüyor oluşundan kaynaklanıyor olaylara, hayata, insanlara bakış acının o durumun içinde çırpınlarak değiştiremezsin. Gerekirse bulunduğun her ortamı yeniden inşa edeceksin. Bu da tamamıyla senin elindedir. Hayatını yenilemek yetmez ve dahi aklını, olmasını hayal ettiğin şeylerle meşgul et kalp akıldan yoksun bir organdır. O, idrak edemiyor lakin hissetmeyi iyi biliyor. Kendinden bir şey görmeye dursun hemen kendi köşesine çekilir. Bazen küser bazen sever bazen daralır onunla baş etmek ne çok zor değil mi?
Ruhum Mutlu KalAhi Aratoğlu · Flora Yayıncılık · 202521 okunma
Tek Dileğim Sensin yorumu
7/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 00:44
yorumum: 7/10 Merhaba papatyalarım bu yorum postumda konusu -ahlaki değerlerimin dışında olsa da- aşırı ilgimi çeken o yabancı kitabı yorumlaya geldim.Kitapta ilk olarak sinirimi alt üst eden o kısımı söylemek istersem eski sevgilisiyle evlenen kız kardeşinin düğüne giden kızımız nedense kız kardeşiyle arası bozulur diye sağdıç erkeğimize yaklaşmıyor. AMA KIZ KARDEŞİ EXİYLE EVLENİYOR. Genel yoruma gelecek olursam sinirlerimi boşalttığım bir kitap olacağı için iyi yanlarını kısaca ele alıp geçeceğim, işleyişi yazım dili karakter gelişimi çok güzeldi yazarın kalemini çok sevdim merak ettiğim diğer kitaplarına şans vermeyi kesinlikle düşünüyorum. Baş karakter kızımız ve exiyle evlenen kız kardeşimizin arasında -onlar için iyi anlamda olsa da- yapılan göndermeler beni sinir krizlerine soktu. Kız karakter bir şey anlatırken başrolümüz “aa evet bunu da yapıyordur kesin.” tarzı şeyler demesi bu nerenin genişliği arkadaşlar,,, He birde buna rağmen kız kardeşi ve exi olan eniştesi kırılır küser diyerek bizim gül gibi sağdıcımıza tüm aşk yollarını kapatması da ayrı bir aptallık. İlişkileri gayet iyiydi ama kitap az sayfalı olsa bile sinir krizlerim hariç hiçbir duygular bana geçmedi maalesef. Az sayfalı olduğu için utandım yoksa yarım bırakıp kitabı göremediğim ücra köşelere şutlayacaktım ama neyse ki 9 günlük sancılı bir dönemde bitirmiş bulundum. Kitapta hoşuma giden tek kısım komik bir şekilde yazar notu oldu oda olmasa…. Yorumumun sonuna gelecek olursam 1 günde bitirebilecek hatta ahlaki değerleri umursamadan okudum geçtim okurları bayılarak okuyacak bir kitap ama ben asla.
1000Kitap
Tek Dileğim SensinLauren Asher · Olimpos Yayınları · 2025442 okunma
Foma Fomiç
8/10
·290 syf.··
2026 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 14:46
Sevgili okurlar, sevgili yazarlar, sevgili Stepançikovolular, sevgili Romalılar... Dostoyevski'nin ünlü kitaplarında yer alan buhranlı, hastalıklı veya suçlu fakat bir o kadar da derin karakterler yerine daha sıradan, daha sığ insanların yer aldığı bu romanda yer alan karakter gelişimlerinin izlerini Dostoyevski'nin sonraki yıllarda yazacağı kitaplarda göreceğiz. Dikkat spoiler içerir. Hikâye anlatıcısı Sergey'in deyimiyle açık hava tımarhanesi olan Stepançikovo köyünde yaşananlar tamamen deli saçması. Bu kadar sıkıntılı insanı Dostoyevski, nasıl olur da tek romana sığdırabilmiş. Hele bir karakter var; Foma Fomiç, düşmanına vermesin. Bir insanda sevilmeyecek bütün karakteristik özellikler toplanmış. Tirip atar, küser, kaçar, geri döner, bir çocuğun en mutlu olacağı doğum gününde kendisine de doğum günü düzenlenmesini ister, başka bir çocuğu ise sırf oyun oynadı diye azarlar. Kendisi bir uşak olmasına rağmen efendi gibi takılır. Bütün köy halkı, köyün sahipleri albay ile sevgili annesi bile bu adama tapar. Herhangi bir işten nasıl çıkar sağlayacağını bilir şekilde yaşayan bu vasıfsız adamı okurken delirmemek elde değil. İyi okumalar diliyorum.
Stepançikovo KöyüFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,901 okunma