10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 22:38
Bu kitap, bir yokluğun hatıra defteri. Kanı yavaşça içimize sızan boşluklara, dudaklarımızdan düşen yarım cümlelere, ve hiç doğmamış isimlerin küskün eksikliklerine adandı. Kimseye teselli borcu yok bu satırların. Bir avuntu vaat etmiyor, bir mucize de... Sadece, kendi yankısını dinlemeyi göze alan ruhlara açılmış küçük bir masa; üstünde biraz sessizlik, biraz gece ve belki kırık bir bardak kadar huzur. Burada dinlenmek serbest; burada yaralarınızla oturabilirsiniz. Çünkü bazen en büyük iyileşme, acıya dokunmadan onunla aynı sandalyeye oturmaktır. — Artık yalnız okuyucu değil, tanıksın. Kendi içinin labirentine, küflü kelimelerle yazılmış sessizliğin en derin odasına götürüyorum seni. Burada kelimeler dua gibi başlamaz, yara gibi sızar. Mem'in isimsiz yankısı hâlâ duvarlarda. Şimdi giriyoruz... Mem Aryan Oda Yüz On Üç
Alıntı
Oda Yüz On ÜçMem Aryan · Tamara Yayınları · 20251 okunma
Puan vermedi·190 syf.··
2026 53. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 03:08
Selam. Bu ayın bir diğer okuduğum kitabı Refik Halid Karay'dan “Bir İçim Su” adlı hikâyeleri oldu. Sürgün yıllarında kaleme aldığı 46 kısa öykülerden oluşan eser, üç başlıkta yer alır. Ayrıca kendi içinde de “mekân, aşk ve zaman” kavramlarını da bünyesinde barındırarak daha yoğun bir anlatımla karşılaşırız. “Gezip Gördüğüm Yerler” bölümünde “mekân”a dair gözlem ve incelemelerini hikâyeleştirerek anlatırken.... “Açık Kapadığım Sayfalar” bölümünde “aşk”a cismani bir anlam yüklenen bir üslupla ortaya koyarken... “Bakıp Düşündüğüm Şeyler” adlı bölümde ise “zaman” olgusuyla misal mevsimler için bir taraftan methiyeler düzerken diğer taraftan da yergilerle veryansın ederek betimler. Aşk, mekân ve zaman odağında kısa öykülerden oluşan yine akıcı bir Karay eseriydi. Üslubu biraz ağır olsa da okurken keyif aldığım, yavaş yavaş ta olsa külliyatını istikrarlı bir şekilde okumaya çalıştığım bir yazar Refik Halid Karay. #kitapalıntısı Çarpsak ve parçalansak... Vücudum şu kapkara, buzlu ve batak göle, yaraladığım ördekler gibi, yüreği kilitlenmiş, gözlerinde bahtına küskün bir son melâl* ile, şikâyetsiz, feryatsız ağır ağır batsa ve gömülse...
Edebiyat Hikaye Öykü
Bir İçim SuRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 201069 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Fyodor Mixayloviç Dostoyevski/ "Utancaq qız"
Puan vermedi·80 syf.··
2026 1. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 13:09
Mən hər zaman kitab əsasında çəkilmiş filmləri kitabı oxuyub bitirdikdən sonra izləyirəm. Çünki təxəyyülümdə canlandırdığım səhnələrlə filmdə gördüyüm səhnələrin bir-birindən nə qədər fərqləndiyini və nə qədər bənzədiyini görmək istəmişəm. Amma bu dəfə fərqli etdim. Əvvəlcə filmi izlədim, sonra isə kitabı oxudum. Heç bilməzdim ki, baş verən hadisələr məni bu qədər incidə bilər. Ruhum o qədər küskün və yorğundur ki, artıq hər şey mənə həddindən artıq təsir edir. Və mənim bədbəxtliyim də elə bundadır mən hər şeyi başa düşürəm..(
Utancaq QızFyodor Dostoyevski · Qanun Nəşriyyatı · 202010,8bin okunma
4/10
·104 syf.··
2026 48. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 17:25
Yazardan daha önce Küskün Kahvenin Türküsü kitabını yarım bırakmıştım. Anlatımı çok durağan ve sıkıcı. Altın Gözde Yansımalar 'ın da ondan aşağı kalır yanı yokmuş açıkçası. Hiç sevmedim. Karakterin psikolojisi üzerine bir anlatım var ama hiçbiri de aklı başında biri gibi gelmedi bana. Adamın karısı kendini aldatıyor, hatta kadının aşığı eve rahatça geliyor gidiyor, kocanın bundan haberi var ama ses çıkarmıyor. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Sonu ise zaten ayrı olay. Her şeyi biliyor, karısını sevmiyor ama saçma sapan hareket ediyor. Spoiler olur diye diyemiyorum orayı da. Aşkı Memnu havası sezdim bir ama dediğim gibi hiçbir şekilde ilgimi çekmedi. Sırf bitsin diye okudum.
Altın Gözde YansımalarCarson McCullers · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20251,276 okunma
Puan vermedi·68 syf.··
2026 8. kitabı
Sezai Karakoç’un bu abidevi eserine dair şahsi bir inceleme kaleme almayı, kitabın kendi heybeti yanında eksik buldum. Bir 'Diriliş Eri'nin yol haritası niteliğindeki bu eseri anlatmaya çalışmak yerine, doğrudan kitabın 'Sonuç' kısmını paylaşmanın en doğru ve en tesirli yol olduğuna inanıyorum. "Yeni bir nesil gelmektedir İslâm ülkelerinde. Bu, Diriliş Neslidir. Düşüş günümüzden bugüne kadar kana ve tere batarak yapılan çalışmalar bunun içindir, Bu nesil, ilkin, inanç ve davranışının genel çerçevesini çizecektir. Bu sözler, bunun bir denemesidir. Ezberlenmek için değil, üzerinde düşünülmek ve ruha mal edilmek için. En teorik temelden en pratiğe, en soyuttan en somuta, en metafizik plandan en reel plana kadar bütün hayat vakıasını, müslümanın yani diriliş erinin kucaklaması için çizilen bir şema, çağın dokusuna işlenmek istenen bir eskizdir. İslâm kültür ve medeniyeti, Kur'ân ve Peygamberden gelen İslâm ruhundan fışkırmış bir terkiptir. Ab-ı hayat terkibidir. Karanlıklar içinde arayıp bulacaksın Onu sen, diriliş eri. Hızır'ın olacaksın kendi kendinin. Kendi Hızır'ının eline tutuşturulan bir meşale yapacaksın onu. Bir mumsa, ondan güneşini çıkaracaksın. Medeniyet rönesansını (yeniden doğuşunu) yapacaksın ondan. Kelimeci, lâfızcı olmayacaksın. Kelime ve lafzın hakkını da vererek özcü ve ruhçu olacaksın Statik inançlı ve eylemli olmayacaksın. Dinamik olacaksın. Namazın da meşale olacak, orucun da. Zekatın, haccın da dinamik olacak. İslâm entelijansiyasını kuracaksın. İslâm sana, et, kemik, deri gibi, hatta, ciğer, ilik, kalb, beyin olacak, hatta zeka, zihin ve ruh olacaktır. İslâmdan cıkarılmış nurdan bir heykel gibi dolaşacaksın arzda. Şimşek ve yıldırımlarınla koruyacaksın nurunu Yeniden doğacaksın. Kıyametini yaşayıp yeniden dirileceksin. Azrail'i, İsrafil'i ve
Diriliş Neslinin AmentüsüSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 202322,4bin okunma
6/10
·157 syf.··
2026 6. kitabı
·
62 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 16:37
Kitap yedi ayrı hikayeden oluşmaktadır. Benim en çok sevdiğim hikaye kitabın ismi aldığı hikaye oldu. Carson McCullers’ın "Küskün Kahvenin Türküsü", sadece bir kasabanın hikâyesi değil, insan ruhunun en kuytu köşelerindeki yalnızlığın ve sevginin doğasının bir otopsisidir. McCullers bu kitapta sarsıcı bir "sevgi kuramı" ortaya koymuş. Ona göre sevgi, iki kişi arasında paylaşılan bir şeyden ziyade, iki ayrı kutup arasındaki bir gerilimdir: Seven ve Sevilen. Hikayede masalsı ama bir o kadar da sert bir dil kullanılmış. Anlatıcı, sanki eski bir efsaneyi ya da bir halk türküsünü anlatıyor gibidir. (Bence kitabın adındaki "türkü" vurgusu buradan geliyor.) Betimlemeler hem çok gerçekçiydi hem de gotik bir atmosfer taşımaktaydı. Kitaptaki diğer hikayerlerde keyifliydi fakat sonları sanki Zweig kitapları gibiydi.
1000Kitap
Küskün Kahvenin TürküsüCarson McCullers · İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,633 okunma